BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > The Globalist Seyr-i Âlem

The Globalist Seyr-i Âlem

Obezite büyük bir hızla küresel halk sağlığı krizi haline geliyor. Gelişmiş ülkelerde çok uzun zamandır büyük bir problem olan obezite, gelişmekte olan ülkelerde de hızla yayılıyor. Acaba dünyanın 20 büyük ekonomisinin kaç tanesinde obezite oranı en az yüzde 25?



1. Küresel Test Aşırı şişmanlık salgını Obezite büyük bir hızla küresel halk sağlığı krizi haline geliyor. Gelişmiş ülkelerde çok uzun zamandır büyük bir problem olan obezite, gelişmekte olan ülkelerde de hızla yayılıyor. Acaba dünyanın 20 büyük ekonomisinin kaç tanesinde obezite oranı en az yüzde 25? A. Üç B. Yedi C. On D. Ondört A. ÜÇ. YANLIŞ. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) tahminlerine göre G 20 ülkelerinin üçünde obezite oranı yüzde 30’un üzerinde. ABD uzak ara lider, nüfusunun yüzde 46.3’ü obez kabul ediliyor (vücut kitle endeksi 30 ve üzerinde olanlar obez olarak değerlendiriliyor). Onu 2 Latin Amerika ülkesi takip ediyor: Arjantin (%37.6) ve Meksika (%35.5). Küresel olarak 1 milyarın üzerinde aşırı kilolu insan var, bunların 300 milyonu obez sayılıyor. 1980’den beri obezite oranı üçe katlandı, Kuzey Amerika, Doğu Avrupa ve Orta Doğu’da ise bu oran daha da yüksek. Bunun sebebi ise fiziksel aktivitenin azalması ve fazla şekerli ve doymuş yağlı, besin değeri düşük gıdaların tüketilmesi. B. YEDİ. doğru. G 20 ülkelerinin 7 tanesinde obezite oranı yüzde 25 ve üzerinde. ABD, Arjantin ve Meksika’ya ilaveten Suudi Arabistan (%29.7), Avustralya (%28.8), Kanada (%25.6) ve İngiltere (%25) obezitenin ciddi problem olduğu ülkeler. Obezite oranı bu derece yüksek olması halk sağlığı endişelerini de beraberinde getiriyor. Zira obezite tip 2 diyabet, kalp-damar hastalıkları, bazı kanser türleri, yüksek tansiyon ve felce sebep olan temel unsurlardan biri. C. ON. YANLIŞ. Obezite oranının yüzde 20’nin üzerinde olduğu G20 üyesi 10 ülke var. Yukarıdaki yediye ilaveten Almanya (%22.5), Güney Afrika (%22.2) ve Türkiye (%21.6) bu listede yer alıyor. Obezite oranının yüksek olması gelişmiş ülkelerdeki sağlık harcamalarının artmasının başlıca sebeplerinden biri. Bu ülkelerdeki toplam sağlık harcamasının yüzde 2-6’sı obezite ile ilgili. Sadece ABD’de obeziteye bağlı yapılan sağlık harcamasının yıllık 150 milyar dolara ulaştığı tahmin ediliyor. D. ondört. YANLIŞ. G 20 ülkeleri içerisinde 14 ülkenin nüfusunun yüzde 10’undan fazlası obez, Brezilya (%18.4), Rusya (%16.6), İtalya (%14.1) ve Güney Kore (%11.5). Gelişmekte olan ülkelerde obezite giderek artsa da, dünyanın en kalabalık gelişen ekonomilerinde oran hâlâ çok düşük. Mesela bu oran Çin’de yüzde 3.8, Hindistan’da ise sadece 1.9. Bu ülkelerde istikrarlı ekonomik büyüme sürmesine rağmen yetersiz beslenme hâlâ ciddi bir problem. 2. İlginç Rakamlar 1- Dünyada insan kaynaklı karbondioksit salınımının yaklaşık yüzde 25’i evlerden kaynaklanıyor. (Zero Carbon Hub) 2- Katma Değer Vergisi (KDV) ilk defa Fransa’da 1950’lerde uygulanmaya başladı. (Wall Street Journal) 3- Dünya çapında elektrikli ve hibrit araçların 2015 yılına kadar 2.8 milyon adet satılacağı tahmin ediliyor. Bu toplam araba satışının yüzde 5’inden azına tekabül ediyor. (JD Power) 4- Denizlerden her yıl 77 milyar ton balık avlanıyor. Bu Çin’deki bütün insanların ağırlığının toplamına eşit. (Greenberg: Four Fish) 5- Deney aşamasındaki güneş enerjisi hücreleri yüzde 40 verimliliğe ulaştı, halen kullanımda olanlar ise yüzde 20’yi zor geçiyor. (Discover) 6- İsviçre, enerji birimi başına dünyada en düşük karbon emisyonuna sahip ülke. (Zero Carbon Hub) 7- Yaşı doğrulanabilen dünyanın en yaşlı insanı Şubat 2010’da 114 yaşına giren, Saint Barthelemy adasında yaşayan Eugenie Blanchard. (Wall Street Journal) 8- Bir Levi’s 501 pantolonun kullanım hayatı boyunca sebep olduğu 32.3 kg karbondioksit salınımı bir arabayla 125 km gitmeye eşit. (Levi Strauss & Company) 9- Hava sıcaklıklarının kaydedilmeye başladığı 1880 yılından beri en sıcak yıl 2010 olacak gibi gözüküyor. (NASA) 10- Google’da günlük yapılan aramaların dörtte biri daha önce hiç yapılmamış. (Google) © 2010 www.theglobalist.com 3. Dudak Okuma PAUL OTELLINI ile ABD?ekonomisi üzerine... ABD ekonomisi tekdüze bir halde sıkışıp kalmış durumda. Intel’in başkanı ve CEO’su Paul Otellini ABD’deki ekonomik büyüme imkânları ve problemleri hakkındaki görüşlerini paylaşıyor. 1- ABD’de büyümenin önündeki en büyük engel nedir? “Millet olarak ekonomimizin uzun vadeli büyümesi ve lider olması için gereken doğru adımları atmıyoruz.” 2- ABD için en büyük mücadele nedir? “ABD artık çok daha zorlu rakiplerle dolu bir dünya ile karşı karşıya. Bir çoğu bizden çok daha hızlı bir şekilde geleceğe yaptıkları yatırımı artırıyor. 3- ABD’nin refahı için teknoloji ne derece önemli? “Teknoloji Amerika’nın iyi bilinen bütün sanayilerinin tam kalbinde yer alıyor. Bilgi teknolojilerinden biyo teknolojiye ve risk sermayesine kadar. Başarılarının arkasında tartışılmaz bir gerçek var: 2. Dünya Savaşı’ndan beri ülkenin Gayri Yurtiçi Hasılası’ndaki artışın yarısından fazlası yeni teknolojilerin geliştirilmesi ve uygulanması sayesinde oldu.” 4- Neden bu sektör çok başarılı oldu? “Bu kazara olmadı, tarihsel olarak bir ‘yatırım kültürü’ tarafından yönlendirildi.” 5- Ekonomik büyümede yatırımların rolü nedir? “İyi yatırımlar yeni fikirlere ve keşiflere, bunlar ise yeni işler kurulmasına sebep olur, bu sayede yeni iş sahaları açılır. Bütün bunların neticesinde ise refah artar, hayat standartları yükselir.” 6- Uzun vadeli bakış açısı önemli midir? “Belki de bu yatırımların en önemlileri, keşifleri mümkün kılan yatırımlardır. Hatta 5 veya 10 sene boyunca yapılabilir iş modelleri ortaya çıkarmasalar bile.” 7- Şu an tehlikede olan nedir? “Hükümet ve şirketler harekete geçip, eğitimi iyileştirmeye, bir yatırım kültürü oluşturmaya ve iş sahaları açmaya bir an önce başlamazlarsa, bir sonraki Intel ya da büyük iş her ne ise bu ülkede olmayacak.” 8- Eğer bu gerçekleşirse sonuçları ne olur? “Burada yeni iş sahaları açılmaz. Zenginlik artık burada olmaz. Sonuç olarak servetlerin kaçınılmaz bir şekilde eridiğine ve başka yerlere kaçtığına şahit oluruz. Aynı şu an Avrupa’da olduğu gibi.” 9- ABD’li politikacılar nelere dikkat etmeli? “Keşifleri engellemekle teşvik etmek arasında çok ince bir çizgi var. Kazananların ve kaybedenlerin seçilmeye çalışılmasına karşı çıkmalıyız.” 10- Son olarak, ABD’nin değişmesi ve yeni yapıya uyum göstermesi nasıl sağlanır? “Amerika’nın başarısının büyük bir kısmı değişen dünya karşısında kendimizi sürekli yenileyebilmemizden kaynaklanıyordu. Çok zor ve yıkıcı olacak. Fakat içinde bulunduğumuz şartlar, teknoloji sanayinde çalışan herkesin bildiği gibi, yeni fikirler oluşmasına ve çok önemli keşiflere imza atmaya çok uygun.” Editörün Notu: Buradaki iktibasların tamamı Paul Otellini’nin 23 Temmuz 2010 tarihinde Aspen’de Teknoloji Politikaları Enstitüsü Forumundaki konuşmasından yapılmıştır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT