BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Pierre Loti’den Ermeniler’e Cevap-3

Pierre Loti’den Ermeniler’e Cevap-3

İngilizler tarafından uydurulan Ermeni katliamları ile ilgili asıl gerçek.Osmanlı Birliği, Ermeni politikacılarının, siyasal şartların her uygun düşüşünde, kamuoyunu kendi lehlerine çevirmeyi hedefleyen kaba yöntemlerini kınıyor.



5 Mart 1920, Cenevre Osmanlılar’ın Haklarını Savunma Birliği Merkez Komite KONU: Maraş olayları İngilizler tarafından uydurulan Ermeni katliamları ile ilgili asıl gerçek.Osmanlı Birliği, Ermeni politikacılarının, siyasal şartların her uygun düşüşünde, kamuoyunu kendi lehlerine çevirmeyi hedefleyen kaba yöntemlerini kınıyor. Siyasal ihtiraslarını insani ilkelerle gizleme yönteminin kitleler ve basın düzeyinde başarıya ulaştığını da üzüntüyle izliyor. Birlik, kamuoyunu, özellikle, tam da mutsuz Türkiye’nin akıbetinin tartışıldığı şu günlerde ısrarla yayılan Ermeni katliamları ve onun titizlikten uzak propagandası konusunda çıkan son gürültülere ilişkin olarak uyarıyor. Mevcut kampanya, şimdiye kadar yapılan yergilerin en öfkelisini ve iftiraların en alçağını bile hayasızca geride bırakıyor. Osmanlı Birliği, çıkarcı bir amaçla yayılan bu dayanaksız iddiaları büyük bir kızgınlıkla yalanlıyor ve Güneydoğu Anadolu’yu kana bulayan, kurbanlarının çoğunluğunu Müslüman nüfusun oluşturduğu acı olayları aydınlatmayı kendine görev adlediyor. Adana (yürürlükten kalkmış adıyla Cilicie) bölgesi, buranın temelde Türk olan karakterini hiçbir şekilde değiştirilemez, 31 Ekim 1918 tarihli ateşkese uyulmayarak işgal edilmiştir. Özel bir bayrakları olan ancak Fransız üniformaları giyen ve Ermeni Tümeni adı altında bir araya gelen Ermeniler, işgal güçlerinin büyük bir kısmını oluşturuyor. En başından itibaren, özellikle Adana gibi kentlerde emre bağlı kılındılar, Fransız üniformalarının kendilerine sağladığı dokunulmazlıktan cesaret buldular ve aşağılık ve adi eğilimlerini ortaya döktüler. Her türlü üzüntü, kuruşun dizmeler, tecavüzler, zayıf Müslüman halkın öldürülmesi; Türk köylerinin yakılıp yıkılması aralıksız sürüyor. Yerli Ermeniler’in bu tümenlere katılma özgürlüğü vardı ve bu kin dolu ve böyle silahlanmış bu nüfus Müslümanlar’a yönelik en acımasız dengesizlikleri yaptılar. Adana’da, hükümet sarayında bile, üst düzey bir memur Kemal Bey, bir başkası, Diyanet İşleri Başkanı, bir gazeteci olan İhsan Bey ve bir polis komiseri öldürüldü. Geçen günlerde de bir müftü ve dört ileri gelen şahıs gün ortasında kaçırılarak öldürüldü. Katillerden hiçbiri yakalanmadı. Yüzlerce Müslüman, inanılmaz işkencelerle sakat bırakılmıştır. Uzun ve uzak sürgünlerden yuvalarına dönen zavallı Türk tutuklular (bazıları Sri Lanka’dan ve Çinhindi’nden geliyordu) sistematik olarak izlendi ve katledildi. Vahşice sakatlanan, kente 15 dakika mesafede boğazları kesilen bu zavallılardan beşinin cesedi, korkan Müslümanlar toprağa vermekten korktukları için günlerce küçük bir vadide kaldı. Maraş’ta meydana gelen olaylar, insan olarak katlanılabilir olma sınırlarını aştı, aralarından çoğunun öldürüldüğü, ard arda yaşadığı savaşlardan yorgun düşen bu nüfus, yaşamını, onurunu ve mal varlığını savunmak için yine silaha başvurmak zorunda kaldı. Bu vesile ile bilinçsizce üstlendikleri role rağmen, Ermeni katliamları haberi kesinlikle yalandır. Tam aksine, savaş sahnesine dönen kenti kaçan Ermeni tümeninin arkasından terk etmeyenlerin hepsi sağ salim kaldı. Sonuçta, gürültü patırtı yaratarak öne sürülen ve kamuoyunu Türkler’e karşı yönlendirmeyi hedefleyen katliamların kurbanları sadece Müslümanlar oldu. Hiçbir şey buna inanmaktan daha kolay değil, zaten. Birlik kamuoyuna, ayrıca, Diyarbakır, Harput ve Malatya’ya kadar ilerleyen, önlerine çıkanher yeri ve her şeyi yakıp yıkan Ermeni çetelerinin Fransız üniformaları taşıdığını ve Fransız temsilcilerinin koruması altında olduklarını da bildirir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT