BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Peygamberlerin gönderilmesi bizim için büyük nimet!

Peygamberlerin gönderilmesi bizim için büyük nimet!

Eğer Peygamberler olmasaydı, Allahü teâlânın zâtını ve sıfatlarını kimse bilemezdi. Kimsenin, Allahü teâlâdan haberi olmazdı. Kimse Ona yol bulamazdı. Allahü teâlânın emirleri ve yasakları bilinemezdi...



Son yüz yıldır, sinsi bir şekilde Peygamber Efendimiz, dinde devre dışı bırakılmaya çalışılmaktadır. “Esas kaynak Kur’an-ı kerimdir” denilerek altyapısı, dinde temel bilgisi olmayan cahiller tuzağa düşürülmektedir. Yüz yıldır ciddi bir dinî eğitim verilmediği için de maalesef çok kimse bu tuzağa düşmektedir. Evet esas kaynak Kur’an-ı kerimdir, fakat bu kaynak bize değil, Resulullaha gönderilmiştir, muhatap odur. O açıklamasa idi çoğu yeri kapalı kalırdı. Çoğunu da yanlış anlardık. Ayrıca Cenab-ı Hakkın Kur’an-ı kerimin dışında peygamberine doğrudan bildirdiği emir ve yasaklar da var. Peygamber olmasa bunun içinden nasıl çıkılacak. İkinci bin yılın yenileyicisi İmam-ı Rabbani hazretleri bu konu ile ilgili olarak buyurdu ki: PEYGAMBERLER OLMASAYDI... Eğer Peygamberler olmasaydı, Allahü teâlânın zâtını ve sıfatlarını kimse bilemezdi. Kimsenin, Allahü teâlâdan haberi olmazdı. Kimse Ona yol bulamazdı. Allahü teâlânın emirleri ve yasakları bilinemezdi. Peygamberler olmasaydı, Allahü teâlânın beğendiği şeyler ve beğenmediği şeyler belli olmaz, birbirinden ayrılamazdı. O halde, Peygamberlerin gönderilmesi, pek büyük nîmettir. Bu nîmetin şükrünü hangi dil söyleyebilir. Kim, bu şükrü yapabilir? Bize nîmetlerini gönderen, bizlere İslâm dînini bildiren, bizleri Peygamberlere inanmak saadetine kavuşturan Rabbimize hamd ederiz. Bütün Peygamberlerin, söz birliği ile söylediği hiç değişmeyen sözlerden biri, Allahü teâlâdan başka, bir şeye ibâdet etmemek, Allahü teâlâya şerîk, ortak yapmamaktır. Mahlûklardan bazısını, başkalarına rab, mâbut yapmamaktır. Bu sözü, yalnız Peygamberler söylemiştir. Onların yolunda gidenlerden başka, hiç kimse bu devletle şereflenmemiştir. (Lâ ilâhe illallah) demek, ibâdet olunacak, Allahü teâlâdan başka hiçbir şey yoktur. İbâdet ancak Ona yapılır, demektir. Peygamberlerin söyledikleri ikinci söz, kendilerini, herkes gibi insan bilip, yalnız Hak teâlâya ibâdet olunur demeleridir. Herkesi, yalnız Ona ibâdet etmeye çağırırlar. Hak teâlâ, hiçbir şeyle birleşmemiştir. Hiçbir maddede yerleşmemiştir derler. Peygamberlere inanmayanlar ise, böyle söylememiş, hattâ, başta bulunanlar, kendilerine taptırmak istemiş, Hak teâlâ bize hulûl etti, bizdedir demişlerdir. Böylece, kendilerine ibâdet olunmak lâzım geldiğini, ilah olduklarını söylemekten sıkılmamışlardır. Kendileri, kulluk vazîfelerinden çekilerek, her türlü çirkin, kötü şeyleri yapmışlardır. İlah oldukları için, kendilerinin sorumsuz olduklarını, her şeye tecâvüz edebileceklerini, kendilerine hiçbir şeyin yasak olmayacağını sanmışlardır. Her sözlerinin doğru olduğunu, hiç yanılmayacaklarını, her istediklerini yapabileceklerini sanarak aldanmışlar, milleti de, aldatmışlardır. SON DİN SON PEYGAMBER Peygamberlerin sözbirliği ile bildirdikleri bir şey de, kendilerine melek geldiğini söylemeleridir. Peygamberlere inanmayanlardan hiçbiri, bu devlete kavuşmamıştır. Melekler, muhakkak mâsumdur. Yâni vazîfelerini elbette doğru yapar. Hiç yanılmaz ve hiç kötü, pis değildirler. Vahyi, değiştirmeden, unutmadan getirirler. Allahü teâlânın kelâmını taşırlar. Peygamberlerin her sözü, Hak teâlâdandır. Her getirdikleri emir, haber, hep Hak teâlâdandır. İctihâd ettikleri her söz de, vahiy ile sağlamlaştırılmıştır. İctihâdlarında ufak şaşırsalar, Hak teâlâ, hemen vahiy göndererek düzeltir. Peygamberler Allahü teâlâ tarafından kullarına gönderilmiş insanlardır. Onlar, ümmetlerini Allahü teâlâya çağırmak, azgın, yanlış yoldan, doğru, saadet yoluna çekmek için gönderilmişlerdir. Davetlerini kabûl edenlere, Cenneti müjdelemişler, inanmayanlara da Cehennem azâbını bildirmişlerdir. Onların Allahü teâlâdan getirdikleri her haber doğrudur, yanlışlık yoktur. Peygamberlerin sonuncusu, Muhammed aleyhisselâmdır. Onun dîni bütün dinleri nesh etmiş, yürürlükten kaldırmıştır. Nesh edilmiş bir dinin hak olduğunu ve mensuplarının Cennete gideceğine inanan Muhammed aleyhisselema inanmamış olur. İslam dini ile ilgisi kalmaz!
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT