BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Anadolu’dan Avrupa’ya

Anadolu’dan Avrupa’ya

Aslında bu sloganın öncesi de var. Yani bozkırlardan Viyana’ya. Çok şaşaalı dönemlerden sonra yedi düvele çeki düzen veren Türkler, bugün kıskaç altında.



Aslında bu sloganın öncesi de var. Yani bozkırlardan Viyana’ya. Çok şaşaalı dönemlerden sonra yedi düvele çeki düzen veren Türkler, bugün kıskaç altında. Merkezi Asya’dan Avrupa içlerine kadar ulaşan Türk varlığının yirmibirinci yüzyıla rahat giremediği gözlenmektedir. İç ve dış meselelerimizin çözülememiş olması hepimizi üzmekte, aziz milletimizi yormakta ve geleceğe ait ümitlerimizi kırmaktadır. Diğer taraftan ilişkide olduğumuz Avrupa’nın ırkçılık hastalığı dün Yahudiler’i hedef almıştı. Bugün ise aynı hastalığın nüksederek Türkler’i hedef aldığını görüyoruz. Avusturya’daki ırkçı tırmanışın fikri bazda kalsa bile barış içinde birlikte yaşama hedefini tahrip edeceği açıktır. Biz Avrupa Birliği’ne tam üyelik için çırpınırken; Avrupa’nın kırk yıl sonra bile bizleri hâlâ kabul edip etmemekte tereddüt etmesi üzücüdür!.. Çeşitli ziyaretler gerçekleştiren Dışişleri Bakanı Sn. Cem, Avrupa’da serbest dolaşım konusundaki tutucu davranışları kınarken; bu mesele yine çözümsüzlüğe itilmiştir. Türkiye Avrupa ilişkileri dün olduğu gibi bugün de “eşitlik” ilkesine dayandırılamamıştır. Bir seri çifte standardı aşabilmek için çırpınan işçisinden patronuna kadar Avrupa’daki Türk nüfusa haksızlık edilmektedir. Gümrük Birliği antlaşmalarına imza atan Türkiye; Avrupa’ya pazar olurken, serbest dolaşım bir yana ayrıca “vize” uygulamaları ile bıktırılmaktadır. Türk vatandaşlarının yurtdışına çıkışları tam bir çileye dönüşmüştür. Sadece vize harç ve vergileri değil; zaman kaybı yönüyle de büyük bir insanlık suçu işlenmektedir. Bu arada THY uçaklarına ve bu uçaklarla seyahat edenlere gümrüklerde yapılan eziyetler de işin cabası!.. Bütün bu haksızlıklar sürerken hükumetimizin vatandaşlarına karşı tutumu da olumlu ve yapıcı değildir. Sadece misal olması bakımından “pasaport”larımızı ele alalım! Türk pasaportlarının süresi beş yıllık olup, her beş yılda bir yenilenmesi gerekmektedir. Yurtdışında çalışan vatandaşlarımızın ailece her beş yılda bir konsolosluklara taşınıp temdit işlemleri hem para, hem de zaman israfına sebep olmaktadır. Dışişleri Bakanımız bu sürenin on yıla çıkacağını müjdelerken; pasaport hizmetlerinin İçişleri Bakanlığı’nca verildiğini unutmuş olsa gerek... Gerçi yurtdışında bu hizmet konsolosluklarca verilmektedir. Ancak yine de koordine gereği ortadadır. Velhasıl bozkırlardan Viyana’ya yaşadığımız serüven asırlardır sürmektedir. Buna rağmen gerekli tedbirlerin alınmayarak vatandaşlarımızın canını burnundan getirecek uygulamalar, hepimizi üzmektedir. Devlet vatandaşına hizmeti merkez alan yapıya kavuşturulmadıkça bu problemlerin sonu gelmeyeceği anlaşılmaktadır...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT