BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Aile hoşgörü ve şefkat ortamıdır

Aile hoşgörü ve şefkat ortamıdır

Genellikle anlaştığımız kişileri iyi, anlaşamadıklarımızı da kötü olarak değerlendirme eğilimi içinde olabiliyoruz. Bu durum haksızlığa uğramışlık duygusunu yoğun yaşamamıza sebep oluyor.



BU HAFTAKİ KONUĞUMUZ KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ YRD. DOÇ. DR. PSİKOLOG F. ŞULE KAYA: Aile hoşgörü ve şefkat ortamıdır İYİ-KÖTÜ DEĞERLENDİRMESİ Genellikle anlaştığımız kişileri iyi, anlaşamadıklarımızı da kötü olarak değerlendirme eğilimi içinde olabiliyoruz. Bu durum haksızlığa uğramışlık duygusunu yoğun yaşamamıza sebep oluyor. İLTİFATTA BONKÖR OLUN Eşlerin ayrılma noktasına gelmemeleri için onlara, eleştiriye açık olmayı ama acımasız eleştiride bulunmamayı öneririm. Ayrıca eleştiride cimri, iltifatta bonkör olmalarını tavsiye ederim. SUNUŞ “Yaşadığımız bu dönem ile eskiyi kıyaslamaya başladık mı, biz de yaşlanıyoruz ya da yaşlanmak istemeyenler için yaş alıyoruz demektir.” Bu cümleyi neden kurdum? Çünkü çevremize bakıyoruz sanki aile ve bir aradalık kavramı değişiyor gibi. Son istatistiklere göre evlilikler eskiden daha uzun süreli iken şimdi ayrılık sözleri daha kolay söyleniyor, dolayısıyla boşanmalar artıyor, çocuklar arada kalıyor; şiddet, telaffuzu bile zor bir kelime iken artık televizyon ve 3. sayfa haberleriyle maalesef kulağımıza aşina bir sözcük haline geliyor. Eskiyi arar olduk kısacası, ya da yaş alıyoruz! Peki ne değişti? Nerede yanlış yapıyoruz? Çocukluk , gençlik, evlilik ve ebeveyn olma derken atladığımız ne var hayatımızda? Biz sorduk, Psikolog Yrd. Doç. Dr. F. Şule Kaya cevapladı. Fiziksel sağlımızın yanında ruh sağlımızın da ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlamış olduk. Fiziksel ve ruhsal bol sağlıklar hepimize... G. K. Z. Eskiden psikolog ya da psikiyatra gidilmez, gidilse de gizlenirdi. Şimdi neredeyse herkesin gitmesi gerekiyor, zaman değişti gibi cümleler duyuyoruz. Gerçekten herkesin bir psikoloğa gidip hayatını daha doğru yaşama ve günümüz stresleri ile daha iyi mücadele etme melekelerini geliştirmeye ihtiyacı var mı? Eskiden çocuğumuzla, eşimizle, insanlarla yaşanan problemler sineye çekilirdi. Günümüzde bilimsel yaklaşımlardan hareketle hayatlarını olumlu yönde geliştirmeye çalışıyorlar. Daha iyi çocuk yetiştirmek, iyi anlaşan uyumlu bireyler olmak konusunda ilişkilerini şansa bırakmak istemiyorlar. Burada özellikle uzman kişilere danışılmasının altını çizmenin önemini vurgulamak istiyorum. Herkese danışmak kafamızı daha da fazla karıştırabilir. ELEŞTİRMEDEN TANIMA...Grup terapisi nedir? 8 ila 12 kişinin uzman rehberliğinde kendisini ve başkalarını doğru tanıma ve değerlendirme sürecidir. Sizinle ilgili hem grup üyeleri, hem de uzman görüş bildirmektedir. Problemlerimize, kendimize, başkalarına farklı açılardan bakabilmeyi öğrenmekteyiz. Boşanma aşamasında size gelen çiftlerde durum değişiyor mu? Hayatlarında onların fark edemediği neleri fark ettiriyorsunuz? Kendilerini ve eşlerini yargılamayıp, eleştirmeden, tanımasına yardımcı oluyoruz. Genellikle anlaştığımız kişileri iyi, anlaşamadıklarımızı kötü olarak değerlendirme eğilimi içinde olabiliyoruz. Bu durum haksızlığa uğramışlık duygusunu yoğun yaşamamıza sebep oluyor. Bu süreçte en azından kendimize ve eşimize öfkemiz azalıyor. Evli çiftlere bu aşamaya gelmemeleri için ne önerirsiniz? Eleştiriye açık olmayı ama acımasız eleştiride bulunmamayı öneririm. Ayrıca eleştiride cimri, iltifatta bonkör olmalarını tavsiye ederim. Ailenin şefkat ve hoşgörü ortamı olduğunu unutmamak gerekiyor. BOŞANMANIN ÇOCUĞA ETKİSİ Çocuklar boşanmadan en çok etkilenenler oluyor. Çocuk sahibi olunca sizce bir defa daha düşünülmeli mi? Ayrılık her durumda olumsuz etkiler bırakıyor. Çocukların da olumsuz etkilediği çok açık. Fakat huzursuz, tatışmalı ortamlar çocukları daha da olumsuz etkiyor. Uzmanlar desteği ile en az zararla sonlandırılacak yol beraber bulunmalıdır. Aile kavramı Türkiye’nin en güçlü değerlerinden. Aile kavramımızda toplum genelinde sizce değişim oluyor mu? Ne yönde oluyor? Eskiden geniş aile daha önemliydi şimdi çekirdek aile ön plana çıktı eskiden öncelik; kayın valide, kayın pederde iken şimdi çocukların eğitimi en önemli nokta oldu. Eşler, özellikle kadınlar ailesi ile daha fazla şey yaşamak, paylaşmak istiyorlar. Kadın ve erkek aynı zamanda hayatlarını yaşamak istiyorlar, gelenekler ve çocuklar için daha fazla fedakârlık konusunda çok istekli değiller. Toplum içi şiddet neredeyse hepimizi korkutan düzeye ulaşıyor. Bilinçlendirme kampanyaları ile bu durumda azalma görüldü mü? Fiziksel şiddetin azaldığını söyleyebiliriz. Fakat duygusal şiddet daha yoğunlaştı diye düşünüyorum. Diğer taraftan duygusal şiddet, fiziksel şiddetten daha zararlı. Seni sevmeyeceğim, terk edeceğim demek dövmekten daha zararlı. Psikolojimizi sağlam tutmak adına bize önereceğiniz altın kurallar var mı? Kendinizi tanımak için çabalayın, size iyi gelecek şeyleri tespit edin, insanlara iyilik yapın, güzel sözler söyleyin. TAKDİR ETMEK DAHA ETKİLİDİR Evlilik, çocuk, eş olma, ebeveyn olma, yönetici ve çalışan olma... Bu sözcüklerin karşılığını size göre nasıl davranırsak doğru doldurmuş oluruz? Cevabı her biri için ayrı olacaktır. Ama ortak paydada anlaşılmayı beklemektense, anlamaya çalışmak daha faydalı olacaktır, takdir edilmeyi beklemektense takdir etmek daha etkilidir. Evlilik: Sorumluluk bilincine sahip olmak ve eşlerin karşılıklı olarak birbirlerinin duygularını anlamaya çalışmak Çocuk: Eğitimine önem vermek. Olumlu özelliklerini olumsuz özelliklerden daha çok belirtmek, pahalı hediye almak yerine çocukla zaman geçirmek. Eş olma: Şartlar ne olursa olsun birbirlerini derinden yaralayacak söz ve davranıştan uzak olma, saygıyı asla yitirmeme. Yönetici: Objektif olma ve çalışanlarına duygularıyla değil yaptığı işle değerlendirme. Çalışan: Kendi istekleri kadar yönetici şartlarını da dikkate alabilir olan. Kendi ağzından Şule Kaya Çalışma hayatımda Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümünde yaklaşık 10 yıl süre ile bulundum. Bu süre boyunca pedagojik formasyon dersleri verdim. Kırklareli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünde Yardımcı Doçent olarak çalışmaktayım. Yüksek lisans çalışmasında Ermeni Grubunun içeriden ve dışarıdan nasıl algılandığını inceledim. Ayrıca gizli karşılaştırma bilgisi verildiği durumda algılarının nasıl farklılaştığını tanımlayan bir çalışma yaptım. Doktora çalışmamda, İstanbul Yahudilerinin kimlik algısını araştırmış ve kendilerini aile, din, sosyal hayat, meslek, cinsiyet ve yaş gruplarında nasıl tanımladığını inceledim. Çalışmam alan araştırması ile incelendi, kullandığım metod ve bu konuda Türkiye’de yapılan ilk uygulamalı çalışma olması açısından orjinaldir. Amacımız hayat kalitesine katkı Psikolog ve psikiyatr arasında ne fark vardır? Psikiyatristler Tıp Fakültelerinden mezundur ve ruhsal hastalıkların teşhisinin konulması ve tedavisinde uzman kişilerdir. Psikologlar Edebiyat Fakültesi mezunudur ve normal insanların yaşadığı çatışmalarda kendilerini, başkalarını tanımaları ve başarılı olmaları konusunda destek olur. Ailem Psikolojik Danışmanlık merkeziniz hangi alanlarda hizmet veriyor? 2003 tarihinden itibaren Bahçeşehir Bölgesinde Psikiyatristi, Çocuk Psikoloğu, Çift Danışmanları ile hizmet vermektedir. Ayrıca Grup Terapileri de yapılmaktadır. Kişi kendi düzeni içinde yaşadığı durumu net göremez. Sizin için, kişinin ruh halinin aynaya yansıtılması, ruhunun aynaya bakmasını sağlayıcı diyebilir miyiz? Uzman eşliğinde kendimizi değerlendirmek, farkındalığımız, başarımız ve hayat kalitemiz anlamında birçok katkı sağlamaktadır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT