BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Suç işleme imtiyazı yoktur

Suç işleme imtiyazı yoktur

Bir devletin durup dururken politik kimlik sahiplerini gözaltına alması, tutuklaması beklenemez. Belli ki kanunlar ihlal edilmiş. Bununla beraber mes’ele baş ağrıtıcı cinsten. İşin içine Avrupa Birliği Konseyi, AB Parlamentosu, AB dönem başkanlığını yürüten Portekiz karışmış durumda.



Bir devletin durup dururken politik kimlik sahiplerini gözaltına alması, tutuklaması beklenemez. Belli ki kanunlar ihlal edilmiş. Bununla beraber mes’ele baş ağrıtıcı cinsten. İşin içine Avrupa Birliği Konseyi, AB Parlamentosu, AB dönem başkanlığını yürüten Portekiz karışmış durumda. Baş aktörse Almanya. Almanya, Avrupalı kurumları ayağa kaldırıyor. Almanya’nın Portekiz’i O’nun da birlik üyelerini harekete geçirmesi ile AB’nin ortak bildiri yayınlaması dahi gündemde. Tabiî bu bildiri ile Türkiye kınanacak. Zaten kınıyorlar. Avrupalıların iddiası seçilmiş insanlara böyle davranılmaması, Türkiye’nin cevabı ise yargının bağımsızlığı. Bir de kaygı yaşanıyor: Zor-güç elde edilen AB adaylığı böylece zora girer mi? En azından adaylık süresi uzamaz mı? Bingöl, Siirt ve Batman belediye başkanları sıkça gittikleri Avrupa başkentlerinde neler yapmışlar ki üstelik yadırganan bir biçimde alınıp hakim önüne çıkarıldılar? Bölücülük isnadı var. PKK, HADEP amblemi altında siyasallaştırılmak isteniyor. Dağda silahla elde edilemeyen dış baskılarla elde edilmek isteniyor. İdam riski teminat altına alındıktan sonra tehlikeli adımlar atılmaya başlandı. Dışarıda söylenmemesi gereken sözler edilmiş... Ama, yine de... Ne olursa olsun, her yaştan Güneydoğulu binlerce vatandaşın gösteri için sokağa dökülüp kargaşa çıkması Türkiye için nâhoş bir manzaradır. Bu noktada geriye dönmek ve tekrar anayasayı açmak gerekiyor: Yüzde on barajı isabetli midir, hâlâ öylece kalmalı mıdır? Yüzde on yüksek bir rakkam. İnsanlara, görüşlerini meşru zeminlerde ifade imkânı vermek daha yerinde olurdu. Bir tarihte meclisten uzaklaştırıldılar, sonra da onbinlerce oy yele verildi. Şimdi işte böyle bir açmaz önümüze çıkıyor. Ne demektir bu açmaz? İçişlerine yabancıların karışması. Yabancıların öz vatandaşlarımızı himayeye kalkışması. Daha kötüsü bir kısım vatandaşların onları senden daha yakın görmeleri. Bir de AB gerçeği var. AB ile birlikte “egemenlik, milletindir.” Cümledeki ‘kayıtsız-şartsız’ kısmı ciddi şekilde yaralanmıştır. Siz olayın yargıya intikal ettiğini anlatmaya çalışsanız da buna aldıran olmayacaktır. Bununla beraber Cumhurbaşkanı’nın da dediği gibi kimsenin suç işleme imtiyazı yoktur. Seçilmişler de aynı hükme tabi. AB ve batının da iyi niyetli davranması gerekir. 10 milyonluk bir şehrin belediye başkanı için sesleri çıkmamıştı. Eğer Tayyip Erdoğan Güneydoğu vilayetlerimizden birinin başkanı olsaydı derhal yanında yer alırlardı. Acaba, batılı siyaset kulisleri HADEP’in üç belediye başkanını kullandılar mı? Bu sonuç önceden yazılmış bir senaryonun realize edilmesi mi? Türkiye, hem kendi içinde sıkıntıya sokuluyor... Hem de... AB’den mi uzaklaştırılıyor? Abdullah Öcalan’ın CIA tarafından Kenya’da Türk emniyet birimlerine teslim edilmesi ile şu günler arasında bir münasebet var mı? Türk-Kürt diye bu ülke çocukları bir kere daha mı birbirine kırdırılmak isteniyor? AB’nin bir sözü doğru: Güneydoğuda barışı zedeleyecek davranışlardan kaçınmak lazım. Kim? Herkes... En evvel de halkın refah ve saadeti için çalışması gereken mahallî yöneticiler. Hem suç işleyip hem de imtiyaz beklemek olmaz.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT