BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kronik hastalıkların kansızlıktaki rolü

Kronik hastalıkların kansızlıktaki rolü

Kan yapımındaki bozukluklar ve diyetin yanı sıra, sık geçirilen enfeksiyonlar ve kronik hastalıklar da kansızlık problemini tetikleyebiliyor.



Kan yapımındaki bozukluklar ve diyetin yanı sıra, sık geçirilen enfeksiyonlar ve kronik hastalıklar da kansızlık problemini tetikleyebiliyor. Kansızlıkta etnik kökenin ve ırkın da büyük önemi bulunuyor. Siyah ırkta ve Arap ülkelerinde orak hücreli kansızlık fazla görülürken, Akdeniz bölgesinde daha çok Akdeniz anemisi olarak bilinen talasemi ön planda görülüyor. Talasemi bir hemoglobin yapım bozukluğunu ifade ediyor. Erişkin hemoglobininin en önemli kısmını olan Hb A1’i oluşturan alfa veya beta zincirlerinden herhangi birinin yapımında kısmi bir eksiklik olması durumunda taşıyıcılık, tam yapılamaması durumunda ise hastalık oluşuyor. Taşıyıcılık durumunda tedavi gerekmiyor. Ancak hastaya ve ailesine genetik danışmanlık verilmesi şart sayılıyor. Genellikle bebek 4-6 aylıkken ortaya çıkan hastalık, yoğun tedavi gerektiriyor. Bu bebeklerde derin kansızlık oluşuyor. Karaciğer ve dalakları büyüyor. Yüz ve kafa kemiklerinde genişleme oluşuyor. Tekrarlayan kan transfüzyonları yapılması gerekiyor... Kemik iliği nakli tedavi seçenekleri arasında yer alıyor. ÇOCUKLARDA EN SIK GÖRÜLEN ANEMİ Demir eksikliği anemisi çocuklarda en sık görülen kansızlık tipini oluşturuyor. Anne sütü ile beslenen bebeklerde ilk 6 ay demir eksikliği görülmüyor. Anne sütündeki demir çok kolay emilebildiği için büyüyen süt çocuğuna miktar olarak yeterlidir. Altı aydan sonra ek gıdalar ile yetersiz demir alan bebek demir eksikliği için adaydır. Demir en çok kırmızı ette, yumurta sarısında, yeşil sebzelerde ve hububatta bulunur. Beyaz ette demir kırmızı etteki kadar yüksek değildir. Demir eksikliğinin gelişmemesi için etten ve sebzelerden gelen demirin dengeli alınması gerekir. Demir eksikliği anemisi tespit edilen çocukta dışkı ve idrar ile kan kaybı olup olmadığı araştırılması büyük önem taşıyor. Dışkı ile kan kaybı meydana getiren en önemli durumlar arasında peptik ülserler ve inek sütü alerjisi sayılabiliyor. Ayrıca bağırsakta bulunan polipler ve makatta mukoza çatlakları da kan kaybına neden olabilirler. Dışkıda gizli kan testi birkaç kez tekrarlanmalıdır, zira kanama aralıklı olarak meydana geliyor olabilir. İdrarla kan kaybının en sık nedeni ise idrar yollarına ait enfeksiyonlardır. KANSIZLIK ÖNLENEBİLİR Yol açtığı problemler dikkate alındığında, çocukların kansızlıktan korunmalarının önemi kendiliğinden ortaya çıkıyor. Bu yüzden bebeklerin altı ay anne sütüyle beslenmesi gerekiyor. Demir eksikliğine bağlı kansızlığın engellenmesi için diyete önem verilmesi, demirden zengin ek gıdaların verilmesine zamanında ve uygun şekilde başlanması gerekiyor. Erken ve düşük tartılı doğan bebeklere koruyucu demir preparatları verilmesi gerekiyor. Çünkü anneden bebeğe demir transferi hamileliğin sonlarında yoğunluk kazandığı için bu bebekler demir depoları tam dolmadan doğarlar ve çoğu zaman yoğun bakımda kaldıklarından tetkikler için bebeklerden fazla kan alınmak zorunda kalınır. Demir eksikliğinin tedavisi çoğunlukla ağızdan verilen demir preparatları ile yapılıyor. Tedavi ortalama 6 ay kadar devam ediyor. İlk 2-4 ay hemoglobinin yükseltilmesi, 5-6. ay ise demir depolarının doldurulması amaçlanıyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 94219
    % 2.13
  • 5.8343
    % -0.59
  • 6.5282
    % -0.96
  • 7.3229
    % -0.53
  • 252.745
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT