BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İktidar-muhalefet

İktidar-muhalefet

İktidar-muhalefet ilişkileri yeniden sertleşti. Karşılıklı ithamlar bitmiyor. Referandumdan hemen sonra bir yaklaşım olmuş, ümide düşmüştük. Çok sürmedi. Münasebetler gene gerginleşti. Cumhurbaşkanı’nın şikâyet edeceği çizgiye yükseldi.



İktidar-muhalefet ilişkileri yeniden sertleşti. Karşılıklı ithamlar bitmiyor. Referandumdan hemen sonra bir yaklaşım olmuş, ümide düşmüştük. Çok sürmedi. Münasebetler gene gerginleşti. Cumhurbaşkanı’nın şikâyet edeceği çizgiye yükseldi. Ana muhalefeti temsil eden Cumhuriyet Halk Partisi de, ikinci muhalefet olan Milliyetçi Hareket Partisi de, eleştiri sınırlarını aşan suçlamalarda bulunuyorlar. İktidar, sert cevaplamak zorunda kalıyor. Muhalefet elbette vatandaştan iktidarı eleştirmek ve uyarmak görevi almıştır. Ancak bu, şiddetli ithamlar şeklinde yapılırsa, tepki doğurur. Yeni bir huyumuz da değil. Çok partili hayatımızda hep böyle oldu. Öyle ki, muhalefetin bir diğer fonksiyonu ve temel görevi, artık işlemez, hattâ sesi çıkmaz duruma geldi. Unutuldu gitti mi nedir? İktidarın politikalarına mukabil alternatif politika üretmek ve millete sunmak görevi ifa edilmiyor. Muhalefetimiz, karşı proje diye bir şey bilmiyor. Karşı fikir üretmiyor. Genel seçimlere az kala ve bütçe atmosferine girilmişken yeni anayasa için çalışma istemek, zamana sığdırılamaz bir taleptir. Muhalefet, bazı temel ilkelerde iktidarı bağlayıp öyle seçime gitmek istiyor. İktidar, seçim sonuçlarını görmeden taahhüde girmek istemiyor. Hâlâ 1982 darbe kurallarını uyguladığımız da unutulmamalı. AB kriterlerine bir türlü ulaşamadık. Hâlâ 1920, 1930 mevzûâtının cenderesi ve köhneliği içinde bulunduğumuz hususlar var. Hızla AB statüsüne geçemezsek, bunlar hükmünü icrada sürüp gidecek. Batı’dan gelen eleştiri ve değerlendirmeler, ekonomide başarılı, dış politikada atılımcı, fakat demokrasi uygulamalarında tutucu ve çekingen olduğumuz şeklindedir. Sürüp giden terör ve ayrılıkçıların gerçekleşmesi imkânsız talepleri, reformlaşma hızımızı kesiyor. Üstelik iktidar-muhalefet ilişkilerinin, muhalefetin proje üretmeksizin suçlama yolu ile politika yapmak üslûbu içinde yapıcılıktan gittikçe uzaklaşması, vatandaşı tedirgin ve asabi yaptı. Bütçeden sonra 2011’e girer girmez, seçim atmosferi de hükmünü ifa edecektir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT