BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Okul fobisine dikkat

Okul fobisine dikkat

Çocuk Psikiyatri Uzmanı Dr. Şermin Yalın, okul korkusutaşıyan çocuklara karşı aile ve öğretmenlerin yaklaşımının çok önemli olduğunu söyledi



Okula başlamanın çocuklar için aileden uzun süreli ilk ayrılma olmasından dolayı büyük önem taşıdığını söyleyen Denizli Devlet Hastanesi Çocuk Psikiyatri Uzmanı Dr. Şermin Yalın, okulun aynı zamanda çocuğun dış dünya ile ilk karşılaşma dönemi olması açısından da önemli olduğunu belirtti. Çocukların büyük bir çoğunluğu okula uyum sürecini sağlıklı bir biçimde atlatırken, bazı çocuklar için okula gitmenin sürekli bir kaygı kaynağı olduğunu kaydeden Uz. Dr. Şermin Yalın, “Okul korkusu, okul çağındaki çocuklarda okula gitmek istememe şeklinde kendini gösteren bir davranıştır. Okul reddi 3 farklı durumda ortaya çıkabilir. İlki okula yeni başlayan çocukların anne-babalarından ayrılmaktan dolayı duydukları endişe durumudur. Genellikle kısa bir süre sonunda çocuğun uyum sağlaması beklenir. İkinci durum ise çocuğun okul ortamında rahatsız eden ya da korkutan bir durumdan dolayı okula gitmek istememesidir. Örneğin arkadaşları tarafından zarar gören bir çocuğun okula gitmekten korkması olağandır. Üçüncü de ise, aileden ayrılma endişesinin yoğun olarak yaşandığı durumlardır. Yeni okula başlayan 5-6 yaş dönemindeki çocuklar için anne-babalarından ayrılmak, yeni bir sosyal ortama uyum sağlamak, sosyal ilişkiler kurmak zorlu bir süreçtir. Bu dönemde anne-baba tarafından aşırı korunan, kural ve sınırlamalar öğretilmeyen, duygusal olarak yaşının olgunluğuna sahip olmayan çocuklar yaşıtlarına göre daha fazla zorlanmaktadırlar” dedi. AİLE ÇOK ÖNEMLİ Okul korkusu taşıyan çocuklara karşı aile ve öğretmenlerin yaklaşımının önemine vurgu yapan Uzm. Dr. Şermin Yalın, “Çocuğun okula gitmesi konusunda ödün verilmemeli, mutlaka okula gitmesi sağlanmalıdır. Okula gitmediğinden dolayı çocuğu suçlamamalı, korkusu ve gözyaşlarıyla alay edilmemelidir. Vedalaşmaları çabuk ve kısa süreli tutarak, ayrılıkların doğal olduğu hissettirilebilir. Çocuğun endişeleri, duyguları üzerinde konuşmak, hem sıkıntısını paylaşmasını hem de anlaşıldığını hissedip rahatlamasını sağlar. Bu sıkıntılı durumun geçici olabileceği, kendisiyle aynı durumda olan başka çocukların da olduğu anlatılabilir” dedi. BECERİ KAZANSIN Çocuklara oyun becerileri kazandırarak anne-babaya bağımlılığın azaltılabileceğini kaydeden Uzm. Dr. Şermin Yalın, arkadaş toplantıları düzenleyerek, sosyal beceriler kazanmasına fırsat tanınabileceğini söyledi. Öğretmene de önemli görevler düştüğünü ifade eden Yalın, “Öğretmenlerin de çocuğun okulda kendini terk edilmiş ve yalnız hissetmesine yol açacak davranışlardan kaçınması gerekir. Okulda çocuğun ilgisini çekecek sınıf içi aktiviteler çoğaltılabilir. Çocuk sınıf içi çalışmalara katılmaya zorlamaktan kaçınılmalı, başlangıçta kolaylıkla üstesinden gelebileceği görevleri alması için yüreklendirilmelidir” diye konuştu. SİZDEN GELENLER TARİFİNİZ - (...Fatma NurHanım’ın damak zevki) ETLİ TÜRLÜ Malzemeler: * 300 gr. kuşbaşı dana eti * 2 adet patates * 1 adet havuç * 1 adet kabak * 1 adet kereviz * 1 adet patlıcan * 5 diş sarımsak * 1 yemek kaşığı sıvı yağ * 2 adet orta boy domates * 1 çay kaşığı, tuz, karabiber ve kimyon Yapılışı: Tencereye yağ konur ve etler kavrulur. Küp doğranmış soğan ilave edilerek 2-3 dakika daha kavrulur. Kuşbaşı iriliğinde doğranmış sebzeler, ortadan ikiye bölünmüş sarımsaklar, rende domates tencereye eklenerek tuz,karabiber ve kimyonla tatlandırılır. Üstüne üç bardak sıcak su ilave edilir. Sebzeler ve etler iyice pişirilir. Afiyet olsun ELİŞİNİZ - (...Fatma Hanım’ın el emeği) KIVRAK DANTEL ÖRNEĞİ Bu kıvrak masa örtüsü örnek modeliyle çeyiz hazırlıklarınıza hızla devam edebilirsiniz. Dört kişilik masa üzerine konulabilecek güzel görünümü olan bu örneği kolayca çözebilirsiniz. Kolay gelsin. ŞAHİN ÇAĞRI DURUM Pazartesi günü üçüncü yaş gününü kutlayacak olan Şahin’e, uzun ömürler dileriz. (...Dedesi Şahin Galip Durum’un albümünden) ŞİİRİNİZ - (...Fikret Ediş’in mısraları) GÜN OLUR Gün olur balığa çıkarız seninle. Bir akşam sefası çekeriz boğaza karşı. Ben çocukluğumdan bahsederken sana. Sen hırçınlığını anlatırsın denizin. ... Gün olur Beyoğlu’nda sinemaya gideriz. Hangi filme girelim kararsızlığındayken, Bir aşk filminde buluruz kendimizi, Gün olur unutulur gideriz. ... Gün olur karanlık çöker şehre. Biz Haydarpaşa’da tren bekleriz, Yan yana iki koltuk tutar, Çeker gideriz bu şehirden. (İstanbul’un her yerinde hatıran var Bir de hâlâ cebimde taşıdığım ilk sinema biletimiz) PÜF NOKTASI... TAVUK etinizin daha yumuşak, daha güzel kokulu ve daha lezzetli olması için pişirmeden önce tavuğu yarım limon ile iyice ovalayın ve sonra tavuğun üzerine ve içine rendelenmiş limon kabuğu koyun. İNCİ “Ramazan’da vücudumuz 2 öğüne alışır. Bu nedenle de metabolizma hızımızda da azalmalar meydana gelir. Azalan metabolizma hızına bayramda tüketilen tatlı ve hamur işleri de eklenince kilo almak kaçınılmaz hale geliyor. Öğün sayımızı arttırarak günlük en az 3 ana, 2 ara olmak üzere 5 öğün yapmak hem metabolizma hızla çalışmasını sağlayacak, hem de vücudumuzun normal düzenine geçişini kolaylaştıracaktır...” (...Hilal Acar Diyetisyen) Haber Hattı Fransız Herve Leger by Max Azria Türkiye’de Moda dünyasında görkem ve zarafet denince akla gelen Fransız “Herve Leger by Max Azria” ile AVON iş birliği yaptı. Dünyaca ünlü “Bandaj Elbise”nin tasarım çizgisini benzersiz bir şekilde moda dünyası ile buluşturan marka, AVON ile gerçekleştirdiği ortak proje ardından ortaya çıkan “EDP” ve “EDT” ile günümüz kadının ve erkeğinin modern, çekici ve özgüvenli yapısını cesurca ortaya koyuyor. Sağlık Olsun Şifa beklerken hasta olmayın... Prof. Dr. Ekrem Sezik; aktarlarda, televizyonlarda ve internet üzerinden şifalı bitki adı altında satılan birçok otun insan sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini söyledi. Dünyada bitkilerle tedavinin yaygın olduğunu ancak bunun bilimsel bir temele oturtulduğunu dile getiren Prof. Dr. Ekrem Sezik, “Ancak Türkiye’de çok çabalamamıza rağmen bitkilerle tedaviyi bilimsel bir tabana oturtamadık. Sağlık Bakanlığı üzerindeki bazı gruplar bitkisel tedavinin uygulanmasını engelliyor. Bu grubu suçlu buluyorum” dedi. Bilimsel olmayan bitkisel bir tedavinin riskli olduğuna işaret eden Sezik, “ Aktarlarda bilinçsiz, eğitimsiz kişiler tarafından hijyenden uzak şartlarda insanlara bitkiler satılıyor. Bu ciddi sağlık meselesine yol açıyor” dedi. Uzman Görüşü Şişen ayaklara doğal tedavi... Yarım kova suya iki yemek kaşığı deniz tuzu ve bir yemek kaşığı karbonatı koyup karıştırın. Ayaklarınızı bu su içinde 30 dakika bekletin. Daha sonra bir kahve fincanı vazelin ve 8 adet aspirini dövüp karıştırın. Bu karışımı ayaklarınıza bolca sürün. Sonra ayaklarınızı nemli gazlı bez ile sarıp üzerine naylon geçirin. Fazla sıkmayın. Bu işlemi haftada iki kez uygulayın.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT