BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > CHP, baş örtüsü KONUSUNDA SAMİMİ DEĞİL

CHP, baş örtüsü KONUSUNDA SAMİMİ DEĞİL

Tekirdağ mitinginde konuşan Erdoğan, Kılıçdaroğlu’na seslenerek, “Eğitim ve inanç özgürlüğünde dürüst ve samimiysen, 13 Eylül gününden tezi yok, gerekli adımları atmaya biz hazırız” dedi



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Tekirdağ’ın Cengiz Topel Meydanı’nda düzenlenen mitingde halka hitap etti. Meydanı dolduran onbinlerce vatandaş, referandum için ‘evet’ desteği verdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “başörtü meselesini halledeceği” sözünü verdiğini hatırlatarak, “Seninle eğitim, inanç özgürlüğünü konuşuyoruz. Eğer dürüst ve samimiysen 13 Eylül gününden daha erkeni yok, bugünden tezi yok. Biz hazırız” dedi. Erdoğan, partisince Tekirdağ Cengiz Topel Meydanı’nda düzenlenen “Referanduma Evet” mitinginde yaptığı konuşmada, CHP’yi eleştirerek, “Bunlar yapmayı, üretmeyi bilmezler, hizmet nedir bilmezler” dedi. Başbakan şunları söyledi: “Rahmetli Adnan Menderes geldi, tamtakır durumdaki hazineyi doldurdu. Bunlar darbe ile gelip merhumu malum idam ettiler, sonra da hazineyi boşattılar. Şimdi de o merhum Menderes dönemindeki Trakya’yı arıyorum, demokrasi aşığı Trakya’yı arıyorum, özgürlüklere aşık olan Trakya’yı arıyorum. Rahmetli Özal geldi, Türkiye’ye o da bir dönem yaşattı, bir çağ atlattı adeta. Türkiye’yi adeta ardından geldiler, yağmaladılar. Türkiye ekonomik olarak şu anda tarihinin en parlak dönemini yaşıyor. Bunların şimdi iştahı kabarıyor. ‘Ne yapsak da bu AK Parti’yi indirsek, ondan sonra şu dolu olan hazineyi bir boşaltsak’. Dertleri bu.” Başbakan Erdoğan, siyasette dürüst, ilkeli, tutarlı, sorumlu olunması gerektiğini vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Tekirdağlıların çok güzel bir sözü var: ‘Acem kılıcı gibi iki tarafı keser’... Bunlara bakıyorsun, Batman’a gidiyor ‘genel af’ diyor. Öyle mi? Ankara’ya geliyor, hemen çark ediyor. Tunceli’ye gidiyor, orada ‘genel af’ satıyor, Kayseri’ye gidiyor çark ediyor. ‘Onu demek istemedim’ diyor. İstanbul’a gidiyor, başörtüsünü, çarşafı tezgaha sürüyor, çarşaflılara rozet takıyor. Sonra bir de bakıyoruz ki çarşaflı vatandaşımı, kardeşimi otobüsten atıyor. TASARIMCIYLA ÇÖZECEKMİŞ! Bir de bunlar bu arada yeni bir şey daha başlattılar. Şimdi ‘Başörtü meselesini ben hallederim’ diyor. İnandınız mı? Bu arada herkes başladı vurmaya. ‘Nasıl halledeceksin falan’. ‘Efendim tasarımcıya göndeririz’ Şimdi olgunlaştırma enstitüsünde çalışmalar yapılıyor. Acaba bu başörtüsünün rengi nasıl olsun, renkleri nasıl olsun, alttan mı bağlansın, bone türü mü olsun, şöyle mi böyle mi olsun. Bu nasıl özgürlük? Sen bunu diğer kızlarımız için de aynı şekilde belirliyor musun? Onlar için de streç pantolon mu olsun, şalvar mı olsun, askılı mı askısız mı olsun, bu tür şeyler de söylüyor musun? Onun da siparişini verdin mi? Yani seninle eğitim, inanç özgürlüğünü konuşuyoruz. Eğer dürüst ve samimiysen 13 Eylül gününden daha erkeni yok, bugünden tezi yok. Biz hazırız. Hemen birlikte oturalım, kararı verelim, adımı atalım. Dürüst ol dürüst. İnsanın ağzından söz bir kere çıkar, sonra patinaj yapmaya başlamaz, farklı farklı konuşmaz. Siyasette karaya kara, aka ak diyeceksin. Karaya ak, aka kara denmez. Benim vatandaşım da bunu yutmaz.” TÜRKİYE PARTİSİYİZ AK Parti’nin Türkiye partisi olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti: “Bunların kimisi diyor ki ‘Ben filanca etnik unsurun temsilcisiyim.’ Filanca diyor ki ‘Ben falanca etnik unsurun temsilcisiyim.’ Birisi diyor ki, ‘Biz denizlerin, sahillerin partisiyiz.’ Birisi diyor ki, ‘Ben Kürtlerin partisiyim.’ Geç Allah’ını seversen. Biz de Türkiye’nin partisiyiz. Farkımız bu. MHP utanmadan, sıkılmadan ‘Ben Türküm diyemeyen bir başbakan’ diye pankart asıyor. Ayıptır. Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı olarak 7 düvele kendisini anlatmış bir başbakanı size izah etmeye zaten ihtiyacım yok. Ben de milletimin hizmetkarı olarak bu yolculuğa devam ediyorum.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT