BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > söz der ki

söz der ki

“-Kalp severken akıl onun yardımcısı, terk edilirken düşmanıdır...”



 söz der ki “-Kalp severken akıl onun yardımcısı, terk edilirken düşmanıdır...” (...Biraz derine kaçan ama yine de müthiş S.Ö.Z.leri) tuzaktan kumanda (...Kanalı belli olmayan bombalar) SPİKER: Öldürüldükten sonra korkunç işkencelerden geçirildiler... ... SEDA SAYAN: Büyü demeyelim biz ona, büyü diye bir şey yok, sihir diyelim... ... SPİKER: Az sonra haberi gelişmiş bir şekilde ileteceğim sizlere... ... İBRAHİM TATLISES: Sanki telaffuzunda bir problem var... Biraz İskoç aksanına kaçıyor gibi... ... SIRADAKİ HABER-DIŞ SES: Araba çarpan anne kız yolda ne bekledi?... ... EBRU AKEL: Şöyle bir söz vardır; dağ dağa küsmüş kimsenin haberi olmamış diye... itiraf reyonu... (...isim: ulvi tire ...şehir: niğde ...yaş: yirmi bir) Niğde Üniversitesi öğrencileri olarak Niğde’nin büyük alışveriş merkezi olarak bilinen Hak Center sinemasına Recep İvedik filminin son seansı 21.00’e yetişmek için koşarak merdivenleri çıktık... 3. katta bayan görevliye “Recep’e 3 bilet alabilir miyiz” dedim ve kadın şaşkınlıkla suratıma baktı... Yine tekrarladım “Recep İvedik 3, bilet lütfen” diye... O an anlamıştım ki sinema salonunun altında bulunan kafeterya işletmesindeydim... Bununla da bitmemişti, yukarıya çıkıp gişe görevlisine “Recep’e 3 bilet” dediğimde “Recep’le kavga ettik, Recep gitti” dedi. Anlamadım bir daha söyledim, meğerse Niğde’nin en büyük sineması, Recep İvedik filmiyle anlaşamamış... Koşa koşa aşağıya indik ve yine ben alışveriş merkezinin önünde evli bir çift ve çocuk arabasıyla çocuklarını gezdiren o amcaya “Belediye sineması nerede” diye sordum... Adam bana elleriyle kulaklarının duymadığını işaret etti. Bir günde 3 defa bozulmuştum... (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) kadınlar&erkekler (...”Bir erkeğin itirafları” başlıklı “Serkan Kalkavan” yorumu) -Günümüzün nasıl geçtiğini merak ediyorsan sorduktan sonra oturup dinle... Anlatırken mutfağa geçip beni öylece ortada bırakma... ... -Söylediğin bir şey doğru çıkınca hemen, ‘Ben sana demedim mi’ diye beni yalancı çıkarmaya çalışma... Nihayetinde ben haklı çıkıyorum biliyorsun... ... -Suratını astığında; ‘Neyin var ‘ diye sorarsam makul ve mantıklı bir açıklama getir... ‘Hiç’ demek hiçbir surat ifadesinin açıklaması değildir... ... -Giderlerimizle ilgili problemleri günde en az 30 kez düşünüyorum... Bir de senin hatırlatmana gerek yok... ... -Sana cevap vermemem seni dinlemediğim anlamına gelmez kesinlikle... Biz en çok sustuğumuz zamanlar anlayabiliriz... hayata dair Hepimiz bilgeliğin, anlayışın ve zekânın evrensel deposuna girebiliriz... Sonsuz fikir kaynağına ulaşabiliriz. İnsanın ihtiyaç duyduğu her şey Allah¥da zaten mevcuttur. İnsan algılamayı ve yüce düşüncenin akışına nasıl açılacağını öğrendikçe, kendisine gelen fikirleri alabilir ve bunlar arasında izlemek istediği yolu seçip uygulayabilir. İnsan şans rüzgârıyla bir o yana bir bu yana savrulan biri olmak zorunda değildir. Evrensel zekânın düzenli planı doğrultusunda hayatını düzenleyebilir. İnsana ne büyük bir onur verilmiş. Hayatına müdahale etme fırsatı! Fakat onunla birlikte, hayatın sonsuz kaynaklarını akıllıca kullanma sorumluluğu da verilmiş. (...J.Ensign Addington) temel’in yeri Mahkeme salonunda sanık sandalyesinde bir adam... Hakim sormuş: “-Bir ilkokul öğretmenini testereyle doğrayarak öldürmekle suçlanıyorsunuz...” O anda arka sıralardan Temel‘in çığlığı duyulmuş; “-Vay hayvan herif vay...” Hakim “Sessizlik” diye uyarısını yapmış ve tekrar adama dönmüş; “-Ve süpermarkette bir kadının kafasına çekiçle vurarak öldürmüşsünüz...” Arka sıradan Temel yine bağırmış: “-Seni vicdansız herif seni...” Hakim yine Temel’i susturup adama dönmüş; “-Ve bir de iş arkadaşınızı baltayla doğramışsınız...” Arka sıradan yine Temel‘in sesi; “-Elektrikli sandalyede kavrulursun inşallah...” Hakim en sonunda dayanamamış ve Temel’e bağırmış; “-Bana bak, bir tek kelime daha edersen seni mahkemenin düzenini bozmaktan tutuklatırım...” Temel cevap vermiş; “-Sayın hakim kusura bakmayın, ama ben bu adamın 10 yıllık komşusuyum... Ne zaman bizde tamir edilecek bir şey olsa ondan ödünç alet istemeye gittiğimde ‘bizde yok’ diyordu...” 
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT