BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kırkpınar’ı Selimiye’de anlamak

Kırkpınar’ı Selimiye’de anlamak

Şu Kırkpınar tutkusuna isim vermek sor. Sevda mı, bağımlılık mı, değişiklik isteği mi, yoksa bir teselli arayışı mı? Her sene benzer duyguları yaşarız.



Halil Delice D E L İ C E halil.delice@tg.com.tr Şu Kırkpınar tutkusuna isim vermek sor. Sevda mı, bağımlılık mı, değişiklik isteği mi, yoksa bir teselli arayışı mı? Her sene benzer duyguları yaşarız. Üç gün boyunca sıcak altında koşturmaktan pestilimiz çıkar. Baş güreşlerdeki itiş kakışa “Böyle de güreş olur mu”? diyerek tepki gösterip “Bir daha Kırkpınar’a gelirsem ne olayım” deriz. Deriz ama, ertesi sene daha Kırkpınar güreşlerinin yapılmasına aylar varken içimizde bir şeyler kıpırdanmaya başlar. Kırkpınar yaklaşınca yerimizde duramaz olur, bütün işlerimizi Kırkpınar’a göre ayarlar ve Kırkpınar’ın başladığı cuma günü Selimiye Camii’nde buluruz kendimizi, tıpkı bu sene olduğu gibi... Kırkpınar, aklı baştan alan güzelliğinden çok şey kaybetmesine rağmen yine de dayanılmaz, karşı konulmaz bir güzeldir. Ona aşık olmak için bir defa görmek yeter. Ondan sonra anlaşılmaz bir güçle Edirne’ye, Kırkpınar’a koşarsınız, sizi çeken kuvvetinin ne olduğunu bilmeden. Bu yalnız bizim için mi böyle? Hayır! Dini, dili, örfü bize benzemez kişiler de ilk görüşten sonra Kırkpınar’dan kopamaz olurlar. Fransız Jean Pierre, 20. defa, ABD’li Donald Miller de 15. defa Kırkpınar’da, hem de hiç ara vermeden! Bizim de Kırkpınar’a yolumuz ilk defa 1986’da rahmetli babamla birlikte düşmüştü. O günden bugüne kopamadık. Bu sene 25. defa Kırkpınar’dayız. Gazetemizin 40. yılında çeyrek asırdır Kırkpınar’a gelmenin güzelliğini yaşıyoruz. Pehlivanlardan seyircilere, bir yıl sonra tekrar buluşmanın coşkusunda Selimiye Camisi kubbesi altında buluşuyoruz. Kırkpınar’ın doğmasına vesile olan şehitlerin, Kırkpınar güzelliğini bize ulaştıran ecdatın ruhu için cuma namazı öncesi mevlit okunuyor. Gözlerim, kırk pencereli Selimiye kubbesinde. Mevlidi dinliyorum: “Allah adın zikredelim evvela Vacip oldur cümle işte her kula...” Bizimle birlikte Pierre’leri, Miller’leri Edirne’ye koşturan sırrı düşünüyorum. “Ey ulu mabed, Mimar Sinan’ın, yerden kubbeye beş bölüm üzerine inşa ettiği (İslamın beş şartı), sekiz direk (sekiz Cennete misal) üzerine oturttuğu kubbesini kırk pencere ile süslediği (kırklar denilen evliyalara işaret) eşsiz cami... Şehitler için mevlidin okunduğu bu saatte hem seni, hem Kırkpınar’ı, hem de bizleri Edirne’ye koşturan gerçeği biraz olsun anladım” diye Selimiye’ye sesleniyorum. Evet, bizleri Kırkpınar’a koşturan gerçek, yaradılış gerçeğimiz, ilah aşktı... Yaradanımızı, kulluğumuzu, imtihan dünyasında olduğumuzu, sahip olunan nimetleri bilme, şükür etme ihtiyacıydı...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 94219
    % 2.13
  • 5.8343
    % -0.59
  • 6.5282
    % -0.96
  • 7.3229
    % -0.53
  • 252.745
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT