BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hanımağa doğru söylüyor

Hanımağa doğru söylüyor

Güler Sabancı, dağda ölenler de bizim çocuklarımız, çocukları dağda ölen aileler de bizim ailelerimiz, dedi. Böyle bir cümle tabii ki ilk defa dile gelmiyor. Fakat bunun Türkiye’nin en büyük şirketlerinden birinin başında olan bir tepe yönetici tarafından telaffuz edilmesi ayrıca değerli.



Güler Sabancı, dağda ölenler de bizim çocuklarımız, çocukları dağda ölen aileler de bizim ailelerimiz, dedi. Böyle bir cümle tabii ki ilk defa dile gelmiyor. Fakat bunun Türkiye’nin en büyük şirketlerinden birinin başında olan bir tepe yönetici tarafından telaffuz edilmesi ayrıca değerli. Yoksa bizzat biz burada ‘iki taraf da ölüsünü şehit sayıyor’ diye bir tenakuza dikkat çekmiştik. Hadise çok basittir: Düşman, bu yurda ırk üzerinden fitne sokmuştur. Bu fitne kıvılcımı önce aleve, sonra orman yangınına döndü. İhmal edilmiş, hor görülmüş Kürt’ü alıp onun üzerinden bu topraklara ihanet tezgâhları kurdular. Bütün mesele bu oyunu bozmakta. Defalarca yazdık. Biz, daha imparatorluk coğrafyasının kaybını hazmedemedik ki bir bölgemizin elden çıkışına razı olalım. Her şeye rağmen şefkat en iyi çaredir. Örgütün elinden tabanı almak lazım. Hâlâ vakit geçmiş değil. Bazı sorumsuzlar, Kürt anaları askere evlat vermesin diye onları kışkırtmaya da başladılar. Bu noktada Hanımağa’nın dedikleri anlam kazanıyor. Bunu her şeye rağmen, bütün acılara rağmen dalga dalga büyütmek lazım. Mahsun Kırmızıgül’ün. Güneş’i Gördüm filmi bu kavgayı analar bitirecek diye son buluyor. Ana unsurunu güçlü şekilde devreye sokmak lazım. Bir Tv , Güler Sabancı ile evlatlarını kaybetmiş iki Türk, iki Kürt anasını ekrana çıkartsın. Hatta yaparsa Hanımağa programı icra etsin. O analar, Hanımağa, iç barış için, çocukların dağdan inmesi için, sağduyu için, silahların susması için, iktidar-muhalefet ittifakı için çağrı yapsınlar. Yüreklerini, çığlıklarını, akıllarını ortaya koysunlar. Bu silahların susması, bu kanın durması lazım. Kürt kardeşlerimiz bilsin ki hiçbir Türk, hiçbir gün onları ayrı ve öteki görmedi. Ne var ki gerçek böyle de olsa olay çok büyümüştür. İsrail’in örgütü bugün dünden daha çok eğitmediğini kim söyleyebilir? Yarın malum terör örgütü, Kandil çevresinde veya sürgünde hükümet ilan etse İsrail’in onu tanımayacağını kim iddia edebilir? Bu yönde telkinler olmadığı ne malum? Bugün eminiz ki Hanımağa’ya çok hakaret telefon ve maili gitmiştir. Sakıp Ağa da ‘90’larda çözüme dair rapor hazırlattığında az kalsın vatan haini ilan edilecekti. O günlerde basiretle bakılsaydı, bugün bu çocuklar gencecik yaşta ölmezdi. Kim ne düşünüyorsa söylesin. Kim ne biliyorsa yazsın. Yoksa daha çok terörist çoban zannedilip vurulmayacak, daha çok köylü de terörist zannedilip vurulacaktır. Askerî tedbirler alınsın. Asker profesyonelleşsin. Ekonomik tedbirler ihmal edilmesin. Ama mutlaka anaların kalbine dönük, onların iradesini hakim kılacak tedbirler de alınsın. Analar, oğullarını askere değil dağa göndermesin. Oğlunu eylemlerden ite kaka söküp alan yürekli analar çoğalsın. Bir anayı en iyi diğer ana anlar.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 94831
    % -0.62
  • 5.776
    % -0.25
  • 6.5746
    % -0.08
  • 7.3372
    % -0.24
  • 262.412
    % -1.06
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT