BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 300 bin kişiye 1 doktor düşen ülke

300 bin kişiye 1 doktor düşen ülke

“Türkiye’den doktorlar gelecek!” diye bir ay öncesinden anonslar yapılmış diyen Diş Doktoru Şule Arvas, “Günler evvelden hastane bahçesinde toplanan insanların yüzde 99’u acillik ve yoğun bakımlık” dedi.



TÜRK DOKTORLAR AFRİKA’DA OSMAN SAĞIRLI osman.sagirli@tg.com.tr HASTALARIN YÜZDE 99’U YOĞUN BAKIMLIK “Türkiye’den doktorlar gelecek!” diye bir ay öncesinden anonslar yapılmış diyen Diş Doktoru Şule Arvas, “Günler evvelden hastane bahçesinde toplanan insanların yüzde 99’u acillik ve yoğun bakımlık” dedi. “Gönüllüler”, Nijer’de yüzlerce insanı muayene etti. 36 kişilik sağlık kafilesi yoksul ülkede birçok hastaya tıbbi müdahalede bulundu. Bir gün bir arkadaşı kapısını çaldı ve “Şule senden bir keçi parası istiyorum” dedi. İtiraz etmedi o parayı verdi, fakat merakını da yenemedi. Öğrendiğinde ise kendini binlerce kilometre ötede, kara kıtanın tam ortasında, dünyanın en fakir ülkesi Nijer’de buldu. Türkiye’de tamamen hayırseverler tarafından oluşturulan TİKA, Dosteli, Adana Dosteller, Ben Ötesi, Kutup Yıldızı, İhyader gibi kuruluşların da organizasyonlarını desteklediği “Gönüllüler” gurubunun 9’uncu seyahatine diş hekimi olarak katılan Şule Arvas, birbirinden ilginç gözlem ve anılarla döndü. Sık sık ‘iyi ki gitmişim’ diyerek sevincini dile getiren Arvas’ın geçtiğimiz günlerde tamamlayıp döndüğü “Gönüllüler” seyahatini kendi ağzından dinleyelim; Benden keçi parası isteyen arkadaşım, “Nijer’deki Müslümanlara hayır için dağıtılacak” dediğinde çok heyecanlandım. Küçük bir araştırma yaptım, gördüm ki doktor olarak benim de orada yapabileceğim çok iş var. Aradım ‘ben de gönüllü olarak gitmek istiyorum’ dedim. Kabul ettiler hazırlıklarımızı tamamlayıp Haziran’da yola çıktık. 36 kişilik sağlık kafilesi olarak İstanbul’dan yola çıktık. Buradan 5 saat Kazablanka’ya, oradan da 4 saat başkent Niamey’e bir yolculuk yaptık. TİKA’nın misafirhanesinde birkaç saat dinlendikten sonra sağlık hizmeti vereceğimiz 770 kilometre ötedeki Tessaso bölgesine doğru yola çıktık. 200 kilometre falan gitmiştik ki yol bitti. Yol biter mi hiç? Bize göre bitti. Geriye kalan stabilize, patika karışımı bir şey. 17 saat boyunca atlaya zıplaya bir yolculuk. Yolda bir de kum fırtınası başladı. Göz gözü görmüyor. İnsanlar ağaçlara tutunarak korunmaya çalışıyorlardı. Yanımızda götürdüğümüz bol miktarda medikal ve ameliyat malzemesi kolide olduğundan etkilenmedi ama valizlerimizin içindeki bütün eşyalar mahvolmuş. DİKKAT DİKKAT DOKTOR GELECEK! Neyse uzatmayalım görev yapacağımız alana vardığımızda yüzlerce insan bahçe ortasında sere serpe yatmış bekliyor. “Türkiye’den doktorlar gelecek!” diyerek bir ay öncesinden radyo ve hoporlörlerden anonslar yapılmış. Duyanlar günler evvelden hastane bahçesinde toplanmışlar. Kadını, erkeği, genci, ihtiyarı büyük bir umutla beklemeye başlamış. 13 milyon nüfuslu Nijer’de sadece bir diş hekimi varmış. Bu kadar insanın birikmesine önce şaşırmıştım ama çok normalmiş. Sonradan öğrendim ki, biz gelmeden insanları dinlemiş, şikayetlerine göre ayırmışlar. ‘Sen haftanın bilmem kaçıncı günü, sen sabah, sen akşam gel” diyerek ellerine sıralarının yazılı olduğu küçük kağıtlar vermişler. Ama anlayan kim? Sıranın gelmesinin de imkanı yok hani. O kadar hastaya o kadar doktor bakabilir mi? Biz zaman zaman poliklinikler arasında gidip gelirken zavallı insanlar ellerindeki kağıtları gösterip bizden medet umarlardı. Ama hangi birini öne alacaksın ki? Ya da hangisine senin derdin diğerinden acil değil diyeceksin? Biz de olsa bu hastaların abartısız yüzde 99’u acillik ve yoğun bakımlık. Tıpta yıllarca teorik olarak anlatılan yüzlerce vakanın aynı anda görülebildiği hasta müzesi adeta. ‘AĞZINI Aǒ DEDİM PARMAĞINI BASTI “Nijerin resmi dili Fransızca. Lakin halk kendi aralarında Songay, Tuareg, Hausa ve Fulani gibi yerel dillerle anlaşıyor. Bize de bu dillere vakıf iki rehber verdiler. Onların aracılığıyla hastalarla irtibat kuruyorduk. Bir kadının dişini çekmiş kanama dolayısıyla ağzına da tampon koymuştuk. Kadın iki gün sonra dişinin ağrıdığını söyleyerek yeniden geldi. Ağzını açtık o tampon ağzında hala duruyordu. Aman Allahım ne koku ne koku! Sanırım rehber yarım saat sonra tamponu çıkarması gerektiğini söylemeyi unutmuş sadece bu mu? Yine bir gün bir kadın hastayı muayene ediyorum. Kağıdı gösterip ağzını açıp kapamasını istedim, anlamadı. Elimle işaret ederek yönlendirmek istedim. Kağıda parmağını sıkıca bastı. Güler misin ağlar mısın? Yanıma gelen rehber kadınla bir şeyler konuştu. Meğerse garibim okuma yazma bilmiyormuş! Bir de sandalyeye oturan bütün dişlerini çektirmenin derdinde. Bir daha diş hekimi ele geçmeyeceği için ağızlarındaki her şeyi aynı anda yapmamızı istiyorlardı. Mesela bir hasta vardı. Sağ tarafından 4 tane çektim, soldakilerini de çekmemi istedi. 4 tane bile fazlaydı, yarın gelmesini isteyince 120 kilometre öteden geldiğini söyleyip “n’olur çek” diye yalvarmaya başladı. Bir başka hasta ise 50 kilometrelik yoldan üstelik yalın ayak gelmişti. Ne acı değil mi? SUYU İÇEMEM ÇÜNKÜ PARAM YOK Hastalara anestezi yaptığımızda kesinlikle gözlerini bile kırpmıyordu anestezinin tutup tutmadığını, o yüzden acı çekip çekmediğini bile anlamıyorduk. Anestezi yaptığımız hastalar ise kenarda biz kapat diyene kadar ağzı açık bekliyordu. Burada olsa sprey sıkmakta güçlük çekiyoruz 817 hasta baktık, maşallah hiçbirinde sıkıntı olmadı. Sadece çocuklar biraz mızmızlanırdı. Onlar da dişçi olduğumuzdan değil beyaz olduğumuzdan. Birbuçuk yaşında bir çocuk gelmişti. İki gözü görmüyor, kulağı duymuyor. Hekim arkadaşlar baktılar, bir gözünde tümör var, yayılmaması için mutlaka alınması lazım. Tabii o şartlarda mümkün değil. İbrahim Ceylan bey ameliyat ve yol parasını karşıladı, yanına da birini verip başkente gönderdiler. İnşallah yavrucak kurtulur. Karnında bebeği ölen bir anne vardı. Çocuk birkaç gün önce ölmüş anne farkında bile değil. Sezaryenle çocuğu aldılar. Çok şükür anne hayata tutundu. İdrar yollarında mesane taşı olan hastaya akşam giderken doktor arkadaşlar su verdiler. ‘Bunu sabaha kadar iç’ dediler. Sabah geldik içmemiş. Niye içmedin ? dedik, ‘benim bu suyu içecek kadar param yok’ dedi. Dikkatimi çeken bir şey ise gelen hastaların yüzde 80’i bayandı. Bayanlarda erken yaşta evlilik, çok hamilelik ki bazılarının 11 çocuğu vardı, ağız daha kötüydü. Belki de erkek nüfusunun kadınların dörtte biri olmasındandır kim bilir? Ablalar, küçük kardeşlerinin üzerine titriyor. AÇ OLSA BİLE!.. Yolda bir şeyler atıştıralım diye mola verdik. Oranın şartlarında mükellef bir sofra kurduk. O esnada koltuk değnekli bir adam yanımıza geldi. Biz de gayri ihtiyari bir parça ekmeği koparıp kendisine uzattık. Yanında üç beş çocuk vardı. O ekmeği hepsine ayrı ayrı bölüştürdü, elinde kalan son lokmayı ise kendisi yedi. Açlığına rağmen bencillik yapmayan o adamın durumundan ne kadar etkilendim anlatamam. Şule Arvas, Nijer’den birbirinden ilginç gözlem ve anılarla döndü... ZÜRAFAYI ÜRKÜTTÜN PARASI! Aklımıza gelen her türlü aşıyı gitmeden önce olduk. Hele bir de hekim olunca daha da titiz davranmam gerek. Hepatit A, B,C , menenjit, sarı humma, tifo, difteri. bütün aşılar tamam. Ama gel gelelim sıtma çok yaygındı. 15 arkadaşın testleri pozitif çıktı. Hatta testleri yapan Nijerli arkadaş piyango çeker gibi her günü birimize pozitif diyordu. Neyse ki yanılmış. Genelde gizli yiyip içiyorduk. Çünkü insanların bizi görmesi çok uygun değildi. O kadar fakirin arasında biz de rahat edemezdik. Hatta kaldığımız evin duvarları bile yüksek tutulmuştu. Akşamları ise başka bir âlem. Kaldığımız yerde dev kertenkele ile çekirge istilası olurdu. Akşamları çekirgeler kamikazeler gibi olurdu. Tuvalette banyoda yüzlerce çekirge. Hele dev kertenkeleler tavanlarda şınav çeker gibi yürür çoğu kere yemeklerimizi çalarlardı. Sinirlendiğimiz şeyler de olmadı değil, neticede biz de insanız. Dönüş yolunda yolda gördüğümüz Zürafaları fotoğraflamak istedik. Etrafımıza toplanan halktan bazıları, “hayvanları ürküttünüz, polis çağıracağız” diyerek bize engel oldu. O sıcakta hem de aracın içinde saatlerce polis bekledik. “Fotoğraf çekmişsiniz para vermeniz gerekiyor” dediler. Doktor olduğumuzu söyleyince bizi saldılar. Şimdi bakıyorum da biz ne için gitmişiz onlar ne yapıyor? Bunlara bakıp diğerlerini yok mu sayacağız ne mümkün? Oradayken herkes birbirine “Aralıkta gelir misin?” diye soruyordu. Herkes çekinerek soruyordu. Ama herkes ‘muhtemelen’ diye yarım cevap veriyordu. Döndükten sonra ekiptekilerin fikirleri değişti. Tabii benim de. İyi ki gitmişim. Nijer’de açlık ve yoksulluktan en çok çocuklar etkileniyor. Nijer Yardım Grubunun Başkanı İbrahim Ceylan Türk doktorlar, 20 bin hastanın duasını aldı 36 kişilik Türk ekibi, Afrika’nın en yoksul ülkesi olan Nijer’de çok sayıda hastaya sağlık hizmeti verdi. Nijer Yardım Grubunun Başkanı İbrahim Ceylan, dünyanın en fakir ülkesi olan Nijer’de 300 bin kişiye 1 doktorun düştüğünü kaydetti. Ceylan şu bilgileri verdi: “Dahiliye polikliniğinde 562 hasta muayene edilirken bu hastalardan 120’sine aneztezi altında cerrahi operasyon yapıldı. Kulak burun boğaz servisinde muayenesi yapılan 1586 hastanın 440’ına müdahale edildi. Diş rahatsızlığı olan 619 hastaya poliklinik hizmeti verilirken, 817 diş çekimi yapıldı. Nijer’deki en önemli sağlık problemlerinden biri olan göz rahatsızlıkları ile ilgili olarak da 987 hastanın muayenesi yapılırken, bu hastaların 293’üne katarakt ameliyatı yapılarak görme yeteneklerine yeniden kavuşmaları sağlandı. Toplamda 5424 tıbbi müdahalenin gerçekleştirildiği Gönüllüler 9. Nijer Seyahatinde , ayrıca 275 aileye toplam 825 keçi yardımı yapıldı.” Organizasyona TİKA’nın (Başbakanlık Başbakanlık Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı) desteğinin yanı sıra, Dosteli, Adana Dosteller, Ben Ötesi, Kutup Yıldızı, İhyader gibi kuruluşların da bizzat bu organizasyona katılarak katkıda bulunduklarını belirten Ceylan, bugüne kadar yapılan ilk 9 seyahatte 20 bin hastaya müdahale, 35 bin kişiye keçi yardımı yapıldığını, açılan kuyularla 35 bin insana temiz su içme imkânı sağlandığını sözlerine ekledi. Yılda iki kez düzenlenen bu organizasyonun daha sık ve geniş çerçevede yapılması için BİSEG (Bir insan Dünyaya Bedeldir Sağlık ve Eğitim Köyleri Gönüllüleri Derneği) tarafından Türk Köyü projesinin hayata geçirilmesi için de çalışmalar sürdürülüyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 94831
    % -0.62
  • 5.776
    % -0.25
  • 6.5746
    % -0.08
  • 7.3372
    % -0.24
  • 262.412
    % -1.06
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT