BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ecevit FP’den ümitli

Ecevit FP’den ümitli

Başbakan, Anayasa değişikliğinde Fazilet Partisi’nin müspet oy vereceğini düşünüyor. İlginç olan, Başbakan Ecevit’in FP’nin istediği Anayasa’nın 69. maddesinin değiştirilmesi talebine sıcak yaklaşmasıdır.



Başbakan Ecevit’le yaptığımız uzun sohbetten bir enstantane: Sordum: -FP Anayasa değişikliğine olumlu oy verecek mi? Başbakan: “Benim edindiğim izlenim öyle. Bir sıkıntı olacağını sanmıyorum.” -Yani değişiklik tehlikeye girmedi öyle mi? Başbakan: “DSP’de, MHP’de, DYP’de ve zannederim FP’de de bir sorun yok. Sayın Mesut Yılmaz’ın kendisinde de bir sorun yok.” -Peki Fazilet’in 312. madde ile ilgili talepleri ne olacak? Başbakan: “Hayır, 312 ile ilgili bir şey gelmedi.” -Anayasa’nın 69. maddesi? Ve Başbakan bu soruma aynen şu karşılığı veriyor: “O konuda benim de bir rahatsızlığım var. Aslında bunu tartışmadık ama yasa değişikliğini yaptık biliyorsunuz. Parti kapatmayı bir ölçüde güçleştirecek. Buna paralel bir Anayasa değişikliği aslında faydalı olur. Ama bu aşamada hangisini ele alırız, hangisini ele almayız, çok şükür bir pazarlık konusu olmadı.” KAPI ARALAMA Babakan’ın bu sözleri Fazilet’in haklı istemine kapı aralamadır. Yasalarla, Anayasa’nın uyumlu hale getirilmesi Parlamento’nun görevleri arasındadır. Ecevit FP’nin talebine “yeşil ışık” yakmakla hem tıkanma belirtileri gösteren Cumhurbaşkanlığı olayına çözüm getirmiş oluyor, hem de herhangi bir pazarlığa ya da takasa girmeksizin Parlamento’nun yapması gerekeni yapacağını işaretliyor. Başbakan’ın bu tavrı asla bir tutarsızlık değil, tersine pragmatizmdir. Siyaset bilgesi Ecevit hiçbir şekilde çelişkiye düşmeksizin, önyargıları da aşarak kendine yakışanı yapıyor. FP de bu şekilde hem kapatılma davasında rahatlayacak hem de Demirel’i desteklemek için gerekçe bulacak. Ortaya çıkan bu yeni durum, yani Fazilet’in Anayasa değişikliği için örtülü olarak bile olsa 69. maddenin değişimini terennüm etmesi ve bunun Başbakanca da kabul görmesi ile ANAP’ın boşalttığı “destek cephesi” bu şekilde FP ile ikame edilmiş ya da o yörüngeye girilmiş oluyor. Ecevit’in yukarıdaki sözleri ve de yaklaşamının nihai yorumu budur. Bu yeni durumu sanıyoruz ANAP da değerlendirecektir. Aktaracağımız bir başka şey Sayın Ecevit’in bu konudaki kararlılığı ile ilgili gözlemimiz olacak. Sohbet boyunca Başbakan’a olmadık tuzak sorular yönelttik. Dahası, Demirel’in olmaması durumunda nelerin olabileceğini ya da hangi seçeneklerin devreye gireceğini ayrıntılara inerek sorduk. Ama hayır. Sayın Ecevit bu ihtimalleri aklından bile geçirmiyor ve ısrarla Sayın Demirel’in seçilebileceğini söylüyor ya da ima ediyor. Burada bir parantez açıp Sayın Başbakan’ın bu tavrını sorgulamak istiyoruz. Hayır hadise gaipten ahkam kesenlerin iddia ettiği duygusal bir refleks ya da tezahür değildir. Yani Sayın Ecevit Süleyman Bey’i “yaşıttaş” dayanışması ile istiyor değildir. Ecevit gibi bir siyaset bilgesinin bu tür bir ölçütü asla olamaz. Peki neden mi istiyor? Deneyimli Ecevit Süleyman Bey’in bugünün ikliminde Türkiye’ye çok ama çok gerekli olduğunu biliyor da ondan. Bırakın Kafkasya’yı Orta Asya’yı Balkanlar’ı Ortadoğu’yu ve dünya’yı. Süleyman Bey sadece dış ilişkilerde değil, içerde de çok gerekli. Gerekliliğe vesika da 28 Şubat sürecidir. Bazılarının taraflı yayınlardan kaba taslak duyduğu 28 Şubat sürecinde Sayın Demirel’in rejime ve ülkeye yaptığı büyük hizmetleri, en iyi bilen Sayın Ecevit’tir. Başbakan yeni bir problem olmasın diye Süleyman Bey’le Türkiye için yoldaşlığı düşünüyor. Hadise tamamen budur. MHP’NİN TAVRI Bugün değineceğimiz bir başka husus MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin dünkü tavrıdır. Bahçeli, mutabakatı fiili anlamda bozan ANAP’a örtülü sitemler gönderdi dün. Devlet Bey’in dünkü sözleri ANAP’ı asgariden Anayasa değişikliği oylaması sonrasında MHP’nin takınacağı tavır noktasında bilgi sahibi yapmıştır. MHP liderinin beyanları MHP’nin ANAP’ın hedefine yar olmayacağını ispatlar niteliktedir. Dolayısı ile ANAP’ın bu yeni durumu değerlendirmesi zorunluluğu vardır. Sonuç olarak söyliyeceğimiz şudur: Neredeyse gün gün ve hatta saat başı değişen Anayasa değişikliği olayında ibre şu an değişme yönüne dönmüştür. Kuşkusuz daha çok zaman vardır ve köprünün altından çok sular geçecektir. Bu vesile ile değişiklikte samimi olduğuna inandığımız DYP lideri Sayın Çiller’in “halk seçsin” teklifini tekrar değerlendirme gereğini hatırlatıyoruz..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT