BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > söz der ki

söz der ki

“-Erkek iltifatların da eleştirilerin de yarısını kabul etmeli... Kadın ikiye katlamalıdır...”



söz der ki “-Erkek iltifatların da eleştirilerin de yarısını kabul etmeli... Kadın ikiye katlamalıdır...” (...Mutluluğa giden yola ışık tutarken ettiği müthiş S.Ö.Z.leri) tuzaktan kumanda “-Yandan Halimem yandan... / Seviyom seni candan... / Seviyosan candan... / Boşan gel kocandan...” “ATV”de yayınlanan ve amacı yuva kurmak olan “Evlen Benimle” programının giriş şarkısı... Bu ne “Dest”, bu ne “İzdivaç”... kadınlar&erkekler (...”Yalancı Erkeği Nasıl Tanırsınız” başlıklı Güner Boz yorumu) -Eve geç kalındığında kazadan dolayı trafiğin çok sıkışık olması... ... -Eğer futbola devam etseymiş, şimdi büyük bir takımda oynayacağı... ... -İş yerinde ve arkadaşları arasında o olmadan hiçbir faaliyet yapılmaması... ... -Neşeli kişiliğinin arkasında romantik ve ruh halini barındırıyor olması... ... -Çok fedakâr olması, ailesi için kendi sağlığını feda edebileceği... ... -Herkesin yardımına koşması, yaşlılara saygı duyması, çocukları sevmesi... ... -Özellikle ilkokulda çok başarılı olması, imkânsızlık yüzünden okuyamaması... ... -Birkaç kişinin yapacağı işi tek başına yapıyor olması, hiçbir patronun ondan vazgeçmemesi... temel’in yeri Temel’in avukatı jüri üyelerinin oturduğu bölüme doğru ilerleyip “Sayın jüri üyeleri” demiş; “-Müvekkilim anne ve babasına son derece saygılı... Küçükleri seven, hayatta hiçbir kötülük yapmamış, bir onur, bir dürüstlük ve centilmenlik abidesidir... Onu herkes sever ve...” Sanık Temel, yanındaki diğer sanığın kulağına eğilip, “Rezaleti görüyor musun” demiş; “-Adama çuvalla para verdik... Herif gidip bir başkasını savunmaya başladı...” SÖZ’ün gelimi... Kimdir bu trafik canavarları?... İn midir?... Yoksa cin midir?... Yoksa bizatihi insan mahlukatının ta kendisi midir?... Çocuğunun başı masaya çarpınca “Pis masa, pis masa” deyip masayı dövenlerin doğurduğu mudur?... İki gıdım yolu “Diğerinin” önünde bitirmek için güvenlik mesafesinin içine girip, bir de fren yaptıktan sonra, “Vay sen bana arkadan çarptın” diyen, toplumun bütününü değersizleştiren yaratık mıdır?... Taşıdığı okul çocuklarına kötü örnek olan, üstelik sabıka kaydı gazete haberi olmanın ötesine gidemeyen ana baba parasıyla beslenen toplum katilleri midir?... Irak savaşında bile çıktığından bugüne ancak 4 bin Amerikan askeri ölmüşken... Her yıl kaza anında 7 bin can kaybına sebep olan sapkınlar mıdır?.. Teşhisi koyamayan tedaviyi yapamaz... Kimdir bu trafik canavarları?... (...Denizce’nin isyanı) hayata dair İnsanlar ne kadar mutlu olduklarını söyleseler de asla tatmin olamaz: Her zaman en güzel kadın ya da adamla olmayı, daha büyük bir ev almayı, arabamızı değiştirmeyi isteriz; hep elimizde olmayanı arzularız... Bu da aslında hayatta kalma dürtüsünün ince yansımalarından biridir... Çünkü herkes kendisini tamamıyla mutlu hissettiği an kimse daha farklı bir şey yapmaya kalkışmayacak ve dünyanın gelişimi duracaktır... ... Bu yüzden, hem fiziksel ortamda (yemek, içmek) hem de duygusal ortamda (hep elimizde olmayanı istemek) insanlığın evrimi tek bir önemli ve temel kuralı öğretir: Sürekli mutluluk olamaz... Mutluluk hep anlar içinde yaşanan bir duygu olarak kalacak, böylece asla koltuğumuza rahatça yerleşip hiçbir şey yapmadan dünyayı seyretmeyeceğiz... ... İyisi mi siz mutluluğu arama fikrinden vazgeçin ve bilinmeyen sular, yabancılar, riskli deneyler gibi daha ilginç şeylerin peşine düşün... Ancak bu şekilde insanlığımızı tam anlamıyla yaşayabilir ve birbiriyle barış içinde yaşayan daha uyumlu uygarlıklar için katkıda bulunabiliriz... Elbette her şeyin bir bedeli vardır, ama bu bedeli ödemeye değer... (...Paulo Coelho) bir film diyaloğu “-Bir aptal da olsa, gençlik insana bir kere gelir...” (...American Gangster filminden... Emin Güler yolladı) İğnelik BABA NASİHATİ CHP genel başkanı, “Yedi göbeğimizi araştırıyorlar, etnik kimliğin, dinî inançların siyasete malzeme yapılmaması gerekir” diye şikâyet edince, Demirel’i hatırladım; diyordu ki: “Siyaset değirmendir, adamı öğütür. Kim diyor, bir defa çıktın mı hep gidersin öyle diye? Fevkalâde zor iştir. Siyasette dayanıklı olmak kolay değildir...” Duydun işte! Öyle hemen mızıklanmak var mı? Sayın Kılıçdaroğlu, dün bir bugün iki... “-Biraz dirençli olun bakalım, daha yeni başlıyoruz!..” Sefa Koyuncu sefa.koyuncu@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT