BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hakkımız yok!..

Hakkımız yok!..

‘Ev alma, komşu al!’ diye bir söz var, biliriz hepimiz... Gerçi, 17 Ağustos’tan sonra, ev alırken komşu, momşu değil... Tek bir şey aranılır oldu, zemin etüdü...



‘Ev alma, komşu al!’ diye bir söz var, biliriz hepimiz... Gerçi, 17 Ağustos’tan sonra, ev alırken komşu, momşu değil... Tek bir şey aranılır oldu, zemin etüdü... Geçenlerde bir yakınıma gittim. 8. katta oturuyor. Asansöre binmeyi sevmediğim için, nefes nefese çıkmaya başladım merdivenlerden. Dördüncü kata kadar her şey güzeldi de, sonrası... Karşılıklı bazı dairelerin önünde dizi dizi ayakkabılar... Birçoğu, gelişi güzel çıkarılıp atılmış... Birden, ayakkabı tarlasında zannettim kendimi. “Karşı dairede ben olsaydım, ne yapardım?” diye düşündüm. Alıp hepsini aşağıya atacağıma, komşuma bir ayakkabı dolabı hediye ederdim her halde... “-Peki Güler Hanım, balkondan halı silkeleyen komşunuza ne yapardınız?” Diye soruyorsunuz, öyle mi? Çok kolay!.. İhlas Ev Aletleri’nden “Temizlik Robotu”nun tanıtımını yapan arkadaşları çağırır, komşumun evinde ne kadar toz varsa silip süpürdüğünü gösterirdim. Halı silkeleme derdinden kurtardığım ve de eşya sahibi yaptığım için teşekkür ederdi her halde bana komşum. Şimdi de: - Balkonlardan, camlardan sapır sapır sarkan rengarenk iç çamaşırlarından tutun da kazaklara kadar göz estetiğini bozan komşunuza ne yapardın? Diye soruyorsanız... Eh, tutup da çamaşır makinesi alamayacağıma göre, banyoya, koridora, odaya konan askılıklar var... Gücüm onu almaya yeter... Önümüz bayram da... Bir kutu çikolata yerine, “çamaşır kurutma askılığı” alır, onu hediye ederdim sevgili komşuma! Bilerek ya da bilmeyerek yaptığımız yanlışlardan kurtulmak elimizde olsa gerek. Toplum içinde yaşadığımıza göre, güzeli, doğruyu bulmamız, en doğrusu!.. Hakkımız yok, güzeli sevenlerin dünyasını karartmaya, kirletmeye... Bugün ne pişirelim? Şehriye çorba, sebzeli tavuk, iç pilav, salata
Reklamı Geç
KAPAT