BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Engellere gol atan futbolcular

Engellere gol atan futbolcular

İstanbul Özürlüler Spor Kulübü, 13 milyonluk İstanbul’un tek ampute futbol takımı. Ligde mücadele eden kulüp, imkânsızlıklara ve engellere aldırmadan yeşil sahaları renklendiriyor



ENGELSİZSAYFA HAZIRLAYAN: Fatih SELEK fatih.selek@tg.com.tr İSTANBUL’DA TEK İstanbul Özürlüler Spor Kulübü, 13 milyonluk İstanbul’un tek ampute futbol takımı. Ligde mücadele eden kulüp, imkânsızlıklara ve engellere aldırmadan yeşil sahaları renklendiriyor FORMAYI GİYİNCE Her birinin ilginç hikâyeleri var. Kimi bir kazayla, kimi hatayla engelli olmuş. Bankacı, şoför, memur, tiyatrocu. Hepsinin de mesleği farklı. Ama formayı giyince kalpleri aynı şey için atıyor  Sporseverler, bu aralar G. Afrika’da oynanan dünya kupasıyla yatıp kalkıyor. Türkiye’de geçtiğimiz sezon da farklı bir furbol heyecanı vardı. Futbol Federasyonu ve Bedensel Engelliler Spor Federasyonun ortaklaşa düzenlediği Ampute Futbol Ligi, mayıs sonunda tamamlandı. 14 takımın mücadele ettiği ligde, Ankara Engelliler Gençlik ve Spor Kulübü kupanın sahibi oldu. Biz de bir karşılaşma öncesinde ligi 5. sırada bitiren 13 milyonluk İstanbul’un tek ampute futbol takımı İstanbul Özürlüler Spor Kulübü (İSÖS), futbolcularıyla görüştük. Hepsinin ayrı ayrı hikâyelerini dinledik. İşte futbolla hayata bağlanan genç ‘kanadyenler’... KÜLFET DEĞİL NİMET Bir iş kazasında sol kolunu kaybeden Ahmet Korkmaz, kurulduğu günden beri takımın başkanlığını ve antrönörlüğünü yürütüyor. Korkmaz, “Engelimi bir külfet değil bir nimet olarak algıladım” diyerek giriyor söze ve anlatmaya başlıyor: “Ligde daha iyi bir yerde olabilirdik. Maddi imkânsızlıklar yüzünden ister istemez yorulduk. Ama ben mutluyum. Takımım genç bir kadrodan oluşuyor. En az 10 yıl sahalara çıkacak genç sporcularımız var. Bu sene Ampute Milli Takımına 3 oyuncu verdik. Bu, bizim için ayrı bir gurur. Açıkçası, gelecek 20 yılın temelini attık. Spor yapmak isteyen bütün engellilere kapımız açık, bekliyoruz.” MİLLİ TAKIMDALAR Eray Demirel, 19 yaşında bir öğrenci. 2 yıldır ampute futbol oynuyor. Bu sene Milli Takım’a çağrılmış ve bu kendisini çok mutlu etmiş. “Ay yıldızlı bayrağımızın göklere çekilmesinde azimle mücadele edeceğim” diyor heyecanla. 21 yaşındaki Hüseyin Türkmen de Aksaray Üniversitesinde muhasebe okuyor. Spor onun hayatının bir parçası. Zira, havalı tüfek atıcılığı ve tekerlekli sandalye basketbol branşlarında da lisansı var. O da Eray ile birlikte Milli Takım’a davet edilmiş. “Beklemiyordum, benim için gerçekten sürpriz oldu” diye dile getiriyor duygularını ve “Bu onuru ve gururu yaşamak bambaşka bir şey” diyerek ekliyor. 4 yaşındayken bir trafik kazasında sol ayağını kaybeden İsmail Korkmaz, 6 yıldır aktif futbol oynuyor. 22 yaşındaki sporcu, “İkinci kez Milli Takıma çağrıldım. Bu gururu yaşamak çok güzel” diye konuşuyor. Korkmaz, önümüzdeki yıllarda sahalarda takım olarak adlarından sıkça söz ettireceklerini ifade ediyor. 18 yaşındayken bir iş kazasında ayağı kopan Metin Kaplan ise takımın ağabeylerinden. 36 yaşındaki Kaplan, özel bir sektörde şoför. BİZİ ÜZEN ŞEY... Bir otobüs kazasının ardından yapılan yanlış doktor müdahalesi Abdulkadir Özoğul’u bir bacağından etmiş. 22 yaşındaki sporcu bankada çalışıyor. Her şeyin yolunda olduğunu söylüyor. “Yalnız” diyor, “Takıma koskoca İstanbul gibi bir şehirde sponsor bulamadık. Bu bizi çok üzüyor.” Cemal Selcik de bizim gazetenin çalışanlarından. Matbaa servisinde muhasebecilik yapan 35 yaşındaki Selcik, ampute futbola biraz geç başladı. Engelsiz Sayfa’mızın müdavimlerinden olduğu için ampute futbolcuları ilgiyle takip ediyordu. Lig başlayınca ister istemez kendini İSÖS’de buldu. 3 çocuk babası olan Cemal Selcik, fanatik bir Trabzonsporlu... Amacı, emekli olduktan sonra Trabzon’da bir ampute futbol takımı kurmak. “Ne kadar engelliyi topluma katarsak iyi. Çünkü çevremizdekilerin bize acıyarak, dilenci muamelesi yapmasından bıktık” diyerek duygularını dile getiriyor. 24 yaşındaki Akın Ispartalı da deprem kurbanlarından biri. 1999’da Yalova’da enkaz altında kalarak tek bacağından olan Ispartalı, bir şirkette büro memuru.  HEM KAPTAN HEM AĞABEY! Takımın 35 yaşındaki kaptanı Coşkun Turan, 16 yaşındayken, Yenikapı Tren İstasyonunda bir ayağını trene kaptırmış. Şimdi bir kamu kuruluşunda memur olarak çalışıyor. İlk günden beri kulübün içinde. “Sporu çok seviyorum. Kulüpte ve takımda herkesin abisi gibiyim onlara destek olmak, umut vermek ayrı bir zevk. Ama kulübümüzün bir tesisinin olmayışı bizi gerçekten zorluyor. Spora duyarlı insanlardan, yetkililerden bu konuda yardım bekliyoruz” diye konuşuyor.  YETİŞTİRME YURDUNDAN MİLLİ TAKIMA Serkan Dereli, daha 15 yaşında. Kendi tabiriyle “takımının şımarık çocuğu”. Küçük yaşta annesini kaybeden Dereli, 3 yaşından beri İstanbul Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Yurdunda kalıyor. İlköğretim öğrencisi olan genç sporcudan beklenti büyük. Herkes yakın dönemde Milli Takım’da oynayacağına inanıyor. Dereli, “Bir gün ay yıldızlı formayı giyeceğim” diyor.   SERHAT GÜNEŞİ GÖRDÜ Serhat Çağlayan, İSÖS’e bu sene katılan sporculardan. Mahsun Kırmızıgül’ün yönettiği “Güneşi Gördüm” filminde rol alan Çağlayan, sinemadaki başarısını futbolda da göstermek istiyor. SAHNE TOZU YUTTULAR “Kendimi engelli olarak görmedim” diyerek başlıyor söze Remzi Özcan. 23 yaşındaki sporcu, takımın kalecisi. Açık öğretim okuyor. Daha önce Beşiktaş Spor Kulübünde normal futbol oynamış. Sonra gelecek vadettiğini düşünerek amputeye geçmiş. O aynı zamanda bir sanatçı. 5 senedir tiyatro ile uğraşıyor. “William Shakespeare’in “Macbeth”, Sofokles’in “Kral Oidupus”, Sevrin Uysal Kandemir’in “Oyun Bozan” ve “Bir Aşk Hikayesi Romeo ve Juliet” oyunlarında sahneye çıkmış. Futbol ve tiyatro ile günlük problemlerden biraz da olsa uzaklaştığını söylüyor. 10 yaşındayken yüksek gerilim sonucu sol kolundan olan 26 yaşındaki Tevfik Alakazlı da sahne tozu yutanlardan. Genç sporcu, 5 yıldan beri tiyatroyla uğraşıyor. Birçok oyunda sahne almış. Hatta Macbeth oyununda başrolü üstlenmiş. “Tiyatro benim bir parçam gibi. Bu 400-500 kişinin karşısına çıkıp oyunumuzu sergilemek ve istenildiğinde neler yapılabildiğinin bir örneğidir” diye konuşuyor. Alakazlı, yüzmeyi de çok sevdiğini ifade ediyor. Diyanet’ten engelliye özel eğitim Diyanet İşleri Başkanlığı, Yaz Kur’an Kursları’nda engelli öğrenciler için braille alfabesiyle işaret dilini bilen öğreticiler görevlendirdi. 21 Haziranda başlayan ve 20 Ağustosa kadar devam edecek kurslarda ders verecek öğreticiler, kurslar öncesinde hizmet içi eğitime tabi tutuldu. SİZDEN GELENLER Babası ve ablası terk etti, kaldık bir başımıza > Necla Arca - Malatya Ben bir zihinsel engelli annesiyim. Oğlum Murat, 1979 doğumlu. 3 aylıkken babası düşürünce havale geçirdi. Yüzüne bakınca hiç engelli gibi değil. Çok yakışıklı. Önce sitemim Başbakanlığa. Çocuğum için eğitim istiyorum. Üç sefer mektup yazdım ama cevap gelmedi. Oğlumla birlikte İstanbul Adalar’da yaşıyorduk. 3 sene önce Malatya’ya geldik. Geldi geleli hiç dışarı çıkmadı. Milli Eğitim Müdürlüğüne götürdüm, eğitilemez diye rapor verdiler. Neden derseniz, babası ve ablası onu terk etti. Babası sürekli şiddet uyguladı ona. Ada’da sağlığı yerindeydi. Denizi çok seviyor. Oraya gitmek istiyorum diyor. Burada gittikçe durumu kötüye gidiyor. Ben de çok üzülüyorum. Zaten tansiyon hastasıyım. Bana bir şey olursa oğlum ortada kalır. Eşimden nafaka alıyorum onunla geçiniyorum. Kimseden maddi bir şey istemiyorum. Biraz manevi destek o kadar. Allah’ım bana ömür verdiği sürece bakacağım. Çünkü ben anneyim.” 0 531 669 38 25 Evladımız bize Allah’ın bir lütfu > Abdurrahman Çebi - Körfez/ Kocaeli Öncelikle tüm engelli ailelere sabır diliyorum. Engelli bir ailenin emin olun bütün vakti engellisiyle uğraşmakla geçiyor. Benim de yüzde 72 oranında raporu bulunan down sendromlu bir oğlum var. Adı Yusuf. Eşim haftada iki gün rehabilitasyon merkezine götürüyor. Bakımı gerçekten de çok zor. Ama yine de bizlere Allah’ın bir lütfu olarak görüyoruz. Üç çocuğumuz var, ikisi okula gidiyor. Bu üçüncüsü henüz 5 yaşında. Kendimize ait bir gecekondumuz var. Fakat çok dökük. Tamir etmek istiyoruz ama gelir durumumuz kritik olduğu için yetiştiremiyorum. Kardeşime ait berber dükkanında çalışıyorum. Ama yeterli olmuyor. Bize bir dükkan alabileceğimiz kadar destekte bulunmanızı istiyoruz. 0 538 873 27 32 Yürüyen Akıl Projesine katılın TÜBİTAK tarafından yürütülen “Yürüyen Akıl Projesi” (YAP) için başvuru süreci başlamıştır. Engelli gençliğe yönelik hizmetlere ilişkin bir strateji belgesi üretilmesini hedefleyen proje, 12 ilde, 10 engelli 10 engelsiz olmak üzere her ilde 20 genç ile toplantılar yapılarak gerçekleştirilecektir. 15-30 yaş arası gençlerin katılımına açık olan projede yer almak için http://yap.tusside.gov.tr. adresindeki özgeçmiş formunu doldurmanız yeterli. Projenin Ankara toplantısı 8 Temmuz 2010 tarihinde tarafımızdan gerçekleştirilecektir. Arkadaşlarımızın başvurusunu bekliyoruz. Engelli İnsan Hakları Derneği 
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT