BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkistanlı kardeşlerden selâm ve şikâyet

Türkistanlı kardeşlerden selâm ve şikâyet

Hacca ve Umreye nail olan vatandaşımız bilirler ki Peygamberimizle şereflenmiş Mekke, Medine ile Cidde gibi ticaret ağırlıklı şehirlerde Türkistanlı onbinlerce kardeş bizi akraba gibi selamlıyorlar.



Hacca ve Umreye nail olan vatandaşımız bilirler ki Peygamberimizle şereflenmiş Mekke, Medine ile Cidde gibi ticaret ağırlıklı şehirlerde Türkistanlı onbinlerce kardeş bizi akraba gibi selamlıyorlar. Bunlar, tatlı Türkçeleri ile, mübarek Hac topraklarını bize daha dost ve âşina kılıyorlar. Bunların büyük kısmı da Çin esiri Doğu Türkistan’dan gelmiş olanlardır. Türkistanlılar’ın Suudî Arabistan’a yerleşme tarihleri oldukça eskilere dayanıyor. Çoğu zaten üç nesil orada doğup büyümüş, dini bütün, devlete sadık ve itaatkâr soydaşlarımızdır. Ekserisi kutsal şehirlerde ticaretle uğraşıyorlar. Devletin himayesi altında, hemen hepsi ev, iş dükkân sahipleridir. Bunlara, 1950’li yıllardan sonra, Suudî Devleti ikametgâh vermemeye başlamış. Bunun sebebi, Hac vesilesiyle gelen soydaşlarımızın, zalim yönetimlerden kaçarak ülkelerine geri dönmemeleri ihtimalidir. Gelen Suudî vatandaşlarının zarara uğramamaları için bunların yerleşmiş olanlarına İkamet Tezkeresi veriliyor. Bununla da diğer vatandaşlar gibi S. Arabistan dışına çıkıp dönebiliyorlar. Bütün bunları Doğu Türkistan kökenli kardeşimiz Prof. Mahmut Kaşkarlı’dan dinledik. Türkoloji profesörü Mahmut Bey’le konuşan Doğu ve Batı Türkistanlı bu kardeşler, bize selâmlar göndermişler. Çünkü onların çoğu okuyucumuz olduktan başka, kutsal umre ziyaretlerimizde bazılarıyla görüşüp tanışma fırsatı bulmuştuk. Gönül ısıtan unutulmaz bir hâtıramız da var ayrıca: Onların ve Türk dünyasının idealist büyük adamı İsa Yusuf Alptekin beyle birlikte onların yaşlılarına görmeye gitmiş ve Doğu Türkistan’daki zulümlere dair o gün ne destanlar dinlemiştik. İşte Türkistanlılar bize, gazetemize ve Türkiye’ye bu sıfatlarla selâm ediyorlar. Bizim sayın bürokrasi hazretlerinden de bu samimiyetle şikayet ediyorlar. Şöyle ki: Genellikle, maddi durumları iyi olan bu soydaşlarımızın, Türkiye’de yakınları, akrabaları var. Çoğu ticaret yapıyor. Oralarda mal mülkleri çok, işleri yolundadır. Yani hiçbirinin, Türkiye’de kalmak, yerleşmek gibi bir niyetleri ve buna ihtiyaçları olamaz. Bunlar, kazançlarını, Avrupa’ya götürüp çar çur etmektense, tatillerini Türkiye’de geçirip hem yakınlarını ziyaret hem Türkistan’ı yâdetmek derdindeler. Böylece Müslüman bir yurda faydalı da olacaklar. Suudi Arabistan’da “İkamet Tezkeresi” olan bu insanların özel pasaportları mevcuttur. İşbu pasaportla oradaki TC Elçilik veya Konsolosluklarına başvurdukları zaman: -TC. Dışişlerine bu müracaatınızı bildireceğiz. Eğer kabul için izin verirlerse, ancak o zaman vize verebiliriz...diye engelleyici cevap alıyorlar. Yazık ki bu yersiz cevap, çok defa vize vermeyeceğiz anlamına geliyor. Türkiyemiz, turist diye kırılırken ve özel ilânlarla turist celbine çalışırken bol parası ile öz yurduna gelmek isteyenlerin yasaklanmasına inanamıyor insan. Nitekim, geçen yıldan beri, bu Türkistanlılardan hiçbirine vize verilmemiştir. Kardeşlerimizin bundan duydukları üzüntü sonsuzdur. “Kazançlarımızı, sevdiğimiz Türkiye’de akrabalarımızla birlikte yeyip harcamamıza niçin engel olunuyor? diye kızıp gücenerek soruyorlar! Bu gibi milli dini konularda, çok hassas olduğunu bildiğim sayın İsmail Cem bey’e bu garipliği özel şikâyetim olarak duyuruyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT