BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Alâüddevle Semnânî

Alâüddevle Semnânî

Bir gün, Alâüddevle Semnânî hazretlerine; “Evliyânın rûhâniyetinden istifâde edebilmek için, mezarına gidip ziyâret etmeye lüzum var mıdır?” diye sordular...



Alâüddevle Ahmed bin Muhammed Semnânî hazretleri, Tefsîr, kırâat, hadîs, fıkıh ve tasavvuf âlimi ve Horasan’da yetişen velîlerin meşhurlarındandır. 1261 (H.659) senesi Zilhicce ayında Horasan’da Semnân şehrinde doğdu. 1336 (H.736) senesi Receb ayının 22. Cumâ gecesi vefât etti. Sûfiâbâd şehrinde medfundur. Zehebî hazretleri diyor ki: “NASİHATLERİ ÇOK TESİRLİYDİ” “Alâüddevle Semnânî, çok yüksek bir âlim idi. Birçok ilimleri kendisinde toplamıştı. Çok Kur’ân-ı kerîm okurdu. Vakûr ve heybetli idi. İnsanlara söylediği sözler çok tesirli olurdu. Görünüşü huy ve davranışları ile tabîatından asâlet sâhibi bir zât olduğu belliydi. Nefsine başkalarını tercih eden isâr sâhibi idi. Kazandığının hepsini fakirlere sadaka veren iyilikleri çok bir zât idi.” Alâüddevle Semnânî hazretlerine; “Evliyânın rûhâniyetinden istifâde edebilmek için, mezarına gidip ziyâret etmeye lüzum var mıdır? Nerede olursa olsun, bir velînin rûhuna teveccüh olunursa, rûhu orada hâzır olmaz mı?” diye sordular. Cevâbında; “Kabir başına gitmenin çok faydası vardır. Evliyâyı ziyârete giden kimse, yolda hep onu düşünür, ona teveccühü her adımda artar, mezarı başına gelip toprağını görünce, hep onunla meşgûl olur. Teveccühü arttıkça, ondan istifâdesi artar. Evet, rûhlar için bir mâni, perde yoktur. Onlar, hatırlandığı her yerde hâzır olurlar. Fakat dünyâda iken, yıllarca, beraber bulunduğu beden o topraktadır. Onun için rûhun bu toprağa uğraması, nazarı ve bağlılığı, başka yerlere olandan daha çoktur.” Alâüddevle Semnânî buyurdu ki: “Eğer bir kimse, boş oturur, hiçbir iş yapmaz, bu yaptığına da, ‘Zühd, dünyâyı terk etmek’ adını koyarsa, onun yaptığı şeytana tâbi olmaktan başka bir şey değildir. Hiçbir faydalı iş yapmayarak, ömrünü boşa harcayandan daha hayırsız bir kimse yoktur.” LOKMA, GAFLETLE YENİLİRSE!.. “İnsan vücûdunda amellerin tohumu, yenilen lokmadır. Bir kimse lokmayı gaflet içinde yerse, lokma helâlden de olsa, insanların ondan fayda görmesi mümkün değildir.” “Tasavvuf; Resûlullah efendimizin sünnet-i seniyyesine uymak, fazla konuşmayı, fazla yemeyi ve fazla uykuyu terk etmektir.” Alâüddevle Ahmed bin Muhammed Semnânî hazretleri vefatından evvel buyurdu ki: “Daima tövbe ediniz. Tövbe; geçmişte yapılan günâh ve hatâya pişmân olmak ve onu, ondan sonra terk etmektir.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT