BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yazarımız için
saygı gecesi...

Yazarımız için
saygı gecesi...

Kültür A.Ş. ile Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları, Yavuz Bülent Bâkiler’i hayatta iken andı. Şair ve yazarımızın eserlerinden oluşan sergi de hazırlandı.



> Cüneyt Bitikçioğlu İSTANBUL Türk şiirinin yaşayan ustalarından yazarımız Yavuz Bülent Bâkiler için Beyoğlu Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezinde saygı gecesi düzenlendi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. ile Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları (ESKADER) tarafından organize edilen gecede Bâkiler’in fotoğrafları ve eserlerinden oluşan bir de sergi açıldı. Yazar Mehmet Nuri Yardım’ın yönettiği gecede yazarlar İsa Kocakaplan “Yavuz Bülent Bâkiler ile Hâtıralar”, Meryem Aybike Sinan “Yavuz Bülent Bâkiler’in Nesirleri”, Ali Hakkoymaz ise “Yavuz Bülent Bâkiler’in Şiir Dünyası” hakkında konuşma yaptı. TÜRKÇE’NİN AKINCISI Bâkiler’in hayat hikayesini anlatan video klibin gösterimi ile başlayan panelin açılışında kısa bir konuşma yapan Yavuz Bülent Bâkiler, Necip Fazıl Kısakürek ile olan hatıralarını dile getirdi. Bâkiler, “Bana İstanbul’da onunla birlikte olmak nasip oldu. Bizim edebiyatımızın başında Necip Fazıl Kısakürek gelir. Dün- yada seçilmiş iki şairden biri odur. Bir gün Necip Fazıl Kısakürek, Ankara garına girdiği zaman tren hareket etmiş ve ‘Treni kaçırdınız’ diyenlere ‘Kaçırmadım, onu kovdum’ demiş. Üstada ‘Türkiye’nin en büyük şairi sizsiniz’ deyince o ‘Evet’ der. ‘Sizin gibisi yetişmedi’ diyenlere ‘Evet’ der: Ben yüksekten hep uzak durdum ancak edebiyatın kılcal damarıyım” dedi. Açılış konuşmasını yapan Mehmet Nuri Yardım ise Yavuz Bülent Bâkiler’in Türk edebiyatının şah damarı olduğunu söyledi. “O bir Osmanlı akıncısı gibidir. Bir bakarsınız Azerbaycan’dadır, bir bakarsınız Üsküp’te bir camide secdededir. Bir bakarsınız Almanya’da gurbetçilere Türk dilini anlatıyor” diyen Yardım, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Benliğinde bizim inancımız, hüznümüz, sevincimiz vardır. İçi millet sevgisiyle, gönlü inançla doludur. Değerleriyle barışık ecdadına layık, örnek bir Türk aydınıdır. Türkiye sevdası yüreğini kaplamıştır. Kendisini zevkle dinletir ve bu konuşmalarında tekleme, takılma, atlama, tekrarlama göremezsiniz. Dilimizin ihtişamını ve zarafetini onda görürsünüz. Bâkiler, Türkçe’nin adeta milli muhafızıdır en güzel doğru kelimeleri seçer, yazı ve konuşmalarında onları kullanır. Çünkü uydurma ve çirkin kelimelere tahammülü yoktur.” TÜRK DİLİNİ KORUDU Daha sonra söz alan İsa Kocakaplan, Bâkiler’in şiir yazmaya başlamasının bir cihat olduğunu belirterek, “Türk diline saldırıldığı dönemde o öne çıkmıştır. Türk kültürünü yaymaya çalışmış ve hizmeti çok büyüktür. Ben kendisini 1977’de şiirlerini okuyarak tanıdım. 96 bin kitap sattı. Bu da onun sevildiğini ve okunduğunu gösterir. Kendisi Türk edebiyatında çok seviliyor. Bir gün Bakü’de bulunduğunda Azeriler Yavuz Bülent Bâkiler’i izlemeye gelmişti. Başka şairler sahneye çıktığında sıkılan Azeriler, Yavuz Bülent Bâkiler çıktığında adeta coştular. O konuştuğu zaman akan sular durur. O konuşunca kendisi de zevk alıyor” diye konuştu. İzlenmez, seyredilir... Yazar Ali Hakkoymaz, Bâkiler’in şiirlerinde, anne ve çocuk temasının öne çıktığını belirterek, “Çocuklarımıza bu güzel şiirleri ezberletmeliyiz. Beni çok etkileyen Sivas’taki o dilenci çocukların şiirleridir. Yavuz Bülent Bâkiler çocuklara annelerinin elinden tutturuyor. Bâkiler Türkçe’yi nakış gibi işleyen birisidir. Yavuz Bülent Bâkiler deyince Türkçe’yi en iyi kullanan insan akla gelir. Okumak çağırmak demektir. Şairler okur, bize yaşam öğretir. Şair sizinle ağlar, sizinle güler. Onlar bize yepyeni kapılar açar” diye konuştu. Oturumda söz alan Edebiyat öğretmeni Meryem Aybike Sinan ise Yavuz Bülent Bâkiler’in kendisine verdiği cevabı hiç unutamadığını söyledi: “Bir gün hiç unutmuyorum kendisine sizi izliyorum demiştim. Hemen bana cevabı yapıştırdı: İzlenmez seyredilir. “
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT