BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kılıçdaroğlu boş mu konuşuyor?

Kılıçdaroğlu boş mu konuşuyor?

1 Haziran 2010 tarihinde kaleme aldığım “Gandi Kemal ne yapar?” başlıklı makalemde, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisini iktidar alternatifi yapmak istiyorsa; neler yapması gerektiğini sıralamış ve şöyle bir tespitte bulunmuştum: “CHP ‘laiklik’ kavramına sahip çıkma gayretine kendini fazla kaptırdı ve hep ‘din düşmanı’ parti olarak anıldı halk nezdinde. 1950’den beri CHP’nin karşısına çıkan partiler de haliyle ‘din dostu’ oluverdi. CHP rakibinin ekmeğine yağ sürdü yani. CHP’nin oy potansiyelini arttırmak istiyorsa, Gandi Kemal’in mutlaka bu imajı değiştirmesi gerekiyor. ‘Başörtüsü’ ve ‘İHL’ meselesinde bir acarlık yapıp AK Parti’den daha ileri bir adım atıverse, siler mesela üzerindeki bu kara lekeyi.”



1 Haziran 2010 tarihinde kaleme aldığım “Gandi Kemal ne yapar?” başlıklı makalemde, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisini iktidar alternatifi yapmak istiyorsa; neler yapması gerektiğini sıralamış ve şöyle bir tespitte bulunmuştum: “CHP ‘laiklik’ kavramına sahip çıkma gayretine kendini fazla kaptırdı ve hep ‘din düşmanı’ parti olarak anıldı halk nezdinde. 1950’den beri CHP’nin karşısına çıkan partiler de haliyle ‘din dostu’ oluverdi. CHP rakibinin ekmeğine yağ sürdü yani. CHP’nin oy potansiyelini arttırmak istiyorsa, Gandi Kemal’in mutlaka bu imajı değiştirmesi gerekiyor. ‘Başörtüsü’ ve ‘İHL’ meselesinde bir acarlık yapıp AK Parti’den daha ileri bir adım atıverse, siler mesela üzerindeki bu kara lekeyi.” Kemal Kılıçdaroğlu, “Başörtülü de olsa kızlar üniversiteye girmeli” şeklinde bir açıklama yapınca, ‘hah’ dedim. Aklın yolu bir. Kılıçdaroğlu da fark etti bu gerçeği. Aaa, bir de ne göreyim! Ertesi gün bambaşka bir Kılıçdaoğlu çıktı karşımıza. “Ben öyle demedim!” Etme Kemal Bey!.. Eyleme Kemal Bey!.. “Herkes üniversitede okuyabilmeli” demekle, “Başörtülü kız üniversiteye girmeli” demek arasında ne fark var ki?!. Siyaset liderine çark etmek yakışır mı? Adı üstünde lider. O yönetilen değil; yönetendir. Tabandan, ya da çevreden baskı geldi diye tornistan yön değiştirmek lidere yakışır mı? Çark etmek yerine, tabanının düşüncelerini değiştirip dönüştürmesi beklenir kendisinden. Gandi Kemal’in korkmaması lazım. Ondan, “Laikliğin altına dinamit koymak bize yakışmaz. Biz laikliğin şaşmaz bekçileriyiz” teranelerine kulağını tıkayıp sözünün ardında durmasını beklerdim şahsen. Cumhuriyet Halk Partisi’ni gerçek halk partisi yapmanın yolu bu duruştan geçiyor çünkü. Gandi Kemal’in hem sözlerinin altını doldurması, hem de bir adım daha atıp meslek lisesi açılışından meslek lisesi açılışına koşması lazım. Bu okullardan bazısı İmam Hatip Lisesi olsa dahi. Türkiye, din ve etnik kimlik üzerinden siyaset yapılan bir ülke olmaktan çıkarılmalı. Vakti geldi bunun. Siyasi parti liderleri, “ülkeyi nasıl refaha taşıyabilirim”e kafa yormalı artık. Ucuz polemikler kabak tadı verdi çünkü. “Ben emniyet kemeri bağlamam” diyen; yahut da “siperde çömelmem” kabadayılığı göstermekle lider olunmaz! Gandi Kemal’in bu açıklamasının hemen ardından AK Parti sözcüleri, Kılıçdaroğlu’nun samimi olmadığı yönünde açıklama yaptılar. Bu da yersiz. Kılıçdaroğlu, “iktidara gelirsek bunları yapacağız” derse; buna kimse itibar etmez zaten. Seçimden önce bunları yapıp halkın gönlünü fethetmesi gerekiyor. Ki, samimi olduğu anlaşılsın. Seçime giderken halkın önüne bu işi çözmüş olarak çıkmalı Kılıçdaroğlu. Yoksa, avucunu yalar!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT