BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şimdi de sumocular

Şimdi de sumocular

Kırkpınar’dan döndük, herkesin dilinde sumocular. “Halil Bey, bu sumocuların Selimiye önünde çıplak vaziyette gösteri yapmasına ne diyorsun? O kıyafetle ermeydanına çıkmalarına nasıl müsaade ettiniz? Koca Yusufların kemiklerini sızlattınız” sitemleri... “Sen de sumocularla güreştin mi?” takılmaları. Bu mevzuya hiç bulaşmayayım dedim ama bu kadar sataşmadan sonra bir şeyler yazmam kaçınılmaz oldu. Baştan söyleyeyelim, sumocularla güreşmedim.



Halil Delice halil.delice@tg.com.tr Kırkpınar’dan döndük, herkesin dilinde sumocular. “Halil Bey, bu sumocuların Selimiye önünde çıplak vaziyette gösteri yapmasına ne diyorsun? O kıyafetle ermeydanına çıkmalarına nasıl müsaade ettiniz? Koca Yusufların kemiklerini sızlattınız” sitemleri... “Sen de sumocularla güreştin mi?” takılmaları. Bu mevzuya hiç bulaşmayayım dedim ama bu kadar sataşmadan sonra bir şeyler yazmam kaçınılmaz oldu. Baştan söyleyeyelim, sumocularla güreşmedim. Bu ne akıl almaz iştir? Asaletin, nezaketin, iffetin, cesaretin, fedakarlığın ve faziletin temsil edildiği Kırkpınar ismi kimlerle yan yana geliyor, hangi isimler sebebiyle hatırlanıyor! Medya sağ olsun; Kırkpınar hep geyler, kazık oyunu, yağlı güreşin “itiş kakış olduğu”, Yunanlılardan gelip gelmediği tartışmaları, ağaların parasal ilişkileri, bilmem kimlerin ağa olup olamayacağı, güreşçilerin kavgaları, cinayet, kız kaçırmalar ve doping olaylarıyla gündeme geldi. Şimdi de sumo güreşçileri... Yukarıda saydıklarımızla kıyas edildiğinde en masumu herhalde sumo güreşçileri. Neticede sumo, tarihi ve geleneksel bir Japon sporu. Güreşler çok kısa sürüyor. Buna rağmen Japonlar sumoyu dünyada tanınan bir spor haline getirmeyi başardılar. Kırkpınar için bir şeyler yapmaya çalışanlar ne hikmetse hep sumoyu örnek verdiler. Onun da geleneksel spor olmasına rağmen dünyada meşhur olması, bu işi yapanların çok kazanması bunda önemli bir sebepti. Önce Ahmet Taşçı Japonya’ya gitti, sumo güreşi turnuvasına katıldı ve kategorisinde üçüncü oldu. Taşçı‘nın Japonya seferinden sonra Kırkpınar’ı tanıtma sevdasında olanlar senelerce “Sumocular geliyor” diye kamuoyunu meşgul ettiler. Nihayet sumocular bu sene geldi, hem de içlerinde biri dünya şampiyonuydu. Önce geçit töreninde, Edirne caddelerinde boy gösterdiler, bütün medya peşlerinde olduğu halde. Akşam Selimiye Camisi önünde kendi aralarında gösteri güreşi yaptılar. Cumartesi günü de dünya şampiyonu 150 kiloluk Akuno Mina, Ahmet Taşçı ile Kırkpınar Ermeydanına çıktı ve beş dakikalık gösteri güreşi yaptı. Yani beş dakikada işi bitirdiler ancak gürültüsü hâlâ devam ediyor. Sumo, Japonların geleneksel güreşi. Kıyafetleri onlar için normal. Ama bizim en liberalimiz bile o kıyafetleri yadırgadı, özellikle de Selimiye Camii önünde ve Ermeydanında... Tanıtım hususunda Japonlardan öğreneceğimiz çok şey var, ancak güreşçileri bu vaziyette ermeydanına çıkararak değil. Yıllardır Kırkpınar’ı gündeme getireceğiz diyenler başarılı oldular, Kırkpınar’ı gündeme getirdiler ama ne ile? Bu haberleri yapanların ve bu haberlere konu olanların Kırkpınar’ı tanıtma diye bir dertlerinin olduğunu sanmıyorum. Olsa olsa insanımızı Kırkpınar’dan soğutmak, onu yok etmek gayeleri vardır. Kırkpınar’ı tanıtmakta samimi olsak oraya yabancı basın mensuplarını yığarız. Misafir ettikten sonra niçin gelmesinler? Peşrevin yedi lisanda belgeselini çeker, elini toprağa değdirmenin, rakibinin topuğuna ellemenin, sırtını sıvazlamanın, çırpınmanın, ok, kurt ve atı, Türk’ün Türkistan’dan Avrupa’ya akışını temsil ettiğini anlatır ve Batılıların aklını başından alırız. Yeter ki maksat üzüm yemek olsun. Ne olur bırakın Kırkpınar’ı tanıtmayın, onu kendi haline bırakın!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95360
    % 1.18
  • 5.7591
    % -1.28
  • 6.5122
    % -0.49
  • 7.3115
    % -0.12
  • 256.785
    % 1.39
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT