BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > hayata dair

hayata dair

Kendini bir dizi tasarım içinde görüyorsun, sonunda da dağılıp gidiyor hepsi... Çünkü kişi kendisine dışarıdan bakamaz...



...bunu sen kendin hak ettin! Kendini bir dizi tasarım içinde görüyorsun, sonunda da dağılıp gidiyor hepsi... Çünkü kişi kendisine dışarıdan bakamaz... Zira kişi kendisinin nasıl göründüğünü sahiden görmez, tahmin edebilir ancak... Gerçi kişi kendine ‘Bu şartlar altında ben, bir başkası için ne derdim’ diye sorabilir... Ama cevap şu: “-Bilemezdim... Bilseydim de, o başkasıyla ilgili haklı olduğum konusunda bir şey söylemiş olmazdı...” Kişinin kendi üzerine sığ bir yargıda bulunması; kendisini ucuz bir biçimde şu ya da bu komedinin ya da trajedinin oyuncusu sayması... Bunları bir başkası için yapması kadar iğrenç bir şey... Düşün ki, başına ne gibi bir mutsuzluk, nasıl bir acı gelirse gelsin; bunu sen kendin hak ettin... (...L.Wittgenstein) tuzaktan kumanda (...TV 8 / Bay Tahmin) FİKRET ENGİN: Manisa’dan Goril Osman yazmış... He he he... MURAT ÖZARI: Ne demiş Goril Osman?.. FİKRET ENGİN: Abilerim banko 2 maç verin, armut alacam... *** FİKRET ENGİN: Murat, geçen haftaki tahminlerimizde yüzde 100 isabet sağlamışız... MURAT ÖZARI: Bu işlerin garantisi yok Fikret... Bir hafta yüzde 100 isabet ettirirsin, diğer hafta yüzde 100 portakal suyu olursun, içerler seni... *** FİKRET ENGİN: Teknoloji çok gelişti Murat. Bu hafta arabamı sattım, adamların elinde bir cihaz var arabanın üstüne, yanına, arkasına tutuyorlar nerede çizik var, nereye boya atılmış hepsini gösteriyor... MURAT ÖZARI: Çok mu çizik vardı arabada?... FİKRET ENGİN: Boya atmıştım ben... Yerler sandım, yemediler... *** MURAT ÖZARI: Dedesinin elektrik faturasını kullanmış ama oynadığı kupon yatmış. FİKRET ENGİN: Bir şey olmaz, ‘yatırdım’ desin faturayı geri versin dedesine... MURAT ÖZARI: Olur hakikaten, karanlıkta nerede görecek dedesi... SÖZ’ün gelimi... (...”Evlilik Sevdaya Dahil” başlıklı “Ahmet Polat” çalışması) Telaşlı karanlıkta yumuşak gönüller Gittikçe genişleyen pantolon deliği Yamalar inanılmayacak bir irilikte Fırtınalar tutmuş bütün hayatı Çünkü evlenmenin de vahşi bir tadı var Öyle vahşi bir tat ki; dayanılır gibi değil Çünkü düğün masrafları da sevdaya dahil... Çünkü evlenenler hâlâ borçlu... temel’in yeri... Bizim Temel eczaneden uyku ilacı almış... Eczacı; “-Bu haplar size iki ay yeter” demiş... Temel itiraz etmiş ve ilaçları geri vermiş; “-Ben bu kadar uyumak istemiyorum...” kadınlar & erkekler (...Fikret Özer’den “Kadınların katil etmeye yönelik davranışları”...) -Ağzını ayıra ayıra sakız çiğnemesi, nedense hep tetiği çekesim gelir... -Hayatında olabilecek erkeğin özelliklerinden bahsederken “beni taşıyabilmeli” demesi... -Karşısındaki erkeğe “şekerim” ve “cicim” diye hitap etmeleri... -Sürdüğü rujun dişlerine bulaşmış halde gülmesi... -Facebook’ta, profil fotoğrafı yerine bebek fotoğrafları koymaları... -Esmer yüze kıpkırmızı allığı ve ruju boca etmeleri. Üstüne üstlük göze de cart mavi far sürmeleri... -Futbol bilgisinin sadece yakışıklı futbolculardan ibaret olması... -Asıl amaçlarını söylemek yerine başka sorular sorarak istedikleri cevaba ulaşmaya çalışmaları... -Hafta sonu gidilen düğün saçıyla pazartesi işe gelmeleri... -Konuşması güzelmiş gibi kendini zorlayarak, ağızda şeker varmış edasıyla yaptıkları konuşmalar... -Telefonda annelerine “Üff anne ya tamam hadi kapatıyorum” demeleri... -”Erkeklerle daha iyi anlaşıyorum” diyerek hemcinslerini kötülemeleri... -Yemek yapmayı bilmemeleri, daha da kötüsü “ben yemek yapmayı bilmiyorum yeaa” diyerek övünmeye çalışmaları... söz der ki “-Lider; karar alacak adamları seçerken doğru karar alabilendir...” (...Etmek istemese de dilinden dökülen müthiş S.Ö.Z.leri) bir film diyaloğu (...Just Like Heaven filminden) “-Kendi beyninin derinliklerinde dolaşmayı kes... Orası tek başına gitmemen gereken tehlikeli bir mahalledir...”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT