BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Asimile etmek

Asimile etmek

Bazı tabirleri kullanırken dikkat etmek gerekir. Özellikle hassas konulara atfedilmek istenen tabirlerin yanlış anlamalara sebep olabileceği ve iç barışı etkileyeceği düşünülmelidir.



Bazı tabirleri kullanırken dikkat etmek gerekir. Özellikle hassas konulara atfedilmek istenen tabirlerin yanlış anlamalara sebep olabileceği ve iç barışı etkileyeceği düşünülmelidir. Hele yönetimde belli kademelere gelmiş olanlar, bu konulara sade vatandaşlara nazaran daha da fazla dikkat etmelidirler. Daha önce “rutinin dışına çıkmak”la ilgili tartışmalar halen hafızalardaki tazeliğini muhafaza etmektedir. Bu defa “asimile” etmek ve edilmek gibi taraflarca nahoş karşılanabilecek terimlerden bahsedilmektedir. Üniter devlet yapısı içerisinde ister devletin ve isterse hükumetlerin olsun asimilasyon gibi bir hedef ve görevleri mevcut değildir. İçte ve dıştaki Türk tezlerinin aksine bir anlatım; tartışmalara sebep olmaktan öteye geçemez. Zaten Anayasamız da, bu tür tartışmalı ve yanlış anlaşılması muhtemel tabir ve tezlerden uzak bulunmaktadır. Bir millete mensubiyet ve bir ırka ait olma gibi iki ayrı hususun aynı potada eritilmesi mümkün değildir. Milliyetçilik anlayışında en son varılan noktadan sapma göstermek; “şirinlik” için de olsa hoş karşılanamaz. Değişik ırklara mensup olmayı biraz açacak olursak, o takdirde mozaik ebatları öyle küçülür ki; ister istemez (kaçınılmaz olarak), un ufak olunmak durumu doğar. Kardeşlik ve beraberlik türküleri çağrılarak, kardeş olunamayacağı bellidir. Kardeşlik; doğumla kazanılan bir özellik olmaktan çıkarılmadıkça, kim kimin kardeşi olacaktır? Yıllarca “Türk Kürt kardeştir. Bunu bölen kalleştir!” diye yırtınıp durduktan sonra, bu asimilasyon da nereden çıktı? Bugün eşit insanlara, belki de eşitlikten de öte hak ve menfaatlerin sunulduğu düşünülürse belli bölge insanlarının şikayete hakları yoktur. Acaba asimile edilmeye çalışılan kimlerdir? Bu tür “tavuk ve yumurta” tekerlemeleri ile insanların gözlerini boyamaya çalışmak politika olmaktan çıkmıştır. Şayet Türk vatandaşlığı mevhumunu ortaya koyar ve onu savunursanız, o takdirde asimilasyondan bahsedilmesi mümkün olamaz. Biz eşitlerin müşterekliğini savunurken; şimdi hiç yoktan bir de asimile ettik, edemedik tartışmasını başlatmamalıyız. Karakeçililerin otağı olarak bilinen Urfa’da “Kendini değişik ırka mensup sayan sözde vatandaşlar (!)” gibi, ne olduğu anlaşılmayan ifadelerle sular bulandırılmaktadır. Yetkili yetkisiz önüne gelenin vermiş olduğu bilgiler alt-alta sıralandığında mübarek Anadolu topraklarında Türk nüfusa rastlamak mümkün olmayacaktır. Kürt, Laz, Çerkes, Çeçen, Abaza, Gürcü, Arnavut, Pomak, Zaza, Acem, Ermeni, Rum, Yahudi vs derken; Anadolu’da Türkler asimile olmuş da haberimiz yok! Felsefe yapmak yerine işimize baksak hepimiz için daha iyi olacak!..
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95467
    % 1.47
  • 4.7562
    % -0.77
  • 5.5794
    % -0.59
  • 6.2578
    % -0.5
  • 188.328
    % -0.84
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT