BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > The Globalist Seyr-i Âlem

The Globalist Seyr-i Âlem

Bir çok gelişmiş ülke, özellikle Japonya ve Avrupa’daki bazı ülkeler, hızla yaşlanan nüfus ve öngörülen nüfus azalması ile boğuşuyor. Bu arada gelişmekte olan ülkeler ise sürekli büyüyen nüfus ve genç sayısındaki artış ile karşı karşıya. Acaba 2050 yılında hangi kıta dünyadaki gençlerin 3’te birine ev sahipliği yapacak?



1. Küresel Test En genç kıta Bir çok gelişmiş ülke, özellikle Japonya ve Avrupa’daki bazı ülkeler, hızla yaşlanan nüfus ve öngörülen nüfus azalması ile boğuşuyor. Bu arada gelişmekte olan ülkeler ise sürekli büyüyen nüfus ve genç sayısındaki artış ile karşı karşıya. Acaba 2050 yılında hangi kıta dünyadaki gençlerin 3’te birine ev sahipliği yapacak? A. Kuzey Amerika B. Güney Amerika C. Avrupa D. Afrika A. KUZEY AMERİKA: YAN­LIŞ. Kuzey Amerika’da şu an 25 yaş altı 119 milyon insan bulunuyor yani dünyadaki genç nüfusun sadece yüzde 4’ü. Birleşmiş Milletler Nüfus Birimi verilerine göre bu oranın önümüzdeki 40 yıl boyunca aynı kalmaya devam etmesi bekleniyor. B. GÜNEY?AMERİKA: YAN­LIŞ. 25 yaşın altında 175 milyon insanla, Güney Amerika dünyanın mevcut genç nüfusunun yüzde 6’sını oluşturuyor. 2050 yılında bu oranın bir puan düşerek yüzde 5 olacağı tahmin ediliyor. Bir ülkenin nüfusunun büyümeye devam etmesi için önemli oranda genç nüfus gerekiyor olsa da, çok fazla gence sahip olmak, onlara sürekli yeni iş sahası açmayı zorunlu hale getiriyor. Mesela Hindistan’da, sadece nüfus artışıyla paralel olabilmesi için, 2050 yılına kadar her yıl 8 milyon yeni iş oluşturmak gerekiyor. Maalesef dünya çapında bunu gerçekleştirmek giderek daha zorlaşıyor. 15-24 yaş arası çalışan 620 milyon gencin yaklaşık 81 milyonu veya yüzde 13’ü 2009 sonunda işsizdi. Bu oran son 20 yılda görülen en büyük rakam. C. AVRUPA: YAN­LIŞ. 2050 yılında Avrupa’da 25 yaş altı 173 milyon genç olması bekleniyor. Bu dünyadaki toplam genç sayısının yüzde 6’sı demek. Avrupa’nın giderek yaşlanan nüfusunun bir yansıması olarak mevcut 206 milyon olan genç sayısında azalma görülecek. D. AFRİKA: DOĞ­RU. Afrika’da şu an 25 yaş altı 625 milyon insan bulunuyor ve bu da dünya gençlerinin yüzde 20’sine tekabül ediyor. Ancak önümüzdeki 40 yıl içerisinde bu oran yüzde 30’a çıkacak ve neredeyse dünyadaki gençlerin üçte 1’i olacak. Bu sebeple Afrika önümüzdeki 40 yıl içerisinde dünya genç nüfusu oranında önemli artış beklenen tek kıta. Ancak Afrika dünyanın en büyük genç nüfusuna sahip değil. Dünyadaki 25 yaş altı 3.1 milyar insanın yüzde 60’ına, yani 1.8 milyar gence sahip Asya bu ayrıcalığın sahibi. Özellikle Çin’deki nüfusun yaşlanmasına bağlı olarak bu oranın 2050 yılında yüzde 53’e düşmesi bekleniyor. 2. İlginç Rakamlar 1- Afrika’nın aşağı Sahra bölgesinde 820 milyon insan yaşıyor. (Dünya Politika Enstitüsü) 2- Dünya çapında her dakika 267 insan doğuyor, 108 insan ölüyor. (Nüfus Referans Bürosu) 3- 200 milyondan fazla insan doğum yerleri olmayan bir ülkede yaşıyor. (Carnegie, Uluslararası Barış için Bağış) 4- Meksika’daki çocukların yüzde 60’ı fakirlik içinde yaşıyor. (Washington Post) 5- Cathay Pacific havayollarındaki ‘Cathay’ kelimesi Kuzey Çin manasına geliyor. (Shaugh-nessy: Çin-İmparatorluk ve Medeniyet) 6- Gürcistan’ın başkenti Tiflis ve Arnavutluk’ta George W. Bush Caddesi var. (Financial Times) 7- Nestle kendisine ait espresso sistemi için tam 1.700 patente sahip. Bu patentlerin bir çoğu 2012 yılında sona eriyor. (New York Times) 8- Abu Dabi Hanedanından Şeyh Mansur, İngiliz fut-bol takımı Manchester City’nin sahibi. Ayrıca küresel petrol rezerv-lerinin % 10’u Şeyh Man-sur’a ait. (Financial Times) 9- Ekim 2008 ve Ekim 2009 arasında, ABD’deki silah mağazaları her Amerikalı başına 38 kurşun sattı. (Washington Post) 10- 2009 yılı başında Al-manya’da 41 milyon araç yollarda olmasına rağ-men, bunlardan sadece 1.452 tanesi elektrikliydi. (International Herald Tribune) © 2010 www.theglobalist.com 3. Dudak Okuma Marc de Vos ile euro krizi üzerine... Yunanistan’daki finans krizi, AB finans sisteminin karşılaştığı bazı derin problemlere dikkat çekti. Bu sefer Almanya, Yunanistan’a yardım etmiş olsa da, başka bir ülkede benzer bir sıkıntı olursa yardım etmek istemeyebilir. “Çöküş Sonrası” kitabının yazarı ve Brüksel merkezli Itinera Enstitüsü yöneticisi Marc de Vos son euro krizini yorumluyor. 1- En büyük küresel finans krizinin temel sebebi neydi? “Finansal küreselleşme, kurumsal ve düzenleyici altyapının kapasitesinden fazla büyüdü, geride küresel çöküşten kaynaklanan küresel bir kakofoni bıraktı.” 2- Euro bu hesabın neresinde? “Konut piyasası ve türevlerinin çılgınlığında olduğu gibi, euro masalı da, kolay para, aşırı borçlanma, kötü hesap ve denetimsizlik kurbanı oldu.” 3- Gelecekteki problemler hakkında ne söyleyebilirsiniz? “Euro krizinin temel sebebi bugünkü mali ahlaksızlıktan kaynaklanmıyor, yarının ekonomik potansiyelinden kaynaklanıyor. Bir ülkenin açıklarını ve borçlarını kapatmak için gereken kemer sıkma politikasıyla, gelişmiş ekonomik büyümeyi bir arada yapıp yapamayacağına dair piyasaların tahmini. Kısa vadeli likiditeden ziyade uzun vadeli ödeme gücü meselesi.” 4- Euro krizinin şiddetini artıran başka faktörler var mıydı? “Euro’nun gerçek başarısızlığı talihsiz istikrar paktı değil. Başarısızlığın asıl sebebi Avrupa Birliği’ni 2010 yılında ‘dünyanın en rekabetçi ve dinamik bilgi tabanlı ekonomisi’ yapmak için 2000’de imzalanan Lizbon anlaşması.” 5- Lizbon Anlaşmasının en büyük hatalarından bazıları nelerdir? “Lizbon devasa bir boş umuda döndü, çünkü AB’deki politikacılar ve seçmenler rekabetin bedelini ödemek istemediler. İçeridekilerin bir çoğu statükoyu tercih etti ya da katı iş gücü piyasalarının, şişirme refah devletlerinin ve verimsiz kamu sektörünün reforma ihtiyaç duyduğunu reddetmeye devam ettiler. Yunanistan’ın verdiği gerçek sıkıntı ülkedeki hastalığın çeşitli derecelerde bütün Euro bölgesine nüfuz etmesi ve paranın uzun vadeli istikrarını tehlikeye atması oldu.” 6- Hangi Avrupa ülkesi finansal krizin etkilerini başından savmayı başarabildi? “Şansölye Gerhard Schröder’in yönetiminde Almanya makul esneklik ve ücret kısıntısının faydalarını sendikalara kabul ettirebilen birkaç euro ülkesinden biri oldu. Alman ekonomisi şimdi bunun semeresini alıyor ve dirilen küreselleşme dalgasında başarıyla sörf yapıyor.” 7- Diğer AB ülkeleri Almanya’nın finansal öngörüsünü takdir etti mi? “Takdir etmek bir yana, Almanya euro ortaklarından euro bölgesinde dengesizlik oluşturduğu ve sorumlu davranmakta ısrar ettiği için sopa yiyor. Spekülasyon bir faktördür ama kömür madeni felaketlerinde suçu kedinin üzerine atamazsınız.” 8- Avrupa Komisyonu finansal problemleri çözmek için neler yapacak? “Avrupa Komisyonunun ‘İstikrar ve Büyüme’ anlaşmasının ölüm fermanını çok kısa zamanda gündeme getirmesini bekleyin. Neticede Almanlar sonsuza kadar ödeme yapmaz.” 9- AB ülkeleri yardım etmek için neler yapmalı? “Euronun ve kıtanın geleceğinin selameti için siyasi sorumlu aramaya son vermek lazım. Ülkeler dayanışma içinde olmalı ve Almanya örneğini cidden takip etmeli. Çünkü zaman hızla tükeniyor.” 10- Son olarak, bu krizden kim güçlenerek çıkar? “Zayıfı güçlüden ayıran güven olması veya olmamasıdır, bu gelecekte onların içinde bulundukları borç batağından çıkma kabiliyetlerine bağlı.” E­di­tör’ün No­tu:?Bu bölümdeki iktibasların tamamı Marc de Vos’un 12 Mayıs 2010’da Wall Street Journal’da konuk yazar olarak neşredilen makalesinden yapılmıştır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT