BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çiller: Demirel fahrî genel başkanımız olur

Çiller: Demirel fahrî genel başkanımız olur

TGRT’de Siyaset Vitrini programına açıklamalarda bulunan DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, kendilerinin sunduğu “cumhurbaşkanını halkın seçmesi yönündeki tekliflerinin” bir an önce karara bağlanmasını isterken, 5+5 formülüne de engel olmayacaklarını söyledi.



TGRT Ankara Temsilcisi Metin Özer’in gündeme ilişkin sorularını cevaplayan DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, “Demirel’in yeniden seçilmesini siyasete girmemesi için mi istiyorsunuz?” sorusuna “Çankaya’dan inerse, bundan en fazla da biz faydalanırız. Bizim hiç kuşkusuz bir kere fahri Genel Başkanımız olarak gördüğümüz bir siyasi büyük olur, ama suların da geri akmayacağını siyasetçiler iyi bilirler.. Bizim meselemiz bu hesaplar değil” cevabını verdi. Çiller’in gündemdeki diğer sorulara verdiği cevaplar ise şöyle: Özer: DYP’nin Cumhurbaşkanlığıyla ilgili net açık tutumu nedir? Çiller: Birincisi halk seçsin. 1998’de 2. Demokrasi programında millete taahhüt ettik; cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini uygun görüyoruz. Bununla birlikte bir yetki daha verilmesini diyoruz Cumhurbaşkanına, o da sıkıştığı zaman Meclis bir türlü seçime gidemiyor, demokraside ciddi yaralar alıyoruz ya da başka sıkıntılar çıkabiliyor. Bir türlü Meclis seçime gitme kararını alamıyor. Eğer millet tarafından seçilirse cumhurbaşkanı, belirli ortamlarda bu Meclisi seçime götürme, fes etme yetkisi de olur. 2000 yılına girmeden önce Meclis’e halk seçsin teklifini verdik ve bütün liderleri dolaştık. Ama gördük ki, hiçbir hükümet içindeki partinin lideri buna sıcak bakmadı. Bunun çıkamayacağı doğrultusunda bir konum ortaya çıkınca biz yine “yapıcı oluruz” dedik. Eğer “5+5 Meclis seçsin” diye ısrar ediyorsanız, biz ona da “destek oluruz, uzlaşmacı oluruz” dedik ve onun da teklifini Meclis’e indirdik, altına da 82 imzamızı koyduk... Komisyonu biran önce toplayın, halk seçsin konusunda bir karara varın. Eğer buna “evet” diyorsanız, bizim için iyi bir sonuç, ama “hayır” diyorsanız, onu da bir şeye bağlayın. Böylece Meclisin iradesi tecelli etsin. Komisyonda ortaya çıktıktan sonra biz illa Mecliste de oylansın diye ısrar etmeyiz. Çünkü bazı anayasa hocaları, “aynı teklif iki defa getirilemez. Arasında bir yıl olması lazım” diyor. Bazı anayasa hocaları da “bu teklif aynı değildir. 5+5 halk seçsin, 5+5 Meclis seçsin. İkisi ayrıdır”; bazıları da “hayır aynı konudur” yorumunu yapıyor. Polemik meselesi yapılır.. Özer: Sanıyorum Sayın Kutan’la bu konularda görüş birliğiniz var. Sayın Ecevit’in bu konudaki tavrı ne? Çiller: FP’nin DYP’den biraz daha farklı görüşleri var. FP de “halk seçsin” diyor, ama biz tıkayıcı olmayız diyoruz. Yani biz eğer bu olmazsa biz yokuz demiyoruz. Biz 5+5’i de Meclis seçsin şeklinde destekleriz diyoruz. Ancak FP o konuda irade beyan etmiyor. Özer: Bu konuyu Başbakana ilettiğinizde bir cevap alabildiniz mi? Çiller: Sayın Ecevit bunun bir an önce komisyona alınması doğrultusunda, bu meseleye daha sıcak baktığı doğrultusunda bir mesaj verdi ve bunu liderler zirvesinde çözeceğini söyledi. Gerekli işlemlerin aynı şekilde uzlaşarak yapılması doğrultusuna bize ayrıca sayın Yılmaz da bilgi verdi. Özer: Sayın Ecevit’in, Sayın Yılmaz’la ilgili bir sıkıntısını gözlemlediniz mi? Çiller: O kendileri arasındaki bir meseledir. Hükümet şu aşamada devam ediyor. Ve uzlaşarak giden bir görüntüleri var. O konunun içine benim girmem doğru olmaz. Özer: MHP diyor ki, “Sayın Demirel’in görev süresinin uzatılması için 240 imzaya ulaşılırsa, biz MHP olarak imza koyarız.” Bu da ayrı bir şart değil midir? OYUMUZU SEFERBER EDERİZ Çiller: Bu 240 imza ulaşılamayacak bir rakam değil. Ama hiç kimsenin ön şartı olmadan bu meseleye yaklaşması daha doğru. O 240 imza kolayca çıkar. Halk seçsin konusunda irade çıktıktan sonra biz 82 oyumuzu seferber ederiz. Ve 136 oyu da zannediyorum DSP’nin var. Birkaç fire de verse. ANAP yarısından daha az bir imzayla katılsa ki bir Genel Başkan partisinin yarısından daha az milletvekilinde samimiyetle durarak, bir diyalogla ikna yolunu işletirse, bu sayı da çıkar. Ama böyle ön şartlarla başlanırsa, meseleyi uzlaştıran, meseleyi kolaylaştıran değil, meseleyi ek şartlar getiren, biraz daha yokuşa süren bir noktaya vardırır. Biz bunun dışındayız. Özer: Sayın Demirel’in görev süresinin uzatılması yönünde net bir açıklama yapılmadı. Bahçeliyle yaptığınız görüşmede böyle bir izlenim edindiniz mi? Çiller: 5+5 zaten kurumsal bir deyiş. Yani kurumsal bazda, 7 yıl olmasın da 5 yıl olsun. Bunu ortaya atıyoruz ve bunu Meclis seçsin diyor hükümet kanadı. Biz de illa böyle diyorsanız destekleyelim ve çıksın diyoruz. Böyle bir ortamda zaten isim ortada yok. Kurumsal bazda değişiklik önerisi var. Bundan sonra bir sürü başka isim “adayım” diyebilir. Sayın Demirel de “adayım” diyebilir. Bunların içinden de seçim yapılır. Bu kurumsal değişiklik başka adayların çıkmasını engellemez, öbür taraftan da sayın cumhurbaşkanımızın adaylığını kolaylaştırır. Özer: 5+5 çıkmazsa Türkiye’de nasıl bir tablo oluşur? Çiller: Cumhurbaşkanlığı oldubittiye getirilmeyecek kadar önemli bir olay. Aynı zamanda bu kurum herhangi bir partinin liderlik sorununa kurban edilmeyecek kadar önemli. Dolayısıyla bu konuda Türkiye bir oldubittiyle karşı karşıya kalır. Çünkü hızlı şekilde konsensüs sağlanması lazım. Yüzde 12-13’le ya da yüzde 21’le seçilen partiler. Hiçbirinde çoğunluk yok. Hatta dörtte biri yok. Böyle bir ortamda da ortaya çıkacak bir adayın da tam anlamıyla Meclis’i arkasına aldığı söylenemez. İleriye baktığım zaman aslında demokrasi ve istikrar açısından olumlu bir tablo değil. Özer: Bazı çevreler Yılmaz’ın gözünü korkutmak için DYP’nin hükümet ortağı olabileceği yorumlarını yaptılar. Sizce böyle bir niyet var mı? Çiller: ..DYP hükümette olsaydı milleti bu hale getirmezdi. Ama bugün uyumla çalışan bir hükümet var. Ortada duruyor. Her geçen gün millet fakirleştiriliyor, ama ona rağmen iç ve dış desteği sürdürmüş, ona rağmen de bu kadar kötü yönetmiş ve her gün halk yoksullaşırken devam eden ve uyum görüntüsü sergileyen bir hükümet var. Bu hükümet varken başka bir hükümeti tartışmak doğru değil. Ama demokrasilerde tek alternatif bunlardır, başka alternatifler yoktur demek de mümkün değildir. Demokrasilerde hep tabiri vardır, çareler tükenmez. Özer: “Demirel eğer Köşk’ten inerse, aktif siyasete girer. Bu da Çiller’in işine gelmez. Bu yüzden Demirel’in süresinin uzatılmasını hükümetten çok Çiller istiyor” düşüncesine ne diyorsunuz? Çiller: Bana, “Sen sayın Cumhurbaşkanıyla bir dönem sürekli kavga ettin. Şimdi ne oldu da Demirel’i destekliyorsun” diye soruyorlar. Şimdi bizim ilk olarak kimseyle kişisel olarak kavgamız olamaz. Biz o zaman demokrasi adına söylenmesi gerekenleri söyledik. Doğruları söyledik. Kurumsal bazda söyledik. Biz şu kişiyi veya sayın Demirel’i, sayın Cumhurbaşkanımızı, eski Genel Başkanımızı muhatap aldığımız için söylemedik... SULAR GERİYE AKMAZ Bizim eski genel başkanımızdır. Demokrat Parti geleneğini alıp, Adalet Partisi’ne taşıyabilmiş, Adalet Partisi’nin Genel Başkanı olmuş, sonra Doğruyol Partisi’nin genel başkanı olmuş bir kişidir. Çankaya’dan inerse, bizim hiç kuşkusuz bir kere fahri Genel Başkanımız olarak gördüğümüz bir siyasi büyük olur, bundan en fazla biz faydalanırız. Ama suların da geri akmayacağını siyasetçiler iyi bilirler. Dolayısıyla buradan bize fayda çıkar. Büyük bir birikimden ve tecrübeden faydalanırız. Bu doğrultuda Türkiye’nin de bundan faydası olacaktır. Bizim meselemiz bu hesaplar değil. Olamaz da. Bizi tanıyanlar da bunu bilirler.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT