BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Arafat eski haline getirildi...

Arafat eski haline getirildi...

Resulullahtan önce, Arapların teklifi üzerine, Kureyşliler, Hareme saygı gösterip Arafat üzerinde vakfe yapmayı ve oradan dağılmayı, Hz. İbrahim’in dinine ve haccına aid Meşairden olduğunu bildikleri ve itiraf ettikleri halde bıraktılar.



Resulullahtan önce, Arapların teklifi üzerine, Kureyşliler, Hareme saygı gösterip Arafat üzerinde vakfe yapmayı ve oradan dağılmayı, Hz. İbrahim’in dinine ve haccına aid Meşairden olduğunu bildikleri ve itiraf ettikleri halde bıraktılar. Kureyşîler ve Mekkeliler “Biz, imtiyazlı kimseleriz! Harem halkıyız. Haremden dışarı çıkmamız ve Haremden başkasına tâzimde bulunmamız bize yaraşmaz! İhram halinde iken Keş peyniri yapmak, yağ eritmek, kıl çadır altına girmek, deri çadırdan başkası içinde gölgelenmek bize yaraşmaz! Harem halkı olmayanların, hac ve umre zamanlarında yanlarında getirdikleri yemekleri Harem’de yemeleri de uygun değildir. Onlar, Haremde ancak satın aldıkları veya misafirlere ikram edilen Harem yemeklerinden yiyebilirler!” dediler. Kureyş, Kinânc, Hazâa ve Kureyşîlerin soyundan olan sair Araplara, dinde ihdas ettikleri şeylere sımsıkı sarıldıkları, fazla cesaretli oldukları için, Hums=Ahmesler denirdi. Bunlar, “Biz, Allahın ev halkıyız. Haremden dışarı çıkmayız. Biz, Allah Evinin sakinleriyiz.” derler. Haccettikleri zaman, Haremden dışarı çıkmazlar, kendilerine gelip erişmiş olan dinî gerçekte, yüce Allahın Hz. İbrahim’e teşri kılmış olduğu Arafat Vakfesinde kusur ederler, Vakfe’yi Arafat’ta yapmazlar, Müzdelife’de yaparlar, Müzdelife’den ileri gitmezlerdi. Kendilerinden başka olan Araplar ise, Vakfe’yi Arafat’ta yaparlardı. Kureyşîler, onlarla konuşmazlardı. Kureyşîler, Arafat’ta Vakfe yapanlar için, Arafat’ta Vakfe yapanlar da Kureyşîler için “Bizim yaptığımız işin doğrusudur!” diyerek birbirleriyle tartışırlardı. Beytullâhı tavafa gelen hacıların üzerlerindeki elbiseler ile Arafat’a çıkamayacaklarını, Arafat’tan dönünce de, farz olan tavafı Ahmeslere aid iki parça elbise ile yapmalarını ve tavafı, Ahmes elbisesinden başka elbise ile yapacaklara, onları bir daha giymek helâl olamayacağını söylüyorlardı. Hums erkekleri, Hums olmayan erkeklere, Hums kadınları da, Hums olmayan kadınlara elbiselerini verirler ve Kâbe’yi, ancak onunla tavaf ettirirlerdi. Ahmesler, ihram halinde iken, evlerine kapılarından girmezlerdi. İslâmiyet gelince, yüce Allah, Peygamber efendimize, Arafat’a gitmesini ve Vakfe’yi, orada yaptıktan sonra, oradan akın edip dönülmesini emretti. “Sonra, siz de, başka insanların topluca akın edip döndüğü yerden (Arafattan) dönünüz!” meâlindeki âyeti indirdi. Peygamber efendimiz, Mina’dan Arafat’a varıncaya kadar Telbiye’yi kesmedi.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT