BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > söz der ki

söz der ki

“-İstediklerimiz; her dakika yanımızda olsalar, istediğimiz her dakika yanımızda olanlar gibi olurlardı...”



  söz der ki “-İstediklerimiz; her dakika yanımızda olsalar, istediğimiz her dakika yanımızda olanlar gibi olurlardı...” (...Aradığı numaraya ulaşamadığında ettiği müthiş S.Ö.Z.leri)  tuzaktan kumanda (...NTV - Dünya Kupası) GÜNTEKİN ONAY: Domenech geç de olsa Henry’i oyuna alıyor bu dakikada... RIDVAN DİLMEN: Anasının hatırını sorsan daha iyi... Henry’e dakika 85’te git ısın diyor. bizimkiler Hasan Abi, kendisinden para isteyen dilenciye tavsiyede bulunuyor; “Ben sokakta dilenen kimseye para vermem...” Adamın cevabı; “-Ne yani, senden üç kuruş para almak için büro mu açacaktım?...” kadınlar&erkekler (...Bir kayınvalidenin eşitlik anlayışı, Yasemin’den) Damadına: Alacaksın tabii, benim kızım her şeyin en iyisine lâyık... Gelinine: Sabredeceksin tabii, oğlum kolay mı kazanıyor?... ... Damadına: Terbiyesizlik etme öyle konuşulur mu hiç?... Gelinine: Oğlum öyle dediyse kesin bir sebebi vardır... ... Damadına: Benim kızım her şeyin en iyisini bilir... Gelinine: Daha cahilsiniz tabii öğrenecek çok şeyiniz var... ... Damadına: Biz kızımızın elini sıcak sudan soğuk suya sokmadık narindir kızımız... Gelinine: Ah ah bizim zamanımızda işler bu kadar az mıydı çamaşırı bile elimizde yıkardık şimdiki gençler çok rahat çoook... ... Damadına: Bir kere de yemeği tuzlu yesen ne olur sanki?... Gelinine: Oğlum tuzu kaçmış yemeği yiyemez... ... Damadına: Her sabah kahvaltı hazırlanmayabilir yorgunluk olur bir şey olur hoş görmek lazım... Gelinine: Biz seni boşuna mı aldık, kahvaltı ettirmeden koca evden gönderilir mi hiç?... ... Damadına: Kızım akşama kadar koşturuyor çocuğun peşinde akşamları bakacaksın tabii babası değil misin?... Gelinine: Erkekler eve yorgun gelir bizim zamanımızda kocalarımız eve gelmeden çocukları uyuturduk, gelince dinlensinler diye... ... Damadına: Niye geç geliyorsun benim kızım yalnız kalsın diye mi verdim sana?... Gelinine: Bazı akşamlar çıkacaklar tabii hep evde olurlarsa canları sıkılır hoş görmek lazım... ... Damadına: Hafta sonları niye çıkarmıyorsun hanımını çocuğunu evde otur otur hasta olacak kızım... Gelinine: Eee hafta içi çalışıyorlar yoruluyorlar tabi, Pazar günü dinlenmek ister oğlum... temel’in yeri Temel, Dursun’u aramış ve derdini anlatmış; “-Dursun bize gelip bana yardım eder misin?... Bir puzzle aldım ancak bir türlü yapamıyorum ve o kadar uğraşmama rağmen başlayamadım bile.” Dursun sormuş; -Tamamlandığında ne çıkması lazım ortaya?... “-Kutudaki resme göre bunun bir domates olması gerekiyor...” Dursun kalkıp Temel’e gitmiş... Masanın üstünde her yere dağılmış olan parçaları göstermiş ve “İşte burada hepsi” demiş... Dursun parçalara bakmış, sonra kutuya bakmış ve “Hadi gidip biraz dolaşalım Temel” demiş; “-Şu domatesli cipsleri kutusuna koy da çıkalım...”  hayata dair Hiçbir zaman pes etme, çünkü yapamayacağın bir şey yok... Bir şeyin imkânsız olduğuna inanırsan; aklın bunun neden imkânsız olduğunu sana ispatlamak üzere çalışmaya başlar... Ama bir şeyi yapabileceğine inandığında; aklın yapmak üzere çözümler bulma konusunda sana yardım etmek için çalışmaya başlar... (...David J. Schwartz) itiraf reyonu (...isim: ahmed selim ...şehir: Edirne ...yaş: yirmialtı) Türkçe bilmeyen bir arkadaşımız var. Yine birlikte olduğumuz bir sırada, arkadaşlar kendisine “Süt Anne”yi tarif etmeye çalışıyorlar. Onları bu güç durumdan oldukça gülünç bir duruma düşerek kurtarıyorum; “-Yahu ne uğraşıyorsunuz, Milk Madır (Milk Mother) deyin gitsin!...” Meğer “Wet Nurse” imiş. (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...)  İğnelik PÜF NOKTASI Gelmişken, A.Çiğil (Konya-Ilgın) yaylalarının o nefis dana etinden, eve bir miktar götürelim, dedik. Korkumuz, etin, otomobil bagajı ve bu haziran sıcağında, yaklaşık 700 km’lik yolda bozulması. Tam bu noktada kasap devreye girip, dedi ki: “Karton kolinin altına, bir parmak kalınlığında tuz serin, üzerine gazete kâğıdı koyun, eti poşetiyle yerleştirip üstüne bir gazete kâğıdı ve bir parmak tuz daha... Tuzun serinliği, eti bozulmadan Bağdat’a götürür.“ Aynen dediği gibi oldu. Sıcağı sıcağına sizlerle paylaştım... “-Bağdat’a değil, İstanbul’a getirmiştik ama, et hâlâ buz gibiydi!..” Sefa Koyuncu sefa.koyuncu@tg.com.tr 
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT