BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tütünün başkenti idi zeytinin merkezi oldu

Tütünün başkenti idi zeytinin merkezi oldu

Akhisarlı zeytinciler ürünü çeşitlendirdi. Soslu, biberli, bademli zeytinlerimiz 50’ye yakın ülkenin raflarına girdi.



İrfan Özfatura AKHİSAR Bu sene ikincisi düzenlenen Akhisar Zeytin Hasadı Şenliğinde heyecan ve coşku vardı. Zeytinciliğin en hızlı yayıldığı bölgelerden biri Akhisar. Son on yıl içinde tütüncülerin % 80’i zeytinciliğe başladı. Ekonomistlerin sefalet bitkisi diye adlandırdıkları tütün hem çok zahmetliydi, hem de yüz güldürmedi. Zeytin ise bereketi ile geldi, nitekim Akhisar köylerindeki değişim bariz bir şekilde hissediliyor. Akhisarlı zeytinciler markalaşmanın da önemini kavramışlar. Ece, Hisar, Ant, Feze, İdeal, Ravika gibi markalar yurt dışında da tanınıyor. Peş peşe tesisler açılıyor, kapasite artıyor, sürekli büyüme planları yapılıyor. Dış Ticaret Müsteşarlığı şu anda 250 bin dolar olan zeytinyağı tanıtım bütçesini 2011 yılında 750 bin dolara çıkarma sözü verdi. Bu destek zeytincinin ümidini artırıyor. Bu güne kadar zeytin ve zeytinyağı ile tanışıklığı olmayan milletlerin (Rus, Japon ve Çinli) komiteleri davet ediliyor, çok müspet tepkiler alınıyor. BULANMADAN DURULMAZ Şenlik vesilesiyle Akhisar Belediyesi Konferans salonunda sektörün nabzını tutan zeytinciler daha fazla ihracatı nasıl başarırız konusuna kafa yordular. Ticaret Borsası Başkanı Emin Demirci, “Biz kazamızı zeytinde marka haline getirmek istiyoruz, nasıl ki kayısı denince akla Malatya geliyorsa, zeytin dendiğinde de Akhisar gelmeli” diyor. Halihazırda zeytin ihracatımızın % 15’ini bu şirin ilçemiz yapıyor, henüz fide sayılan ağaçlar da meyve vermeye başlarsa Akhisar dünya çapında bir zeytin merkezi olacak. Elbette hızlı büyümenin getirdiği problemler de var. Akhisar Ticaret Borsası Meclis Başkanı Fettah Gürmen “Bakın bu hafta zeytin fiyatı arttı, dolar düştü. Aradaki fark ihracatçının cebinden çıktı. Ben sırf bu nedenle 2007’de 180 olan çalışanımı 27’ye düşürmek zorunda kaldım” diye dert yanıyor. YOK YILINDA DA VAR OLMALI Ece Zeytin Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Gökalp ise “Bilindiği üzere zeytinin bir var yılı, bir yok yılı oluyor. Ama dünya marketleri vardan yoktan anlamıyor, 5 yıllık sözleşmeler yapıyor, aynı evsaf ve standartta zeytini kapılarında istiyorlar. Mal veremediğiniz yıllar pazar elinizden kayıyor. Nitekim havaların kurak olduğu yıl Romanya’yı elinde tutan arkadaşlar bir varlık gösteremediler. Artık orada Yunanistan’ın sözü geçiyor. En son teknolojilerle açılan yüzlerce tesisin ayakta kalabilmesi için ürün olmadığı yıllarda dışarıdan zeytin alabilmeliyiz. Bize bu izin verilmeli. Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında zeytin ithalatı yapabilirsek, müşterilerimize kesintisiz mal sağlayabilir, pazarlarımızı elimizde tutabiliriz. Bunun köylümüze de faydası olacak. Tüccar yok yılında küçülürse, var yılında da alım yapamaz. Eğer, İspanya, İtalya ve Yunanistan dünya pazarlarında kalıcılarsa bunu sadece kendi ürünlerini satarak değil Fas, Tunus, Mısır ve Suriye’nin malını alıp devrederek sağlıyorlar” dedi. (Türkiye’de de ayçiçeği ve buğday gibi ürünlerde ithalata izin veriliyor.) Panelde konuşan Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Nedim Güreli ise “Mevcut oligapol yapı değişmezse, hele hele bunlar yabancı sermayenin eline geçerse böylesine gelişen bir sektörü elimizden kaçırırız” diyerek muhtemel tehlikelere dikkat çekti. Siftah bizden, bereket Allah’tan Zeytin Dostu Derneği Başkanı Metin Ölken, Akhisar Ticaret Borsası Başkanı Emin Demirci, Belediye Başkanı Salih Hızlı ve TİM Başkan Vekili ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Nedim Güreli ilk hasat heyecanı yaşayan üreticileri yalnız bırakmadılar. Banda dökülen sepet A.Fettah Gürmen’e ait Ant tesislerinde işlendi, misafirler ekmeklerini mis gibi kokan yağa bandılar.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT