BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sohbet-i hemdem de geçer..

Sohbet-i hemdem de geçer..

“Izdırabın sonu yok sanma, bu âlem de geçer.. Ömr-i fâni gibidir, gün de geçer, dem de geçer.. Gam karar eyleyemez hânde-i hurrem de geçer.. Devr-i şâdi de geçer, gussa-i mâtem de geçer.. Gece gündüz yok olur, ân-ı dem âdem de geçer..



“Izdırabın sonu yok sanma, bu âlem de geçer.. Ömr-i fâni gibidir, gün de geçer, dem de geçer.. Gam karar eyleyemez hânde-i hurrem de geçer.. Devr-i şâdi de geçer, gussa-i mâtem de geçer.. Gece gündüz yok olur, ân-ı dem âdem de geçer.. *** Bu tecellî-i hayat aşk ile büktü belimi.. Çağlayan göz yaşı mı, yoksa ki hicrân seli mi?.. İnliyen sâz-ı kazânın acaba bam teli mi?.. Çevrilir dest-i kaderle bu şu’ünun filimi.. Ney susar, mey dökülür, gulgule-i cem de geçer.. demiş Neyzen Tevfik.. Her kelimesinde bir mana gizli.. Yufka yürekli, ancak sözünü esirgemeyen, gözünü de budaktan sakınmayan bir şair, bir ney ustası.. Hayatı müddetince çok içki tüketmiş.. Hiç parası pulu olmamış.. Cebinde üç kuruşu varsa onu da kendisinden daha garibanlarla paylaşmış.. Kendisine aylık bağlamak isteyen devrin kudretli bürotlarlarını bile elinin tersiyle itmiş.. Meraklısına; Fatih’deki Reşadiye Oteli’nde de epeyce kalmış.. Şairin 1879’da Muğla’da başlayan hayat yürüyüşü 1953’te İstanbul’da son bulmuş.. Cenaze namazı Beşiktaş’ta Sinan Paşa Camii’nde kılınmış.. Caminin avlusundan taşan kalabalık; ana caddeleri, kahveleri, yolun karşısındaki Barbaros Bulvarı’nı doldurmuş..Bürokratların, milletvekillerinin, profesörlerin, memurların ve ileri gelen zevatın yanı sıra, kılıksız kıyafetsiz kişiler, sarhoşlar ve sokak serserileriyle karışık binbir çeşit insan bir araya gelmişler ve Neyzen Tevfik’i berzah alemine uğurlamışlar.. Sırası gelmişken Neyzen’den bir ibretlik anekdot paylaşayım sizlerle.. Bir gün ekâbirlerin oluşturduğu bir toplantıya gitmiş Neyzen!.. “Ney üfle” demişler, o da başlamış üflemeye.. Bakmış ki salondaki zevat birbiriyle sohbet ediyor ve kendisini kimse iplemiyor!.. Neyzen hemen ney çalmayı bırakmış ve o güruha bakın neler söylemiş.. “Sanmayın zevk ile şerh eyliyorum sanatımı.. Ney elimde suyu durmuş kuru musluk gibidir.. Bezm-i meyde süfehanın saza meczup oluşu.. Nazarımda su içen merkebe ıslık gibidir”.. İşte böyle dostlar.. Eğilip bükülmeyen, lafını sakınmayan, hak edene de cevabı yapıştıran bir söz ustasıymış Neyzen Baba!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT