BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bitap düşmüştü kadıncağız!..

Bitap düşmüştü kadıncağız!..

Kadının yüzü değişmişti Dudaklarını büktü: - Bir tek emekli maaşıyla iki kişi mümkün değil beyefendi. Size kaliteli bir hayat verebilmek için maalesef bu yetersiz kalır.



KIRIK HAYALLER Yazan: Seçkin Başkan Kadının yüzü değişmişti Dudaklarını büktü: - Bir tek emekli maaşıyla iki kişi mümkün değil beyefendi. Size kaliteli bir hayat verebilmek için maalesef bu yetersiz kalır. Takdir edersiniz ki bizim de bu işten bir kârımızın olması lazım. Ama size başka türlü yardımcı olabilirim. Belediyenin bu çeşit hizmetleri var. Onlar daha az ücretlerle bu bakımı yapıyorlar. Size adresi vereyim. Kartımı da iliştireceğim. Bu adresini verdiğim yerin müdürü benim yakın arkadaşımdır. Selamımı söyleyin size yardımcı olur. Hatta durun telefon edeyim. Biz yaşlılarımızı çok seviyoruz. Eğer bir iki dakika beklerseniz sizi buranın arabasıyla da gönderebilirim. O tarafa malzeme almaya gidilecek. Hemen telefona sarıldı sarışın kadın. Cahit Bey kendisini bir anda çok güçsüz ve çaresiz hissetmişti. Kadın telefonda bir süre görüştükten sonra Cahit Beye döndü: - Evet, Ekrem Dinçer... Bu arkadaşımız sizi göndereceğim yerin müdürü. Burası belediyeye bağlı bir dinlenme ve bakım evi. Sizinle ilgilenecekler. Arabamız da o tarafa gidiyor. Haydi... Cahit Bey apar topar kalktı yerinden. Teşekkür etti kadına: - Allah sizden razı olsun kızım... Biraz sonra kamyonet cinsi bir arabaya binmiş sahil yolundan İstanbul’a doğru gidiyordu. Neredeyse ikindi namazı kılınacaktı. Eve hiç uğramamıştı sabah çıktığından beri. Adile Hanımı merak ediyordu. Eğer başlarını sokabileceği bir yer ayarlayabilirse gidip karısını alacaktı evden. El ele verip yeni bir hayata doğru yürümeye başlayacaklardı. Hiçbir şey gözünde yoktu. Sadece karısını düşünüyordu. Onunla bir ömür paylaşmışlardı ve onu kollamak artık onun göreviydi. Hiç olmazsa bu saatten sonra biraz da olsa rahat etmesini istiyordu. Çile çekmekten bitap düşmüştü kadıncağız. Hayatları hep kısıtlı imkânlar içinde geçmişti. Onu ne doğru dürüst giydirebilmiş, ne doğru dürüst gezdirebilmişti. Dünyaya getirdikleri iki evladının uğruna bütün her şeyden fedakârlık etmiş dünya iyisi bir kadındı Adile Hanım. Bu saatten sonra onun sokaklarda kalmasına gönlü razı değildi... Belediyeye ait dinlenme evine geldikleri zaman kamyonetin şoförü arabadan inmesine yardım etti. Cahit Bey yaşadıklarından olsa gerek bir anda çökmüştü. Binanın içinde Ekrem Dinçer Beyi sorup odasını buldu. Hafifçe tıklattı kapıyı ve başını uzattı: - Beyefendi, affedersiniz... Uzun boylu otuz beş yaşlarında bir adamdı Ekrem Bey. Hemen ayağa fırladı: - Buyurun efendim. Siz sanırım Huzur Pınarı Dinlenme Evinden gönderilen beysiniz. Ben Ekrem Dinçer. Buyurun şöyle... Cahit Bey usulca gösterilen koltuğa geçip oturdu. - Aysel Hanım çok sevdiğimiz bir ablamızdır. Onun telefonundan sonra beklemeye başladım sizi. Nasıl yardımcı olabilirim sizin için, ne yapabilirim?.. DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT