BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Selçuk: "Sadece demokrasi istedim"

Selçuk: "Sadece demokrasi istedim"

Selçuk, Türkiye’nin, küreselleşen dünyanın bir parçası olduğuna dikkati çekerek, devleti kutsallaştırmak yerine insanı merkez alan ve birey-yurttaşları öne çıkaran bir yönetim anlayışına sahip olmak gerektiğini söyledi.



Yargıtay Başkanı Doç. Dr. Sami Selçuk, Türkiye’de eleştiri ve tartışma kültürünün yetersiz olduğunu ifade ederek, “Yargıtay Başkanı olarak 6 Eylül’de yeni adli yılın açılışında yaptığım konuşmada ülkem ve halkım için istediğim tek şey, demokrasiydi” dedi. Selçuk, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Daire Başkanlığı’nca, Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenen “Demokrasi ve Düşünce Özgürlüğü” konulu konferansta konuştu. İstanbul’da ilk kez konuşmadığını, ancak ilk kez böylesine yoğun bir ilgiyle karşılaştığını vurgulayan Selçuk, “Konferansı düzenleyenlere ve demokrasi sevdalısı sizlere gönül borcumu ödemek istiyorum” diye konuştu. “Yargıtay Başkanı olarak 6 Eylül’de yeni adli yılın açılışında yaptığım konuşmada, ülkem ve halkım için istediğim tek şey demokrasiydi” diyen Selçuk, Türkiye’nin bu mevcut anayasayla 21. yüzyıla girmemesi gerektiğini vurguladığını ve o konuşmasında Türkiye’nin “anayasalı” bir devlet olmasına karşılık “anayasal” bir devlet olmadığını söylediğini hatırlattı. Bu konuşmasında çağcıl bir demokrasi ve akılcı eleştiri ile sorgulama yeteneği olan özgür insanların yaşadığı demokratik cumhuriyet isteğini dile getirdiğini kaydeden Selçuk, şunları söyledi: “Çoğulcu bir toplum istedim. Barışçı, kırılmalara uğramamış, özürsüz ve ödünsüz laikliği istedim. Halkına güvenen, meşru ve üniter bir devlet istedim. Yargı erkinin öteki erklerden bağımsız olmasını, özellikle yürütmenin kıskacını aşmasını istedim. (Hemen, burada demokrasi) dedim. Türkiye orada sandım. Ancak başka bir tablo ortaya çıktı. Sonraki gelişmeler, Türkiye’nin çağın çok gerisinde kaldığını gösteriyordu ve bana göre çok şaşırtıcıydı. Ama ümitsizliğe kapılmadım. Konuşmam, bir turnusol kağıdı gibiydi, gerçekleri ortaya çıkardı. Ama görüldü ki, Türkiye, tartışma kültürü açısından çok zayıftı, demokrat insan açığı, umulanın çok üzerindeydi.” Türkiye’nin, küreselleşen dünyanın bir parçası olduğuna dikkati çekerek, devleti kutsallaştırmak yerine insanı merkez alan ve birey-yurttaşları öne çıkaran bir yönetim anlayışına sahip olmak gerektiğini ifade eden Selçuk, şöyle devam etti: “Çoğulcu ve özgür ama barış içindeki bir Avrupa, bugün dokunulacak kadar yakındır. Türkiye sayesinde haç ile hilal barışabilir. Ve değişecektir Türkiye. Sorun, Türkiye’nin nasıl, ne zaman ve ne şekilde değişeceğidir. Gelecek kuşaklara güzel ve üniter bir Türkiye bırakmak elimizdedir. Ve hiçbir kuşak, bugünkü kadar sorumluluk üstlenmemiştir.” “KİŞİLER İÇİN YASA ÇIKMAZ” Konferansın sonunda, kendisine yöneltilen soruları cevaplandıran Selçuk, Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili tartışmalar konusundaki bir soruya şu cevabı verdi: “Hukuk bilinci yükselmiş ve oluşmuş bir toplumda kişiler için yasa çıkmaz. Kaldı ki anayasa hiç değişmez. Kurallar kişiler için değildir. Yasaların genel olması esastır. Belli kişileri öngörerek yasa değiştirmek, kimsenin, bir hukukçunun olumlu bakacağı bir olgu değildir. Bunun yoruma açık bir tarafı yok, çünkü çok açık...” Ölüm cezası ile ilgili bir soruyu da cevaplayan Selçuk, bu cezayı halkoyuna sunma düşüncesinin yanlış olduğunu dile getirerek, “Ölüm cezası, tıbbi, hukuki, psikolojik ve felsefi sonuçları olan bir konudur. Bu konuda bilime uymak zorunludur. Nitekim Avrupa ülkeleri bunu böyle kabul etmektedir. Ölüm cezasını artık bugün hukuk benimsemiyor” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT