BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yatırım potansiyeli yüksek gerisi siyasi iradeye kalıyor

Yatırım potansiyeli yüksek gerisi siyasi iradeye kalıyor

Devlet Bakanı Babacan, 2 trilyon doların üzerindeki büyüklüğü bulunan Arap Bankalar Birliği’nin böyle bir zirveyi Türkiye’de yapmasının önemine işaret etti ve “Yatırım potansiyeli yüksek. Önemli olan siyasi irade” dedi



> İSTANBUL - Tülay DUR Dünya Arap Bankalar Birliği Başkanı Joseph Torbey, Bakan Babacan ve Arap Bankalar Birliği Başkanı Adnan Ahmad Yousif, zirvede bir araya geldi. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye ile Arap ülkeleri arasındaki ilişkilerin potansiyelinin çok büyük olduğunu belirterek, “Zemin hazır, bütün malzemeler hazır, her şey hazır. Geriye siyasi irade kalıyor” dedi. Babacan, Arap Bankalar Birliği, Türkiye Bankalar Birliği (TBB), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile Merkez Bankası iş birliğiyle düzenlenen “Krizden Mali İstikrara” konulu Uluslararası Arap Bankacılık Zirvesinde yaptığı konuşmada, bir yandan kendi içinde demokrasisini ilerleten Türkiye’nin diğer yandan AB müzakere sürecini sürdürdüğünü, kültürel ve tarihî bağları olan bölge ülkeleriyle bağlarını güçlendirme yönünde de yoğun çaba harcadığını ifade etti. 2 TRİLYON DOLARLIK BÜYÜKLÜK Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Arap Bankalar Birliğinin 420 üye bankası ve 2 trilyon doların üzerinde toplam aktif büyüklüğü olduğunu belirterek, Uluslararası Arap Bankacılık Zirvesinin Türkiye’de yapılmasının bundan sonraki dönemde Türkiye ile Arap dünyası arasında özellikle finansal ilişkilerin de daha iyi noktaya gelmesine katkıda bulunacağını söyledi. Babacan, zirvedeki konuşmasında, Türkiye’nin Arap ülkeleriyle olan ticaret hacmi 2002 yılında 7 milyar dolar iken, bu rakamın 2008 yılında 37 milyar dolara çıktığını, bu dönem içinde 5 katın üzerinde bir ticaret hacmi oluştuğunu, bu ülkelerden gelen turist sayısının 1.5 milyona ulaştığını, 2 binin üzerinde Arap şirketinin Türkiye’de yatırımı bulunduğunu vurguladı. Türkiye’nin son küresel kriz döneminde yaptıklarına da değinen Babacan, Türkiye’nin şu anda Avrupa’dan olumlu şekilde ayrıştığını, kendisini farklılaştırdığını ifade etti. Ali Babacan, Türkiye’nin bir G-20 ülkesi olduğuna değinerek, bu çerçevede de dünya ekonomisinde neler yapılması gerektiğini anlattıklarını söyledi. Duruşumuz oyun bozdu Dış politikada Türkiye’nin çizgisinin çok açık, çok net olduğunu ifade eden Babacan, “Kadınların çocukların zorluk çektiği, problem yaşadığı hiçbir bölgede gerçek anlamda huzur, barış olamaz diyoruz. Bizim bu duruşumuz bazılarının oyununu bozuyor. ‘Türkiye de nereden çıktı’ diyorlar. ‘Kendi içine kapalıyken, doğuya, güneye sırtını dönmüşken, Orta Doğu’yla ilgilenmezken Türkiye daha iyiydi, niye oralara gidip bizim oyunumuzu bozuyor, işleri karıştırıyor Türkiye’ diyorlar. Varsın desinler” diye konuştu. ‘Türkiye Arap bankalarının stratejik ortağı’ Arap Bankalar Birliği Başkanı Adnan Ahmad Yousif, Arap bankalarının kriz içinde duraksadığını ancak yeniden şahlanacağına, gelişeceğine birçok alanda yayılacağına inandığını belirterek, “Bu sırada bir stratejik ortağı da yanına almıştır ve o da Türkiye’dir” dedi. “Krizden Mali İstikrara” konulu Uluslararası Arap Bankacılık Zirvesinde konuşan Yousif, Türkiye ve Arap ülkeleri arasında kısa sürede gelişen ilişkilerin başka alanlarda da kendini gösterdiğini belirterek, “Türkiye’ye Arap dünyasından 6 milyar dolar geldi. İki taraf arasında ticaret hacmi çok gelişti. 2009 yılında Türkiye’nin ihracatının yüzde 21’i Arap dünyasına gitti. İthalatın ise yüzde 5.5’i Arap ülkelerinden geldi” dedi. Avrupa ülkesini sarsan ve hükümetleri zor duruma sokan krizden Türkiye’nin daha çok iş birliğiyle çıktığını kaydeden Yousif, “Türkiye’nin, Arap dünyasıyla iş birliği yaparak bu krizden çok daha kolaylıkla çıkacağı görülüyor” dedi. Harcamaları daha iyi denetleyelim Dünya Arap Bankaları Birliği Başkanı Joseph Torbey, krizde harcamaların kontrol edilmesinin önemine işaret etti. Joseph Torbey konuşmasında, Uluslararası Arap Zirvesi’ni Türkiye’de gerçekleştirerek Arap ülkeleri ve Türkiye arasında iş birliğini bir kez daha vurgulamak istediklerini belirterek şunları söyledi: “Global kriz sadece kaybedilen trilyon dolarlar açısından değil, bu kayıpların eğitimde, emeklilik fonlarında, genel yaşam kalitesinde ve diğer alanlarda yol açtığı sorunlar açısından önemlidir. Kriz özellikle alt sınıfları etkiledi. Artık harcamaların ve bütçe açıklarının daha iyi kontrol edilmesi, büyümenin sağlanması ve bunlar için yapısal reformların gerçekleştirilmesi gerekiyor. Biz bankacılar olarak bu krizden bir ders çıkardıysak, o da etkili denetlemedir.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT