BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Beyninden vurulmuşa döndü!

Beyninden vurulmuşa döndü!

Adile Hanım kapının önüne oturmuştu. Bir sürü adam evdeki eşyaları taşıyordu dışarıya. Yola yığılıyordu yılların düzeni. Ağlıyordu yaşlı kadın.



KIRIK HAYALLER Yazan: Seçkin Başkan Adile Hanım kapının önüne oturmuştu. Bir sürü adam evdeki eşyaları taşıyordu dışarıya. Yola yığılıyordu yılların düzeni. Ağlıyordu yaşlı kadın. Cahit Bey gittikten sonra ev sahibi gelmiş ve eğer evi boşaltmazlarsa rezalet çıkartacağını, polis marifetiyle sokağa atacağını söylemişti. Adile Hanımın yalvarmaları çare olmamış, ev sahibi sadece evin boşaltılmasında birkaç adamının yardımcı olmasına izin vermekten başka hiçbir tolerans gösteremeyeceğini kesin bir dille belirtmişti. Çaresiz alelusul toparlandı yaşlı kadın. Giysilerini koydu bir çantaya. Birkaç parça mutfak eşyasını bir torbaya doldurdu. Ne olup bittiğini anlamadan olmuştu her şey. Akşama doğru eşyalar yolun kenarına dizilmişti. Adile Hanım gözyaşları içinde kaldırımın bir kenarına oturmuş kocasını bekliyordu. Hava kararmaya yüz tutmuşken göründü Cahit Bey. Manzarayı görünce beyninden vurulmuşa döndü. Adımlarını sıklaştırdı. Neredeyse koşarak geldi karısının yanına. Onu elinden tutup oturduğu kaldırımdan kaldırdı. - Kalk Adile, geç kaldım biliyorum ama her şeyi hallettim. Dönüp eşyalarına baktı. Hiçbir şeyde gözü yoktu artık. - Giysilerimizi alalım sadece Adile Hanım. Yaşlı kadın soru dolu gözlerle baktı kocasına: - Nereye gidiyoruz Cahit Bey? - Yeni evimize gidiyoruz. Merak etme, ben senin yanındayım hep. Ölene kadar elini bırakmayacağım senin. Güven bana! Adile Hanım rahatlamıştı: - Ben sana hep güvendim Cahit Bey, hep güvendim. Eşyaların etrafında atmaca gibi dönen eskicilere döndü Cahit Bey: - Alın istediğinizi, mobilyasından eşyasına kadar. Ne isterseniz. Bana da kaç para verirseniz verin. Ben kendime lazım olanları toplayayım müsaade edin önce... Bir saat sonra neredeyse bir pazar parasına satmıştı varını yoğunu yaşlı adam. İki valiz almışlardı ellerine. Bir de naylon torba. İçinde havlu, çarşaf, el bezi, bardak, iki tabak, kaşık çatal gibi şeyler vardı. Valizlerde de giysileri. İki yaşlı üzgün gözlerle baktılar kaldırıma saçılmış eşyalara. Yılların anılarını terk edip gitmek ağır geliyordu ikisine de ama birbirlerini üzmemek için hiçbir şey söylemiyorlardı... Yoldan geçen bir taksiyi çevirdi Cahit Bey. Dinlenme evinin adresini verdi. Ekrem Dinçer’in yanına geldiği zaman etraflıca konuşmuşlardı. Emekli maaşını olduğu gibi yatıracaktı dinlenme evi yönetimine. Karşılığında da onlardan yatacak yer, üç öğün yemek, bakım yani başka bir hayat alacaklardı. Hiç olmazsa güvende olacaklardı. Adile Hanım bu saatten sonra yemek, temizlik, çamaşır, bulaşıkla uğraşmayacaktı. İkisi akşama kadar birlikte oturup saatleri geçirirlerdi. Hemen imzayı atmıştı yaşlı adam. Ertesi gün de yasal evraklar için çıkacaktı dışarıya... DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95421
    % 0.25
  • 5.7665
    % -0.71
  • 6.564
    % -0.79
  • 7.3376
    % -0.87
  • 264.747
    % -0.13
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT