BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > kadınlar&erkekler

kadınlar&erkekler

Süpermarkette kasada çalışan sarışın kız kat amirinden, “Çok kötü görünüyorum gidip kendime çekidüzen vermeliyim” diye izin istemiş...



Süpermarkette kasada çalışan sarışın kız kat amirinden, “Çok kötü görünüyorum gidip kendime çekidüzen vermeliyim” diye izin istemiş... “Saçmalama” demiş amiri, “Çok güzel gözüküyorsun..” “Hayır biliyorum” demiş sarışın, “-Erkek müşteriler paralarının üstünü saymaya başladılar...” bizimkiler Yeni bir makine alacak olan Ali, eski makinesini satacak... Sirkeci’ye giden Ziya’ya vermiş makineyi, “Bin liradan aç kapıyı, 700’e kadar düşersin” demiş... Ziya gitmiş Sirkeci’ye birkaç dükkân gezdikten sonra Ali’yi aramış... Yalnız dükkan sahibi de konuşmayı duysun diye telefonun sesini dışarı vermiş, Ali’nin bundan haberi yok... İşte konuşma; -Ali... Kenan Bey’e geldim ben... Makineyi inceledi, en fazla 800 verebilirim diyor... “-Ooo süper... Tamam... Kitle gitsin...” temel’in yeri Temel Alman ve Amerikalı arkadaşlarına İstanbul’u gezdiriyormuş... Alman demiş ki; “-Yahu şu İstanbul denilen şehre bakın... Sokakları sokak değil, yolları yol değil...” Amerikalı lafını kesmiş; “-Sizin meşhur Almanya’nızı da gördük... Siz asıl Amerika’ya gelmelisiniz...” İstanbul’un tamamı görünen bir tepeye geldiklerinde Alman yine başlamış; “-Şu İstabul’a bir bakın... Ne evleri ev, ne binaları bina...” Amerikalı; “-Sanki sizin Almanya’nın evleri ev mi?... Bizim Amerika’da 100 kat, 200 katlı binalar var...” Temel iyice gerilmiş... “Ula atmayın” demiş; “-Sanki 200 katlı binalarınız çok mu yüksek?... Ben köyde bir ev yaptırdım... Çatıyı yapan usta on sene önce çatıdan düştü, hâlâ yere inmedi...” bir film diyaloğu “-Babamın evinde bir kum saati vardı. Kumun akmasını sağlayan ara geçiş o kadar dardı ki, önceleri yukarıdaki kum seviyesinin değiştiğini pek anlayamazdınız. Bizim gözlerimiz kumun aktığını ancak sonunda görüyor ve o âna kadar düşünmek bile istemiyoruz. Ta ki düşünmek için bile vakit kalmayıncaya kadar...” (...Death in Venice filminden) hayata dair Heyecan ve duygularınızı kontrol altında tutmalısınız... Örneğin, kızdığınız zaman tansiyonunuz altı derece artar... Bunun kalbiniz üzerindeki zararlı baskısını bir düşünün... Bir kimseyi hatasından dolayı suçladığınız zaman da o insanın kalbi üzerinde büyük bir baskı yapmış olursunuz... Bir problem yüzünden sinirlenir veya kızmaya başlarsanız hemen bu problemi kafanızdan atıp gevşemeye bakın... Bu sayede iç huzursuzluğunuzu ortadan kaldırırsınız... Kalbimiz; duygularını kontrol edebilen, neşeli ve huzurlu insanlardan hoşlanır... (...Charles M.Cooper) söz der ki “-Hayal balonunun sizi ne kadar yükseğe çıkarmasına izin verirseniz; düşüşünüz o kadar sert olacaktır...” (...Kendinden vazgeçip, çıraklarına ettirdiği müthiş S.Ö.Z.leri) tuzaktan kumanda (...FLASH / Rüyanız Hayrolsun) TELEFONDAKİ BAYAN: İyi geceler Emine Hanım.. EMİNE HANIM: İsmin nedir hayatım? TELEFONDAKİ BAYAN: Gülşen... EMİNE HANIM: Rüyanız hayrolsun diyorum, dinliyorum seni Gülşen... TELEFONDAKİ BAYAN: Benim rüyam çok kısa... Rüyamda ağaçtan kiraz topluyordum... Bu kadar... EMİNE HANIM: Evli bekâr?... TELEFONDAKİ BAYAN: Bekârım.. TELEFONDAKİ BAYAN: Yakın bir zamanda evlilik teklifi alacaksın... Ve de maddi manevi rahatlayacağın bir dönem yaşayacaksın Gülşen.. İğnelik Kibrit kutusu: (Hımm! Anladım; relaks, relaks... ) > MORGDA RANDEVU Sevgili dostum şâir-öğretmen Ramazan Çetin (Konya), bugünlerde tatlı bir telâş içinde. Kendisi gibi öğretmen olan oğlu Salih‘i evlendiriyor. Allah mesut bahtiyar eylesin... Bugün size, nüktedanlığıyla tanınan Ramazan Çetin’den bir anekdot: Ramazan Hocayla, çarşıda karşılaştığı bir tanıdığı selamlaşıp ayaküstü hâl hatır soruştuktan sonra, vedalaşırken aralarında şöyle bir konuşma geçer: “-Hocam, falan hastanede çalışıyorum, yolunuz düşerse mutlaka beklerim.” “-Elbette, hastanenin hangi bölümünde görevlisin?” “-Morgda!” “-Morgda mı? Allah yolumu düşürmesin!..” PİTBULL DEHŞETİ Bu da Ramazan Abinin, Bir Demet Fıkra isimli kitabından: Şehre ilk defa inen bir köylü, sokakta köpeklerin saldırısına uğrar. Âni bir refleksle, köpeklere fırlatmak için yerde gördüğü kaldırım taşlarına sarılan köylü; taşları yerinden oynatamayınca, söylenir: “-Bu ne acâip memleket böyle; taşları bağlamış, köpekleri salıvermişler!..” Sefa Koyuncu sefa.koyuncu@tg.com.tr
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 94158
    % -0.09
  • 5.7769
    % -0.98
  • 6.5197
    % -0.37
  • 7.3415
    % 0.29
  • 257.508
    % 1.67
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT