BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkiye-İsrail

Türkiye-İsrail

Çok barışçı bir Türkiye ile saldırgan politikanın şampiyonu İsrail’in, müttefik ilişkilerine dönebilmeleri, zaman alacaktır. Gazze kuşatması kalkacak ama, çok daha büyük bir sorun olan Doğu Kudüs (Harem-i Şerîf) konusu olanca ağırlığı ile ortadadır. Kaldı ki İsrail, Türkiye’nin korsanlık dolayısıyle oluşan taleplerini savsaklayacaktır. Üstelik Türkiye artık eskisi gibi İsrail’i, Orta Doğu’da denge devleti olarak görmüyor. Bu hususu ilk defa ben açıklıyorum. Artık Ankara, İsrail’in tezlerine açıkça karşı çıkmakta serbest kalmıştır. Ancak ABD faktörü dolayısıyle İsrail’le gene dostluk şartlarını arayacaktır.



Çok barışçı bir Türkiye ile saldırgan politikanın şampiyonu İsrail’in, müttefik ilişkilerine dönebilmeleri, zaman alacaktır. Gazze kuşatması kalkacak ama, çok daha büyük bir sorun olan Doğu Kudüs (Harem-i Şerîf) konusu olanca ağırlığı ile ortadadır. Kaldı ki İsrail, Türkiye’nin korsanlık dolayısıyle oluşan taleplerini savsaklayacaktır. Üstelik Türkiye artık eskisi gibi İsrail’i, Orta Doğu’da denge devleti olarak görmüyor. Bu hususu ilk defa ben açıklıyorum. Artık Ankara, İsrail’in tezlerine açıkça karşı çıkmakta serbest kalmıştır. Ancak ABD faktörü dolayısıyle İsrail’le gene dostluk şartlarını arayacaktır. Şöyle: Irak’ta General Saddam ve Suriye’de General Hafîzu’l-Esed, Türk düşmanlığı vazgeçilemez ilkesini savunan Baas ideolojisi ile, Türkiye’nin karşısında idiler. Fırat ve Dicle’de, Anadolu topraklarında hak iddia ediyorlardı. Bunu, İsrail tehlikesinden kurtulur kurtulmaz tamamen gerçekleştirmeye girişeceklerdi. Zaten Filistin kökenli gerillalar Türkiye’yi kana bulamışlardı. GAP’ı engellemek için Suriye, PKK’yı kurdurmuştu. Şimdi Saddâm belâsı ortadan kalktı. Suriye’de Baas rejimi de silikleşti. Türkiye düşmanlığından samimiyetle vazgeçildiğini bile söyleyebilirim. Bu hususta Erdoğan’ın kararlı girişim politikası zoru alt ederek başarı kazandı. Zira Suriye’de, Demirel ve Özal gibi en büyük çapta devlet adamlarımızın barış elini sıkmayan çok katı bir rejim hüküm sürmüştü. Artık, İsrail tehlikesi olmasa bile, Suriye ile Irak’ın, Türkiye’yi karıştırmak gibi bir politikaları yoktur. Hiç değilse bugün için böyledir. 8 yıl süren İran-Irak savaşında bu iki devletin, ordularının ön saflarına öldürülmek üzere sürdükleri Türkmen asıllı birlikleri ile Türk nüfusunu doğramak politikaları sona erdi. Irak’ta Baas milliyetçiliğinin yerini İran’ın Câferî rejimine yakınlık aldı. İran’a gelince, milyonlarca rejim muhalifi elit bir İranlı zümre, bütün dünyaya dağıldı. Humeynî rejimine ateş püskürüyor. Şartları bu derecede değişken ve kaypak bir düzeyde (Osm.sath-ı mâil) politika yapan Türkiye, çok uyanık bulunmalıdır. Aman bir yanlış yapmayalım.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT