BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Çocukları bu hâle ne getirdi?”

“Çocukları bu hâle ne getirdi?”

Cahit Bey Selim’in her gece eve gelip bitmek bilmeyen dayatmaları karşısında bankayla görüşmüş, oturdukları evin karşılığında belli bir miktar kredi almayı garantilemişti. Serpil’in nikâhı olmadan krediyi çekmiş, bir miktarını toplu hâlde kızının nikâhına götürüp damadına vermişti:



KIRIK HAYALLER Yazan: Seçkin Başkan Cahit Bey Selim’in her gece eve gelip bitmek bilmeyen dayatmaları karşısında bankayla görüşmüş, oturdukları evin karşılığında belli bir miktar kredi almayı garantilemişti. Serpil’in nikâhı olmadan krediyi çekmiş, bir miktarını toplu hâlde kızının nikâhına götürüp damadına vermişti: - Oğlum, ben hiçbir şey yapamadım evliliğinizde. Bu toplu para sizin bir açığınızı kapatmanıza yardımcı olacaktır. Karınca kararınca bir şey. Bu da kayınpederimin katkısı dersin! Diyerek Kenan’a uzatmıştı. Hiç itiraz etmeden almıştı Kenan parayı. Zarfın içindekileri hemen oracıkta saymış ve ceketinin iç cebin eyerleştirmişti. Cahit Bey kızının nasıl bir ateşe atıldığını nikâh için İzmit’e gittikleri zaman görmüştü. Bu ailede kadınlar ikinci sınıf muamelesi görüyorlardı. Serpil böyle bir ortamda ne kadar mutlu olabilirdi bu şüpheliydi ama şu anda hayatından memnun görünüyordu. Nikâh kalabalıktı. Kenan’ın bütün hemşerileri doldurmuştu salonu. Bir yabancı gibi izlemişlerdi kızlarının evliliğe adım atışını. Akşam verilecek yemeğe bile katılamadan hemen dönmüşlerdi. Çok fazla da ısrar eden olmamıştı kendilerine. Evladını gelinlikler içinde uzaktan görünce yüreği sızlamıştı Cahit Beyin. Sonunda Serpil gelip onun elini öpünce gözlerinden süzülen yaşlara engel olamamış, bağrına basmıştı yavrusunu. Kenan’ın baskın karakteri o anda kendisini göstermişti bile. Emredici bir tavırla çıkışmıştı: - Haydi Serpil, veda faslını çok uzatma, bir sürü insan bizi bekliyor! Serpil hemen geri çekilerek babasın gözlerini içine baktı: - Beni merak etme baba, çok ama çok mutluyum. - O zaman mesele yok kızım. Hoşça kal! Karı koca boyunları bükük bir şekilde trene binip geri döndüler. Selim ise katılmamıştı nikâha. O gün Zühal’le birlikte farklı planları olduğunu söyleyerek sadece selam söylemişti ablasına. Adile Hanım her iki evladının da değer yargılarının bir anda yerle bir olmasına anlam veremiyordu. Trende İstanbul’a dönerlerken yanında oturan Cahit Bey usulca sormuştu: - Ne oldu bu çocukların değer yargılarına Cahit Bey? Onları bu hâle ne getirdi? Cahit Bey yutkundu: - Bir şey olmadı Hanım! Onların böyle bir anlayışı zaten yokmuş. Biz var olmasını istediğimiz bir şeyi görüyormuşuz evlatlarımızda. Olmayan bir şeyi. Onlara bunu verebildiğimizi sanıyormuşuz. Ama yokmuş. Her ikisinin de değer yargısı yokmuş. Bunu şimdi açık olarak görüyorum. Vah ki ne vah! İlişkiler sadece menfaate dayalı. Evlilikler bile maddiyse artık var da gerisini sen düşün! Ses çıkartmadı yaşlı kadın. Ruhu yorgundu artık. Cahit Bey mırıldandı: - Selim’in durumu bizim için daha sarsıcı olacak eminim!.. DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT