BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Karalama kampanyası

Karalama kampanyası

Avrupa’da, Türkiye’nin kalkınmasını ve demokratikleşmesini engellemek isteyen çevreler, HADEP’li 3 belediye başkanının tutuklanmasının ardından adeta saldırıya geçtiler



HADEP’li belediye başkanlarının gözaltına alınması, Brüksel’de zihinlerin iyice karışmasına yol açtı. Türkiye karşıtı çevreler ellerini oğuştururken, Ankara’yı hedef alan karalama kampanyalarını artırarak sürdürmeye başladılar. Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi, gelişmelerden şaşkınlığa uğradığını, olumlu gelişmelerin meydana geldiği bir ortamda, hükümetin sorunların üstesinden diyalog yoluyla gelmeye çalışacağına, belediye başkanlarını tutuklama girişimini anlayamadığını belirtti. AB gözlemcileri, PKK’nın silah bıraktığının iddia edildiği bir dönemde belediye başkanlarının tutuklanmasının aday ülke imajını ciddi bir hasara uğrattığını savunuyorlar. YENİ GERGİNLİKLER Brüksel’deki AB-Türk sivil toplum örgütü temsilcileri, son gelişmeler ile adaylık sürecinin sabote edildiğini, ilişkilerin yeniden gerginleşme tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu öne sürüyorlar. TÜSİAD’ın AB temsilcisi Bahadır Kaleağası, Türkiye’nin üyeliğini istemeyenlere yardımcı olacak biçimde hareket edilmesinden yakındı. Avrupa’da birçok çevrenin, “insan hakları ve demokrasi” değerleri temelinde Avusturya’ya karşı çeşitli yaptırımlar, tepkiler organize ettiğine dikkat çeken Kaleağası, “Avusturya’nın tek eleştirilecek bir ülke mi olduğu”, “burada bir çifte standart uygulanıp uygulanmadığının” tartışıldığını söyledi. Kaleağası bu dönemde Türkiye’de de “HADEP’li başkanlar” olayı yaşanınca birçok çevrenin adeta ekmeğine yağ sürüldüğünün gözden uzak tutulmaması gerektiğini kaydetti. TÜRKİYE DÜŞMANLIĞI Avrupa’daki bazı çevrelerin amacının, Türkiye’ye düşmanlık yaparak kalkınması ve demokratikleşmesini engellemek olduğunu hatırlatan Kaleağası, “Sonuç ve nedenleri ne olursa olsun, hangi çevrelerden gelirse gelsin, bu gelişmeler Türkiye’nin imajını son derece bozuyor” dedi. “Suç işleyenler varsa, tüm Avrupa ülkelerinde olduğu gibi en yüksek siyasi yetkili olsa bile, mutlaka gerekli yargı işlemine tabi tutulmalı” diyen Kaleağası, “Türkiye’nin kabul ettiği hassas meselelerde, bu alanlarda çalışan siyasilere yönelik durumlarda çok daha dikkatli ve ince politikalar uygulamamız gerekirken tersini yapıyoruz” açıklamasında bulundu. Kaleağası konuşmasını şöyle sürdürdü: “Avrupa’da Türkiye’nin hata yapmasını bekleyen, Helsinki’de aldığı mesafeyi hazmedemeyen çevreler gelişmelere hemen tepki vermediler. Sandılar ki Türkiye’de yanlışlık oldu. Hemen düzeltilecek. Türkiye bizim elimize bu kadar büyük silah vermez, kendisine düşmanlık yapılsın diye. İlk önceleri temkinli davrandılar. Sonra baktılar ki Türkiye’de gerçekten bu konunun farkında olmayan bir bilinçsizlik var. O zaman dediler tamam, saldırabiliriz!” Arı Hareketi Brüksel’de Arı Hareketi, Brüksel’de, “Avrupa’daki sivil toplum örgütleri ile nasıl bir işbirliği yapılabilir” sorusunun cevabını arayacak. Türkiye’de bölgesel kalkınma enstitüleri kurmaya çalışan, ilk olarak Batı Karadeniz’de bu yönde somut adım atan Arı Hareketi, bölgenin meselelerine çözüm getirmesi amacıyla sivil toplum inisiyatifini getirmeyi amaçlıyor. AB ile yakınlaşma çerçevesinde, konferans, panel düzenleyerek, AB Komisyonu ve AB Parlementosu ile yakın diyalog kurmayı hedefleyen Arı Hareketi, ABD ile İsrail’deki çeşitli sivil toplum örgütleri ve “think thank” kuruluşları ile kurduğu çok yakın ilişkiyi, şimdilerde Avrupalı örgütler ile hayata geçirmek istiyor. “Vize” baskısı Avrupa ülkelerinin Türkler’e uyguladığı katı vize kurallarına, AB sivil toplum kuruluşları da tepki göstermeye başladı. Türk ve Avrupalı baskı gruplarının temsilcileri, Brüksel’de önceki hafta yayınladıkları bildiride, vizenin yumuşatılarak, Türkler’e diğer aday ülkelerinin vatandaşları gibi eşit muamele yapılması istendi. 15 AB ülkesi, Türk vatandaşlarının seyahat hürriyetlerini tanımaya çağırıldı. Karma İstişare Komite Türk Heyeti Başkanı Hüsamettin Kavi’ye göre, her seyahat eden Türk’ün potansiyel bir göçmen olarak algılanması hatalı bir yaklaşım. Türk ve AB tarafının işçi ve işveren temsilcileri, AB’ye açık bir çağrıda bulunarak, Türkiye’ye bu alanda aday ülke gibi muamale edilmesini istediler. Sivil toplum kuruluşları, küçük ve orta ölçeli Türk işletmelerinin vizeden olumsuz bir şekilde etkilendiğini, bu işletmelerin sahiplerinin işlerini güçlerini bir kenara bırakıp haftalarca vize almak için çaba sarfettiklerini, bunun ise kabul edilemez olduğunu açıkladılar. Türklere vizenin yumuşatılması yönünde bir de karar alan AB-Türk sivil toplum örgütleri, Brüksel’den bu yönde somut adım atmasını isteyerek, bir an önce gerekli düzenlemelerin yapılmasını talep ettiler. Gündem ekonomi Türkiye ile AB arasında bu hafta yapılacak görüşmelerin gündemi ekonomi. Devlet Bakanı Recep Önal, Türk ekonomisinde yaşanan gelişmeleri ve hedeflerini AB’nin ekonomi kurmaylarına anlatacak. Önal, Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp ile Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel, 28 Şubat-1 Mart tarihlerinde Brüksel ve Lüksemburg’da AB yetkilileri ile kapsamlı görüşmelerde bulunacak. Dışişleri Bakanı İsmail Cem’in, Helsinki süreci sonrası Ankara-Brüksel ilişkilerinin önümüzdeki dönemde oturacağı zemin ve mali işbirliği konularında Avrupa Yatırım Bankası (AYB) yetkilileri ile görüşmesi sonrası, adaylık süreci çerçevesinde, ekonomik diyalog ve mali işbirliği konuları uzmanlar düzeyinde Brüksel’de ele alınacak. Devlet Bakanı Önal başkanlığındaki Türk heyeti, sırasıyla Ekonomik ve Sosyal Komite Başkanı Beatrice Macchiavelli, AB Komisyonu’nun mali ve ekonomik işlerden sorumlu üyesi Pedro Solbes, genişlemeden sorumlu Komiser Gunter Verhuegen, Avrupa Parlamentosu Dış Ticaret Sanayi ve Enerji Komisyonu Başkanı Carlos Westendorp ve AYP Yönetim Kurulu ile ekonomik konuları masaya yatıracaklar.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93274
    % 0.29
  • 4.8047
    % -0.33
  • 5.5945
    % -0.02
  • 6.2521
    % -0.08
  • 189.132
    % 0.05
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT