BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şaşkınlıkla baktı yüzüne...

Şaşkınlıkla baktı yüzüne...

Bir gün önce bunları yaşayacağını söyleseler asla inanmazdı. Hayat o kadar büyük sürprizlerle doluydu ki... - Atölyedeki kızlar şok geçirecekler duyunca...



Bir gün önce bunları yaşayacağını söyleseler asla inanmazdı. Hayat o kadar büyük sürprizlerle doluydu ki... - Atölyedeki kızlar şok geçirecekler duyunca... - Neden, yoksa bizim evleneceğimize onlar da mı inanmıyordu? - Yooo, inanmaz olurlar mı? Kıskanıyorlardı bile bizi. Hep imrenerek bakıyorlardı. Annem şimdi hemen gider oraya... Şahin sustu. Bir müddet konuşmadılar. Neden sonra genç kız öne doğru hareketlendi. Oturmaktan sırtı ağrımıştı: - Karnım acıktı benim. Bir şeyler yiyelim Şahin... Genç adam başını salladı. Biraz ileride güzel bir yer biliyordu, orada durabilirlerdi. Gebze’yi geçmişler, İzmit’e doğru ilerliyorlardı. Bir sigara yaktı Şahin, bir tane de Şehnaz’a uzattı. Genç kız itiraz etmeden aldı. Şahin’le tanıştığından beri sigara içiyordu. Hatta bir seferinde Seher üzerine sinen kokudan şüphelenmiş, sorguya çekmişti genç kızı. Yeminler ederek inandırmıştı annesini güç bela. - Annen nereli senin? Şehnaz umursamaz bir tavırla cevapladı: - Tunceli. Annem de babam da ben de Tunceliliyiz. Babam öldü daha dört ay falan önce. Durdu, bir soluk aldı: - Daha doğrusu öldürüldü. Kan davası yüzünden. Şahin bu sözleri duyar duymaz frene bastı. Birden buz gibi terlemişti. Az kalksın direksiyon hakimiyetini kaybedecek, kaza yapacaktı. Şehnaz ise korkuyla öne doğru savrulmuştu. Şaşkınlıkla baktı onun yüzüne: - Neler oluyor yahu, kaza yapıyorduk! Gözlerini kırpıştırdı bu sözlerden sonra. Gücenmiş gibi dudak büktü çatık kaşlarıyla... Şahin Demir siyah gözlerini açmış, tedirgin, şaşkın ve heyecan dolu bakışlarla süzüyordu genç kızı. - Bana bundan bahsetmemiştin hiç. - Bilmem, babamın öldüğünü söylemiştim sanıyorum. Yutkundu adam. Birden ter basmıştı, gür siyah saçlarını elinin teriyle geriye doğru itti, gözlüklerini düzeltti: - Evet ama öldürüldüğünü söylememiştin. Demek kan davası ha? Adı neydi babanın? Genç kız rahatsız olmuştu. Onun rahatsızlığı sevdiği adamın, babasının böyle bir olay sonucu hayatını yitirmesini aşağılayıcı bir hareket olarak görmesinden korktuğu içindi. - Reşat... Reşat Demirtaş. Şahin derin bir soluk almak ihtiyacı duydu. Boğulacak gibi olmuştu. Tesadüfün bu kadarı inanılır bir şey değildi. Yaşadığı fırtınayı belli etmemeye çalışarak sordu: - Yazık olmuş, kim vurdu? - Kanlısı. Tunceli’den. Bekir miymiş neymiş adı.... - Yakalandı mı peki? Şehnaz kaşlarını kaldırdı umursamaz bir tavırla: - Yok, yakalanmadı herhalde, bilmiyorum, biz İstanbul’a geldik, yakalansa bile nereden haberimiz olur ki... Erkek kardeşim kaçtı evden. İstanbul’a gelmiş, anam onun peşinden satıp savdı her şeyi, bulacakmış onu, öyle diyor, hayal tabii... Koca İstanbul’da nereden bulacak ki?.. Yeniden çalıştırdı motoru adam. Biraz toparlanmış, sakinleşmişti. Bir müddet önce acımadan kurşun yağmuruna tuttuğu adamın kızı yanında, onunla birlikte, paylaşacakları bir hayatın planlarını kuruyordu. Eğer Şehnaz yanında oturan, yüreğini yerinden oynatan, ona bütün değerleri unutturup, her şeyi bir kalemde sildirecek kadar gözünü karartan bu adamın babasının katili olduğunu bilseydi acaba ne düşünürdü? Bir müddet konuşmadılar. Sonunda yemek yiyecekleri benzin istasyonuna doğru döndürdü Şahin arabayı. Hayatında hiç böyle bir şaşkınlık yaşamamıştı. DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 91975
    % 0.32
  • 5.3527
    % -0.61
  • 6.1024
    % -0.52
  • 6.8502
    % -0.47
  • 211.057
    % -0.27
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT