BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şili’ye saygı... Kardeş kardeş

Şili’ye saygı... Kardeş kardeş

Son Avrupa şampiyonu İspanya’nın saçının telinden topuklarına kadar ciddi bir Şili korkusu ile yatıp kalktığını dün akşamki maçın ta başından sonuna kadar kolayca fark etmek mümkündü.



Son Avrupa şampiyonu İspanya’nın saçının telinden topuklarına kadar ciddi bir Şili korkusu ile yatıp kalktığını dün akşamki maçın ta başından sonuna kadar kolayca fark etmek mümkündü. Del Bosque’nin ortada Xaviformülünü dün akşam da bozduğunu görünce Şili’nin bu turnuvadaki en süratli, en agrasif takım olduğu gerçeğinin İspanya’yı terleteceği de açıkça görülmüştü. Ve kaleci Bravo‘nun hediye ettiği David Villa ustalığı kokan golden sonra bir İniesta‘nın harika plasesi ile Şili’nin 0-2’ye düşmesi; bu da yetmiyormuş gibi 10 kişi kalışı çok farklı bir İspanya galibiyeti müjdesi olarak algılandı ama hemen hemen her bölgede bir kişi eksik olmalarına rağmen pas sanatkarı İspanya’ya sahayı dar eden Şili’ye dakika dakika şapka çıkartıp durduk. Bu saygıyı Del Bosque de duymuş olacak ki ya da iliklerine kadar korkmuş ki Torres‘i oyundan alarak tek uç adamına dönerek Fabregas‘la sayısal üstünlüğe rağmen düşen orta sahasına takviye yaptı. Şili’nin İspanya’nın onda biri kadar bile ismi duyulmamış oyuncularının, tam saha hem de 10 kişi ile pres yaparak oynamalarına sanırım bütün futbol dünyası saygı duymuştur. Ben duydum. Bunu yaparken bir de teknik kapasite sergilemekten de uzaklaşmadılar. Del Bosque anlaşılan o ki Arogones‘in mirasını reddettiği ortada. Hepsi sağlam olmasına rağmen İniesta, Xavi, Silva triosunu bir türlü kuramadığı gibi, tek ön liberoda da Busquets yanlışından bir türlü kopamadı. Kim tur atlar kim elenir bu beni hiç ilgilendirmedi ama dün akşamki Şili’ye bu kupada alacağı sonuç ne olursa olsun saygı duymak gerekir. Zaten Güney Amerika grubunda ikinci olurlarken bu çizgiye çekmedikleri takım da kalmamıştı. *** Neredeyse baba oğul, ya da abi kardeş gibi olan Brezilya’yla Portekiz’i grupta daha fazla prestij için buluşturan oyun, Avrupalının oyun platformunda geçti dersek sanırım yanlış konuşmuş olmayız. Brezilya’nın teknik kapasitesini en az kullanabileceği rakiplerin başında sanıyorum kardeşi ya da oğlu Portekiz gelmektedir. Avrupa kanı yıllar içinde hücrelerinde egemen olan Portekizliler, dar alan, tatlı sert oyun, ikili mücadele gereklerini; teknik kapasite savaşı en az Brezilya’nın ki kadar olduğundan yani abisi kadar olduğundan rakiplerine oyun oynatmamaktadır. Kazanılan toplar aynı Portekizce, Brezilya’ya oranla daha dikine, daha çabuk, biraz da daha fazla taşınıyor gibi. Brezilya’nın daha önceki maçlarda da dikkatimize takılan ilerideki oyuncularının formsuzlukları ya da blokaja çabuk yakalanışları oyunun genelinde yavan bir maç görüntüsü verdi. Türkiye’de en çok eleştirilen yabancıların başında gelen Elano‘nun yokluğunda Dani Alves‘in Brezilya çarkını yürütmesini uman Dunga bence olmayacak duaya amin dedirtmeye çalışmaktadır. Dani Alves‘in ‘en arkadan en sona oynama’ özelliğini ‘ortadan sona’ ayarlamak mümkün değildir. Sanıyorum Elano hazırım deyince koca Dani Alves, Maicon‘un yedekliğini sürdürecektir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT