BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yüreği kırgın, içi buruktu...

Yüreği kırgın, içi buruktu...

Berberoğlu’nun kızının düğünü muhteşem oldu. Kalabalık bir davetli grubunun önünde son derece lüks ve ihtişamlı bir tören yapıldı. Haldun Berberoğlu adına yakışır, dillere destan bir düğün planlamıştı. Cahit Bey ve Adile Hanım kurulmuş robot gibiydiler. Artık kendi başlarına karar veremiyorlar, sadece oğulları ne derse onu yapıyorlardı. Cahit Bey düğün törenini haber vermek üzere kızını aradığı zaman damadının onu şaşırtan tepkisi ile karşılaştı: - Selim bizim nikâhımıza geldi mi ki biz onun düğününe geleceğiz?



KIRIK HAYALLER Yazan: Seçkin Başkan Berberoğlu’nun kızının düğünü muhteşem oldu. Kalabalık bir davetli grubunun önünde son derece lüks ve ihtişamlı bir tören yapıldı. Haldun Berberoğlu adına yakışır, dillere destan bir düğün planlamıştı. Cahit Bey ve Adile Hanım kurulmuş robot gibiydiler. Artık kendi başlarına karar veremiyorlar, sadece oğulları ne derse onu yapıyorlardı. Cahit Bey düğün törenini haber vermek üzere kızını aradığı zaman damadının onu şaşırtan tepkisi ile karşılaştı: - Selim bizim nikâhımıza geldi mi ki biz onun düğününe geleceğiz? Cahit bey şaşırmıştı. Kekeledi: - Haklısın oğlum ama siz büyüksünüz... - Yok öyle şey peder bey, bana saygı duyacak ki ben de sevgi göstereyim. Gelemeyiz. Çaresiz kapatmıştı telefonu. Kızının nasıl bir ortamda yaşadığını az çok tahmin edebiliyordu. Bunun sinyallerini daha Kenan’ı ilk tanıdığı zaman almış ve ikazını yapmıştı. Yine de yüreğinin burulduğunu, içinin acıdığını hissetti. Kıyamıyordu kızına. O telefon konuşmasından beri beyninin bir köşesi sürekli Serpil’le meşguldü. Düğünden sonra İzmit’e gitmeyi düşünüyordu. Düğün esnasında karı koca bir yabancı gibi bir köşede oturdular. Birkaç iş arkadaşını davet etmişti Cahit Bey. Onlar da şaşkın bir şekilde oğlan tarafı olarak bir kenara çekilmişlerdi. Hayatlarında görmediği bir ihtişamla karşı karşıyaydılar. İstanbul jet sosyetesinin içinde bulmuşlardı bir anda kendilerini. Etrafta televizyon muhabirleri, gazeteciler doluydu... Düğün töreninden sonra gecenin sonu geldiği zaman Cahit Bey cebinden Selim’in sıkı sıkıya yaptığı tembihlerini unutmamaya çalışarak cebinden kutu çıkartıp gelinine yaklaştı. - İyi günlerde kullan kızım! Diyerek kutunun içindeki kolyeyi, bileziği ve küpeleri titreyen elleriyle taktı. Zühal bir çığlık attı: - Aaaa, neden zahmet ettiniz... Adile Hanım onun bütün bunların hangi şartlarda alındığını bilmiyormuş gibi sahte sevinç gösterisine içinden öfkelenerek baktı. Selim babasının kulağına eğildi: - Biraz güler yüzlü olsun annem, söyle ona rezil etmeyin beni. Cahit Bey yutkundu. Başını salladı “olur” anlamında. Sonra karısının yanına yaklaştı: - Adile Hanım, sabret. Belli etme öfkeni ne olur. Çoğu gitti azı kaldı. Gecenin sonunda genç çift arabalarına binerek el salladılar. Bu geceyi yedi yıldızlı lüks bir otelde geçirecekler, ertesi günü de Maldiv adalarına balayına gideceklerdi. Cahit Bey uzaklaşan arabaya baktı uzun uzun. Haldun Berberoğlu’nun sesiyle kendine geldi: - Eee dünür, haydi geçmiş olsun. Allah mesut etsin. Gülümseyerek başını salladı. Yüreği kırgın, içi buruktu. Bundan sonrasını düşünüyordu... > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 94831
    % -0.62
  • 5.776
    % -0.25
  • 6.5746
    % -0.08
  • 7.3372
    % -0.24
  • 262.412
    % -1.06
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT