BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 10 bin km ötede fatiha bekliyorlar

10 bin km ötede fatiha bekliyorlar

Yaklaşık 60 yıl önce Kore Savaşına götürülen gencecik evlatlarımız Güney Kore’de vatan hasreti çeke çeke şehit düştüler. 10 bin kilometre ötede “bir Müslüman gelse de fatiha okusa” diye bekleyen şehitlerimizi unutmadık.



YAZI DİZİSİ KARE KARE KORE -4- HAZIRLAYAN: İNAN ARVAS inan.arvas@tg.com.tr Yaklaşık 60 yıl önce Kore Savaşına götürülen gencecik evlatlarımız Güney Kore’de vatan hasreti çeke çeke şehit düştüler. 10 bin kilometre ötede “bir Müslüman gelse de fatiha okusa” diye bekleyen şehitlerimizi unutmadık. Dünya kupası için Seul’e gelen Türk Milli takım oyuncularının da namaz kıldığı Seul’ün en büyük camisi... Seul sokaklarında milli takımımızın dünya kupasında burada maç yaptığını konuşurken milli oyuncularımızdan bazılarının da namaz kıldığı Seul Camii geliyor aklımıza ve uğramak istiyorum. Rehberimizle birlikte yabancıların yoğun olduğu Itaewon bölgesine uzanıyoruz. Zikrolunan bölgeye yaklaştığımızda gözleri çekik olmayan, sarışın, esmer insanlara rastlamaya başladık. Dar bir sokaktan sonra çift minare belirdi. 4 gündür memleketten uzak olmamızdan mıdır bilmem ama minare görünce yüzümde bir tebessüm oluştu. Camiye dik bir yokuştan çıkılıyor, araba girmesi mümkün değil. Yokuşun sonunda avluya açılan bir kapı ve karşımızda Seul Camii. Pakistanlı bir iş adamı tarafından inşa edilen cami Arap mimarisini aksettiriyor. Avluda küçük çocuklar... Bazısı Kur’an dersi almaya gelmiş, bazısı topunu koşturuyor, Küçük hanımlar bez bebeklerini kucaklarına almış, tebessüm ediyorlar. Camide Cuma namazı, vakit namazları ve teravih namazları kıldırılıyor. Ayrıca ilmi sohbetler yapılıyor. Müslümanlığı merak eden Güney Korelilerin uğrak yeri Seul Camii. Bir üniversite öğrencisinin cami imamından Müslümanlığı pürdikkat dinlemesine şahitlik ettim. Tabii Güney Kore’de ufak camiler de var. Gwangju, Busan ve Daegu gibi şehirlerde 10’dan fazla cami olduğunu öğreniyoruz. Müslümanlık yayılıyor 1967 yılında kurulan Kore Müslüman Federasyonu (KMF)’e göre Güney Kore’de (yerli ve yabancı) yaklaşık 130 bin Müslüman yaşıyor. Bunların ekserisi Pakistan ve Bangladeş’ten gelen göçmen işçiler. Aslen Güney Koreli olan Müslümanların sayısı ise yaklaşık 45 bin olarak tahmin ediliyor. Budistlerin çoğunlukta olduğu ülkede Müslümanlar zengin ırk ve etnik farklılıklarıyla da dikkat çekiyor. Amerika, Kore, Endonezya, Malezya ve Özbekistan gibi yaklaşık 14 farklı ülkeden Müslümanlar bir arada yaşıyor. Ayrıca bölgede Güney ve Güneydoğu Asya’dan çalışmaya veya iltica etmeye gelen binlerce Müslüman var. En önemlisi bir liman şehri olan Busan’da İslam dinine olan ilgiden dolayı Müslümanlar hızla artıyor. VELHASILI KELAM... Güney Kore gezilip görülmesi gereken ülkelerden biri. 58 yıllık dostluğumuz sayesinde Türkleri oldukça seviyor ve sempati duyuyorlar. Zaten bu sevginin örneğini Seul’de düzenlenen Dünya Kupası maçlarında görmüştük. Anlıyacağınız ülkede hiç yabancılık çekmeyeceksiniz, buna emin olun. Olur da Güney Kore’ye yolunuz düşer veya tatile gitmek isterseniz buraya maksimum 7 ile 10 gün ayırmanız gerekiyor. Çünkü o kadar çok gezilecek ve görülecek yer var ki... THY Seul’e haftanın 4 günü en iyi uçakları ile sefer düzenliyor. Ben bulunduğum süre zarfından Güney Kore’yi hakikaten çok beğendim ve herkese tavsiye ederim. Hayatınızda bir Güney Kore macerası neden olmasın ki? Şimdiden iyi yolculuklar... BİR AVUÇ VATAN  TOPRAĞI Pusan Güney Kore’nin önemli şehirlerinden. 1950’lerdeki Kore Savaşı’nda şehit olan askerlerimizden 462’si burada yatıyor. Türklerle birlikte 10 ülke askerinin daha burada mezarları bulunuyor. İngilizlerin 885 asker ile en çok kayıp verdiği savaşta ikinci sırayı Türkler alıyor. Türk şehitliği son derece bakımlı. Girişte “Pusan’da Yatıyorum” isimli şiir karşılıyor gelenleri. Müzede bulunan Türkiye’den gelen bir bayrak ve bir avuç memleket toprağı da duygulu anlar yaşatıyor ziyaretçilere. CEPHEDE BAYRAM NAMAZI Kore Savaşı’nda kim bilir ne hadiseler cereyan etti. Mezarından doğrulsa şehitlerden biri, anlatsa... Fakat Kore Savaşı’nda gazi olanların şahit oldukları hadiseler de var. Bunlardan biri de Kore Savaşı’nın efsane isimlerinden Albay Celal Dora’nın 1951 yılında bayram namazı hadisesi. Buyurun dinleyelim; “Tarih 6 Temmuz 1951. Ramazan-ı Şerif sona ermiş. 10 bin km uzaklıkta savaşıp aynı zamanda oruç tutan askerlerimiz bayrama kurşunların gölgesinde girmiş. Albay Dora bayram namazını ihtiyat bölgesinin ortasında ve etrafı yüksek kavak ağaçları ile çevrili zümrüt gibi yemyeşil büyük çayırlıkta bütün tugayca toplu olarak kılmayı kararlaştırdıktan sonra içimde bir ürperti hissettim diyor. Üzerimize sis bulutu çöktü “Maazallah 5 bin kişi namazda iken düşman uçaklarının taarruz ettiğini düşünebiliyor musunuz? Ne büyük bir felakete uğrayacağımızı gözünüzün önüne getirin. Hasılı gönlüm bir türlü razı olmuyordu. General Tahsin Yazıcı’ya taburların kendi bölgelerinde ve ayrı ayrı namazlarını kılmalarını teklif ettimse de imam adedinin azlığı yüzünden mümkün değildi. O sabah hava çok açık ve berraktı inadına. En küçük bir parça bulut dahi yok. Birlikler bölgeye gelirken onlarla birlikte bir sis tabakası da çayırlık üzerine çökmeye başladı... Namazla birlikte sis dağıldı Cemaat çoğaldıkça bu sis tabakası da yoğunlaşmış ve 10 metre ilerisi görünmez bir hale gelmişti. Bir hikmeti İlahi olan bu sis tabakası yalnız kavaklık bölgenin dışına çıkmamış ve bu bölgenin dışında kalan sahada sisten hiçbir emare görülmemişti. Cenab-ı Hakk’ın Türk birliğini koruduğunun en büyük nişanesi olan bu sis tabakası içinde namazımızı kıldıktan, duasını yaptıktan ve bunu müteakip birbirimiz ile sarmaş dolaş bayramlaştıktan sonra birlikler kendi bölgelerine giderken sis de ortadan kayboldu.” 751 VATAN EVLADI ŞEHİT OLDU Kim ister ailesinden ve sevdiklerinden 10 bin kilometre uzakta mezarının olmasını. 751 vatan evladı Güney Kore topraklarında şehit düşmüş. Belki de ne için savaştığını bilmeden. Bu NATO’ya katılmanın bedeli mi? Anadan, babadan, evlatlarından, eş ve dosttan ayrı... Kim bilir ne halde vefat ettiler. Son nefeslerinde neler söylediler. Yakınlarından ayrı kalmanın verdiği hüznün üzerine bir de memleket hasretiyle ruhlarını teslim ettiler. Şimdi bir Müslüman geçse de bir fatiha okusa diye bekliyorlar. Biz de askerlerimizin ruhlarına fatiha okuyarak başlayalım...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT