BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ankara akşamları

Ankara akşamları

Kriz erken geldi. Cumhurbaşkanlığı işinden bahsediyorum. Ankara’da Adalet Partisi’nin Enerji, ayrıca Bayındırlık Bakanlıklarını üstlenmiş Selahattin Kılıç ve Devlet eski Bakanlarımızdan Gökberk Ergenekon ile görüştüm.



Kriz erken geldi. Cumhurbaşkanlığı işinden bahsediyorum. Ankara’da Adalet Partisi’nin Enerji, ayrıca Bayındırlık Bakanlıklarını üstlenmiş Selahattin Kılıç ve Devlet eski Bakanlarımızdan Gökberk Ergenekon ile görüştüm. Tatlı bir sohbet oldu. Kılıç, enteresan bir gözlemde bulundu. Dokuz Cumhurbaşkanı da kitlevi hareketlerin öncüleri olmuşlardır, dedi. Atatürk, mesela, Kuva-yı Milliye’nin, Bayar demokratikleşmenin, Evren 12 Eylül’ün, Özal liberalleşmenin... Cumhuriyet tarihimiz bu kişileri Ankara’nın en yüksek tepesine taşımış. Belki de o makama, iyidir/hoştur diyerek zembille birini getirmek adetimiz, teamülümüz değildir diyordu. Her gelen de kendi şahsiyetini eklemlemiştir o makama. Kılıç’a göre, Demirel, “çalışkanlık, fonksiyonellik ve tarafsızlığı” getirmiştir. “Biz sübjektifiz” diyordu Kılıç. -Ama, inanın, Demirel’in Güniz Sokağa dönmesini isterim. Biz paslarımızı atarız. Şu gençlere siyaset nasıl yapılırmış gösteririz. Bunları söylerken heyecanı gözlerinin parıltılarından fışkırıyordu. Gökberk Bey ise “pişmiş aşa niye su katılıyor” der gibiydi. Yani her şey iyi gidiyor. Bir ivme yakalanmış. Hükûmetin başı özellikle iç ve dış istikrar ve gelişim için Demirel’i “elzem” görüyorsa, rahat mı batıyor, diyordu. Biz konuşurken, Zirvenin bittiğini öğrendik. Galiba Mesut bey bir “yoklama” çekti. Bu aslında Özal’ın da üslubuydu. Merhum tepkileri ölçmek için böyle sondaj hamleler yapardı. Yılmaz da benzeri bir denemede bulundu. Ne var ki, zirvede “sebat” kararı alındı. Üstelik, “promosyon”la paketin geçmesi de hazırlandı. Hayırlısı. 4X4’LER Avrupa’da şehir içinde yasaklamışlar. Çünkü, normal arabalara kıyasla ister araca, ister kişiye çarpsınlar, kazaları ölümle sonuçlanıyormuş. Bizde de abartıyorlar. Zaten, “dehliz” gibi yollarımız var. Bir de bu “devasa” arabalar. Efendim, “statü sembolü” imiş! Bence kompleks. Efendim, erkek şoförler kadınları sıkıştırıyormuş. Hanımlar bunlarla tedbir alıyorlar. Tedbir mi, intikam mı? Çaresi tank mı almaktır!.. Sürücüyü eğitmek mi? SOĞUK SAVAŞ Aferin Boyut Yayınları’na. Dr. Ayşegül Sever’in “Soğuk Savaş” adlı incelemesi gerçekten emek verilmiş bir çalışma. Geride bıraktığımız bu döneme ne Kızıllar öcü, ne Amerikalılar şeytan diye bakmadan soğukkanlı yaklaşmış. Tavsiye ederim.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT