BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Polisler ve suçlular!

Polisler ve suçlular!

Amerika’da, New York’ta, Albany Mahkemesi’nde, Gine göçmeni siyahi Amadou Diallo’yu 17 kurşunla öldürmekten sanık 4 beyaz, sivil polis memuru hakkında jüri heyetinin verdiği kararın bütün dünya polisleri için bir anlamı var.



Amerika’da, New York’ta, Albany Mahkemesi’nde, Gine göçmeni siyahi Amadou Diallo’yu 17 kurşunla öldürmekten sanık 4 beyaz, sivil polis memuru hakkında jüri heyetinin verdiği kararın bütün dünya polisleri için bir anlamı var. Evrensel olarak, liberaller -liboşlar- polislere doğal ve insiyakı hasımdırlar. Liberal, insan hakları örgütleri için sanıklar ve suçlular, eli kanlı teröristler de olsalar, korunmaları gereken mağdurlar, polisler ise, koşullar ne olursa olsun “yargısız infaz” yapan potansiyel suçlulardır. YARGILANAN POLİSLER Bugün Türkiye’de, bir hücre evi baskınında ihtar ettikten sonra ateş açmış olsalar bile, gene de, liberallerin etkisi ile yargılanan, kimbilir kaç polis şefi ve memuru var? Bunlar, suçsuzluklarını ve gereken ihtarları yaptıktan sonra ateş etmek zorunda kaldıklarını kanıtlayana kadar, mahkeme mahkeme sürünürler. Medyamızın çoğu da, polisleri peşin hükümlerle yargısız infazla suçlamaya dünden teşnedirler. Ben polislerin her zaman suçsuz ve kusursuz olduklarını iddia etmiyorum ama onlara karşı bu iddiaları adeta otomatik olarak yapanların, hücre evi baskınlarına veya teröristlerle çatışmalara, polislerle birlikte, isterlerse çelik yelek giyerek katılmalarını öneriyorum. DİALLO OLAYI New York’taki Diallo vak’ası ve jürinin vermiş olduğu beraat kararı bu bakımdan ilginçtir. 14 Şubat 1999’da New York’un netameli bölgelerinden Bronx’ta, devriye gezen dört sivil ve beyaz polis memuru, hırsızlıkların çok olduğu bir bölgedeki, bir apartmanın lobisinde, siyah bir kişiye Diallo’ya rastlarlar; “dur” diye birkaç defa ihtar ederler. Diallo durmaz, ellerini yukarı kaldırmaz, aksine, cebinden birşey çıkarmaya teşebbüs eder. Polisler çıkarmaya çalıştığı şeyin tabanca olduğuna hükmederler ve şüpheli şahsa 41 el ateş ederler. Bu mermilerden 17’si isabet eder ve Diallo hemen ölür.. Cebinden çıkarmaya çalıştığı şeyin sadece cüzdanı olduğu sonradan anlaşılır... Polisler, insan öldürmek suçu ile Mahkemeye verilir. Yargılamaları, Bronx’ta olaylar çıkabileceği endişesi ile, Albany Mahkemesi’nde yapılır ve dört hafta süren duruşmalar neticesinde, 4 siyah ve 8 beyaz üyeden kurulu jüri bütün dört sanık hakkında beraat kararı verir. Savcı, Polislerin Diallo hakkında peşin hükümle, yani hırsız veya ırza tecavüzcü olduğuna hükmederek ve kendi apartmanının lobisinde bulunmasının normal olduğunu düşünmeden, acele ateş ettikleri için de cinayet suçundan mahkum edilmelerini talep etmişti. Sanıklar ve avukatları ise hatayı kabul etmekle beraber, Diallo’nun silahına sarıldığına kani oldukları için, kendilerini savunmak maksadıyle ateş açtıklarını iddia etmişler ve anlaşılan jüri heyeti de, iki buçuk gün boyunca, Mahkeme Başkanı’nın dava ve hukuki yönleri hakkındaki geniş izahatını ve verilen ifadeleri dikkatle ve defalarca dinledikten sonra, savunmayı haklı gördüğü ve en önemlisi sanıkların samimiyetine ve polislerin Diallo’yu taammüden ve dikkatsizlikle değil; tabanca çektiğine kanaat getirdiklerinden kendilerini savunmak için ateş ettiklerine inandıkları için beraat kararını vermiştir. Gerçi liberaller, beyaz polislerin Diallo siyah olduğu için acele suçluluğuna hükmettiklerini ve şahıs beyaz olsa idi bu kadar aceleci davranmayacaklarını iddia ediyorlar ama dört üyesi siyah olan jüri anlaşılan bu husus üzerinde pek durmamış. POLİSLERİN MESLEK RİSKİ Jürinin kararını etkileyen en önemli husus, Polislerin görevlerini tereddütsüz yapmaları gereği ve bu uğurdaki mesleki riskleri olmuş.. Heyet polislerinin kamuyu korumak görevlerinde bu gibi operasyonlarda, kural olarak göz kırpmadan davranmak mecburiyet ve durumunda olduklarını aksi takdirde, hem doğru dürüst görev yapamayacaklarını hem de kendilerini koruyamayacaklarını kabul etmiş ve bunun için de ilerde aynı olaylarda fazla çekingen davranmalarına yol açacak bir içtihat kararı oluşturmaktan kaçınmış. Bundan bizim için de alınacak dersler var. Kısacası, polisleri, her operasyondan sonra otomatik olarak yargısız infazla suçlarsanız ve de mahkum ederseniz, giderek görevlerini yapmaktan alıkoyarsınız. ADANA OLAYI Hatırlardadır, 5 Ekim 1999’da Adana’da da, özel timin bir hücre evi baskınında benzer bir olay olmuş, altı özel tim mensubu baskın esnasında komşu dairedeki bir kişinin hareketlerinden şüphelenerek ateş açmışlar ve o şahsı öldürmüşlerdi. Altı polisin yargılanmalarına devam ediliyor. Bu davada da polislerin hareketlerini New York’taki jüri gibi değerlendirmek mümkün. Muhakkak ki, polislik ortada bu kadar suç, potansiyel suçlu ve terörist varken kolay bir meslek değil. Adeta otomatik olarak sanıkları, hatta suçluları savunurken, polisleri insiyakı olarak suçlamak yerine, kamu, kanun ve nizam uğruna kendilerini ateşe atan polislere de hak tanımak gerekiyor.. MISIR ÇARŞISI DAVASI Yanılmıyorsam iki yıl önce Mısır Çarşısı’nda birçok kişinin ölümüne sebep olan bomba olayı davasında ve sanıklardan Pınar Selek hakkında karar günü bugün 28 Şubat. Babası solcuların savunucusu bir avukat olduğu için (kızının PKK ile ilişkilerinde biraz ileri gittiğini söylemişti), tüm liboşlar, üzerinde bomba yapımında kullanılan edevatla yakalanan Pınar’ı kurtarmak için çaba gösterdiler. Son olarak “büyük usta” Çetin Altan, Pınar davasını, 19. yüzyılın sonlarında Fransa’yı sarsan, casusluk suçu ile yargılanıp Şeytan Adası’na sürülen ve sonra masumiyeti ortaya çıkan Yahudi asıllı Yüzbaşı Dreyfüs davasına benzetmiş. Dramatik bir benzetme ama aslı yok. Liboşlara göre polisler hep otomatik olarak suçlu, gerçek suçlular da otomatik olarak mağdur ve masumdurlar. GÜNÜN FİKİR KIRINTISI “Teröristleri medyada meşhur edilmek oksijeninden mahrum etmenin yollarını bulmalıyız... Terörizmin yaralandığı ortam hür toplumdur. Terörist özgür toplumun duygularını istismar eder, uygarlığın mukavemetini kırar. Başarırsa zafere ulaşmış, özgür toplum da yenilmiştir!” Margaret Thatcher
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT