BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > ABD’de göğsümüzü kabartan Türk

ABD’de göğsümüzü kabartan Türk

Anlaşılmaz adetlerimiz oluştu. Sağlığında yapmadığımız densizlik kalmayan ve hatta hayatı burnundan fitil fitil getirdiğimiz insanlar için, öldüklerinde ağıtlar yakmaya başlıyoruz. Rahmetlinin meğer ne kadar seveni olduğu, nedense musalla taşına uzandığında anlaşılıyor..



Anlaşılmaz adetlerimiz oluştu. Sağlığında yapmadığımız densizlik kalmayan ve hatta hayatı burnundan fitil fitil getirdiğimiz insanlar için, öldüklerinde ağıtlar yakmaya başlıyoruz. Rahmetlinin meğer ne kadar seveni olduğu, nedense musalla taşına uzandığında anlaşılıyor.. Biz böyle değilmişiz.. Buna tarihimiz ve binlerce kitap şahit.. Ama yeni dünya düzeni dedikleri ve insanların artık neredeyse bilgisayar tuşları ile ‘chat’laşarak tanıştıkları, seviştikleri ve hatta bir gün evlenip en kısa zamanda da boşandıkları bir zamanda yaşıyoruz.. Rahmetli anneanneciğimin o hep çok korktuğu ahir zaman bu olsa gerek.. KALPLERDEN SATIRLARA DERKEN ŞİMDİ DE TUŞLARA Geçen haftaki yazımdan sonra eksik olmasın sevgili Osman Özer ağabeyim faks çekmiş. Üniversite yıllarımdan tanıdığım ve üzerimde çok hakkı olan Osman ağam çok haklı olarak şöyle diyor: -”Digital teknolojiden, bilgisayardan, elektronik ticaretten ve yok bilmem neden bahsederken, ‘kalbi yönetimlere, gönülden ilişkilere’ de, azıcık da olsa değinsene. Kuru kuru sevgi ve ilişki olur mu?” Yerden göğe kadar doğru söylüyor.. Dedelerimiz ‘ilim südurdan (kalblerden) sütura (satırlara) geçerken çok şey kaybetti’ demişler. Samimiyetin, ihlasın önemini; gönülden ve içten yaşamanın tadını, güzelliğini vurgulamışlar. Severek ve sevilerek yaşayın diye nasihat etmişler.. Çok da güzel etmişler.. Ne kadar iyi.. Ne büyük şans ve nimet.. Peki ya bugün?. Bırakın südurdan sütura geçmeyi, sohbet ve duygu alışverişleri bile artık bilgisayar ekranında.. Tuşlara basarak binlerce kilometre uzaklıktaki tanıdığınız tanımadığınız insanlarla haberleşmek hayatın bir parçası olmuş.. Öyle ki milyonlarca dolarlık işi (para transferlerini kastetmiyorum) bilgisayar tuşları ve ekranı ile yapan-idare eden insanların sayısı her geçen gün artıyor.. Ömür boyu görüşmeden, karşılaşmadan ortaklıklar, mesai, çalışmak ve çalıştırmak, koca koca şirketleri yönetmek şimdi artık pek çılgın bir moda.. İster ters gelsin isterse nefret edin.. Ahir zamanın hücrelerinize kadar sirayet eden realitesi bu.. Dolayısı ile bugün yaşasalardı acaba dedelerimiz buna ne derdi, sevgili Osman ağam?. ASRIN ADAMINA SELAMLAR SAYGILAR VE ÇOK SAĞOL Neyse konumuza dönelim.. Sevdiklerimize, eşimize, dostumuza, arkadaşlarımıza ve herhangi bir iyiliğini gördüğümüz kişilere ya da nice başarılara imza atmışlara ‘seni çok seviyorum’, ‘aferin’, ‘bravo’, ‘helal olsun’, ‘teşekkür ve takdir ederiz’, ‘çok sağol’ desek, fena mı olur?. Şükran ve minnetlerimizi, sevgimizi, öldükten (belki de öldürdükten) sonraya bırakmamaya ne dersiniz? Bunları hem de yaşadığımız sürece bıkmadan, usanmadan dilimize pelesenk edinsek; mermere damlaya damlaya bir gün orasını oyuğa çeviren su damlacıkları gibi bu güzel adetimizi dilden gönlümüze de taşısak-taşıyabilsek, iyi etmez miyiz? ‘Marifet iltifata tabidir’ diye, boşuna söylenmedi; herhalde.. Takdir ve teşekkür edeceksin ki medeni olduğun anlaşılsın.. Nezaketini belli edeceksin ki inceliğin ve ruh zenginliğin ortaya çıksın.. Bu uzun girişi Prof. Dr. Gazi Yaşargil Hoca için yaptım.. Gazi Hoca, Türkün yirminci yüzyılda dünyayı aydınlatan yıldızlarından birisi.. Bunu ben söylemiyorum.. Amerikan Beyin Cerrahları Birliği, medarı iftiharımız ünlü beyin cerrahı Prof. Dr. Gazi Yaşargil’i, ‘yüzyılın adamı’ seçti. Birliğin önemli ve saygın yayın organı Neurosurgery Dergisi kasım sayısına Gazi Hoca’yı kapak yaptı. Niye, 20. yüzyılın en büyük beyin cerrahı olduğunu anlatmak için kendisine tam 81 sayfa ayırdı. Neurosurgery’nin editörü Michael Apuzzo, Gazi hocanın, 1950 sonrası 20. yüzyılın ikinci yarısı için yüzyılın bilimadamlığına aday gösterilen 140 uluslararası cerrah arasından seçildığini belirtiyor. Dergide dünyaca ünlü beyin cerrahları Dr. Yaşargil’den ‘maestro’ diye övgü ve saygı ile bahsediyorlar.. Gazi hocanın, beyin cerrahisine mikroskobu sokarak özellikle beyin damarlarındaki balonlaşmanın (anevrizmaların) ameliyatında ‘çığır açtığını’ vurguluyorlar. Gazi hoca bugün Amerika’nın Arkansas eyaletinde Little Rock şehrindeki Üniversite Hastanesi’nde beyin cerrahlığını sürdürüyor.. Arkansas Üniversitesi Tıp Fakültesi, dünyada beyin cerrahisinde isim yapmış bir merkez.. Başkan Clinton’ın valilik yaptığı bu adı gibi küçük güney şehrine geçen aralık ayında sevgili Sebahattin Önkibar’ın ameliyatı vesilesi ile gitmiştim. Havaalanında araba kiralarken, ‘Başkan Clinton’dan başka buranın en meşhurları neler’ diye sorduğumda muhatabım, “Gazi Yaşargil ve kedi balığı” demişti.. Ne kadar sevindiğimi, göğsümün nasıl kabardığını anlatamam.. ARKANSAS ÜNİVERSITESİ’NE GAZİ YAŞARGİL KÜRSÜSÜ Bugün yine buradayım. Dün akşam Arkansas Üniversitesi Hastanesi Beyin Cerrahi Merkezi’nde, “Dr. Gazi Yaşargil Kürsüsü” kurulmasının duyurusu töreni vardı. Bu amaçla Gazi hoca onuruna muhteşem bir resepsiyon ve akşam yemeği verildi.. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile Başbakan Bülent Ecevit’in tebrik ve takdir mesajı gönderdiği gece anlatılması zor güzellikteydi.. Washington’a bugün gelecek Kültür Bakanı İstemihan Talay’a eşlik edeceği için dün akşamki yemeğe katılamayan Washington Büyükelçimiz Baki İlkin’in mesajı, hepimizin hissiyatına tercüman oluyordu. Büyükelçi İlkin’in mesajı şöyle: “Neurosurgery Dergisi’nin kapağında ‘Man of the Century’ sıfatıyla resminizi görünce, her şeyden önce bir Türk vatandaşı olarak büyük bir gurur ve mutluluk duydum. Bütün Türk ulusunun takdirle izlemekte olduğu, istisnai başarılarla dolu meslek hayatınızı taçlandıran bu gelişmeden dolayı kalbi tebriklerimi sunuyorum. Geçen ay üniversitenizin rektörü Prof. Ward’dan aldığım bir mektuptan, onurunuza 26 Şubat tarihinde bir yemek düzenleneceğini ve adınıza ithaf edilen Kürsü’nün açılışının da bu vesileyle ilan edileceğini öğrenmiş bulunuyorum. Üniversitenin bu kararı, iyi düşünülmüş, zamanlı ve yerinde bir adım olarak beni son derece memnun etti. Bundan dolayı da size samimi takdir hislerimi ve tebriklerimi iletmek istedim. Ulus olarak göğsümüzü kabartan başarılarınızdan dolayı sizi tekrar içtenlikle tebrik eder; en iyi dileklerimle birlikte saygılar sunarım.” Gazi Yaşargil hocayı biz de tebrik ediyor ve uzun ömürler diliyoruz.. Ayrıca Dışişleri Bakanlığımızın Cumhurbaşkanlığına, Gazi Yaşargil’e ‘Devlet Üstün Hizmet Madalyası’ verilmesi için arzda bulunduğunu memnuniyetle öğrenmiş bulunuyoruz. Sayın İsmail Cem’i ve Washington Büyükelçiliği’ni bu isabetli karar ve seçimlerinden dolayı canü gönülden kutluyoruz.. Gazi hoca buna milyon kere layık ve çoktan haketmiş vaziyette.. Bu arada Kültür Bakanı İstemihan Talay’a da bir çift sözümüz var: Sayın Bakan! Osmanlı’nın 700. yılı kutlamaları vesilesi ile Çarşamba günü Corcoran Müzesi’nde Topkapı Hazineleri sergisinin açılışına katılmak için, bugün Washington’a geldiniz.. Hoşgeldiniz.. Topkapı Hazineleri, Osmanlı’nın kültür ve sanatta ulaştığı muhteşem zirveyi Amerikalılar’a gösterecek. Hatta hayran kılacak. Ayrıca Türkiyemiz’in tanıtımında da önemli bir kilometre taşı olacak.. Bunlar çok güzel faaliyetler.. Ama affınıza sığınarak söylüyorum. Ne olurdu gelişinizi bir gün öncesine alsaydınız ve dün akşamki Gazi Yaşargil onuruna verilen yemeğe de katılsaydınız.. Ah bir yapabilseydiniz.. Fena mı olurdu?.. .........
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT