BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Beyhude değil, olmamalı da...

Beyhude değil, olmamalı da...

Ülkeyi destabilize etme çalışmaları var gücüyle devam ediyor.



Ülkeyi destabilize etme çalışmaları var gücüyle devam ediyor. 30 yıldır bombalanarak, öldürülerek, yakılarak, hapsedilerek yok edilemeyen terör yeniden atağa geçince, “ulusalcı-ırkçı cinnet hali” de yenien hortladı. Türkiye enteresan ülke... Dünyada ırkçı faşizan fikirler genelde lümpen sınıflar arasında yaygındır. Türkiye’de ise eğitim ve sosyoekonomik düzey yükseldikçe, trajikomik şekilde ırkçı-ulusalcı kişilerin oranı artıyor. Okudukları yazarları, inandıkları ve birbirleriyle paylaştıkları saçma-sapan dedikodu ve hezeyanları gördükçe, eğitim şart diyenlere kızasım geliyor. Okul çağına gelen oğlum da bu ulusalcı-devletçi eğitim tornasına girecek diye içim titriyor. *** Her neyse, konumuz bu değil... Son yaşananlar ulusalcı tayfanın ırkçılıktan klişe sloganlara savrulup durmasına yol açtı. 30 yıldır askerî yöntemlerle nereye vardığı aşikâr olan Kürt sorununa, açılımla çözüm getirmek isteyen hükümete demediklerini bırakmıyorlar. Ortalık kan, intikam, hain, öldürmek, asmaktan geçilmiyor. Eski generaller TV’lerde, kendi dönemlerinde kaç bin terörist öldürdüklerini yarıştırıyorlar. Kimse de çıkıp onlara “iyi de sayın paşalar, bu kadar terörist öldürdünüz de terör niye mütemadiyen arttı” diye sormuyor. Terör 30 yıllık ama tek suçlu 8 yıllık hükümet... O bölgede 30 yıldır kendi yöntemleriyle savaşan güvenlik güçleri ise suçlu, hatta kusurlu bile değil... *** Akıl tutulmasının ve cinnet halinin yaygınlaştığı durumlarda, aklıselim sahipleri daha da kıymet kazanıyor. Süleyman Soylu da bu aklıselim sahiplerinden... Bir siyasetçi olarak Soylu’nun www.suleymansoylu.com sitesindeki son yazısı, statükonun yanında saf tutup hükümete çakmayı siyaset zannedenlere kapak olacak cinsten... “Dönem, akılla cesareti bir arada tutma dönemidir. Hukukun tümüyle içinde kalarak sivil siyaseti üstün tutma dönemidir” diyor Soylu... Yazı şöyle bitiyor: Kendi karakoluna, karargâhına hakim olamayan askeriyeden, evrensel hukukun yanına uğramayan yargıdan çözüm ummak beyhudedir ama siyasi iradeden kararlılık beklemek de beyhude midir? Beyhude olup olmadığını önümüzdeki günler bize gösterecek.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT