BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Millet ne kadar umurlarında -1-

Millet ne kadar umurlarında -1-

Vesayetçi demokratik rejimler gerçekte dikte rejiminin kamuflajlı şeklidir. Vesayetçi rejim kurucuları, kendilerini ve bir kısım yandaşlarını seçkinci ‘elit’ bilip, halkı ise, kelimenin tam anlamıyla ‘sürü’ addederler. ‘Sürü’ye eli sopalı güdülmekten başka ne yakışır?!.



Vesayetçi demokratik rejimler gerçekte dikte rejiminin kamuflajlı şeklidir. Vesayetçi rejim kurucuları, kendilerini ve bir kısım yandaşlarını seçkinci ‘elit’ bilip, halkı ise, kelimenin tam anlamıyla ‘sürü’ addederler. ‘Sürü’ye eli sopalı güdülmekten başka ne yakışır?!. İşte; 1960 ihtilalinden sonra, iktidarı gasbeden bir kısım askerler tarafından yaptırılan 1961 anayasası ile idare, milletin elinden alınarak kendi güdümlerindeki birtakım kurum ve kuruluşlara verildi. Bundan böyle; Meclis’in duvarındaki ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ ifadesi, tüm manasını yitirmiş boş bir levha olarak duracaktı ve öyle de oldu! Böylece; ‘CHP artı ordu eşittir iktidar’a, bir artıyla yargı da eklenmiş oluyordu! Artık; ‘CHP artı ordu artı yargı eşittir iktidar’dı; hangi parti seçimleri kazanırsa kazansın, gerçek iktidar değişmeyecekti. Bu zihniyetin, millet asla umurunda değildir. Hatta milletle alay etmeyi o kadar ileri götürmüşlerdir ki; milletin elinden egemenlik hakkını aldıkları millet idaresini alaşağı ettikleri günü ve bunu tevsik ettikleri anayasayı bayram olarak aynı millete dayatmışlardır. Seneler senesi milletin kahir ekseriyeti kan ağlarken, bir avuç sergerde ve onların yandaşları her 27 Mayısta bayram yapmayı vazife bilmiştir. Neyse ki, bu rezil “bayram” kaldırıldı... Peki, bu vesayet rejimcilerinin içerideki halleri böyle. Yani ikiyüzlü ve halkına karşı dayatmacı.. Bunların dış dünyadaki halleri nicedir; hiç düşündünüz mü? İçeride bunlar, kendi milletleriyle nasıl alay ediyorlarsa; dışarıda da yabancılar, aynı şekilde bunlarla alay ediyordu! Utanmadan, bu alay edilmeyi, seneler senesi sineye çektiler. Dolayısıyla, hiçbir argümanlarını -ne kadar haklı olurlarsa olsunlar- karşı tarafa kabul ettiremediler. Hiçbir zaman gerçek dostları olmadı; kimseyle dostluk geliştiremediler. Hemen herkesi düşman addedip, dünyaya açılan tüm kapıları kapattılar. Milleti yokluğa ve kimsesizliğe mahkum ettiler; adına da ‘milli onur’ deyip millete yutturmak istediler. ‘... Derken; zelzele geldi erken!’
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT