BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Milyonerle kim evlenmek ister?

Milyonerle kim evlenmek ister?

Geçen hafta Amerika’nın en büyük televizyon kanallarının birinde garip bir program seyrettik. “Multimilyonerle kim evlenmek ister?” isimli iki saatlik program Las Vegas’tan naklen yayınlandı ve 16 milyon kişi tarafından seyredildi. 50 genç kadının katıldığı bir yarışma tertip edilmişti.



Geçen hafta Amerika’nın en büyük televizyon kanallarının birinde garip bir program seyrettik. “Multimilyonerle kim evlenmek ister?” isimli iki saatlik program Las Vegas’tan naklen yayınlandı ve 16 milyon kişi tarafından seyredildi. 50 genç kadının katıldığı bir yarışma tertip edilmişti. Yarışmacı kadınlar güzellik yarışmalarında olduğu gibi çeşitli kategorilerden geçerek elenecekler, biri kazanacaktı. Fakat kazanan güzellik kraliçesi unvanı alıp taç giymeyecek, program süresince kendisini gizleyen, orada perde arkasında oturarak adayları seyretmekte olan bir milyonerle evlenecekti. Yani hiç tanımadığı, bilmediği bir yabancı adamla evlenecekti. Kızlar birer birer podyumda boy göstermeye başladılar. Mayolu, gece elbiseli, derken en sonunda gelinlikli olarak ortaya çıktılar. Önce yarı final, çeyrek final.. Puanları veren jüri, perde arkasında saklı milyonerin annesi, kardeşi, arkadaşlarından oluşmuştu. Sonunda beş kız kaldı ortada. Sorular soruldu, cevaplar alındı. Milyonerimiz hâlâ perde arkasında gizliydi. Biz seyirciler de sadece siluetini görüyorduk. Nihayet karar dakikası geldi. En sona kalan, en çok puanı toplamış beş kız gelinlikleriyle podyumda beklerken milyoner damat adayı ortaya çıktı. Eli yüzü düzgün bir adam... Meraklı ve heyecanlı bakışlar altında ilerleyip beğendiği kızın elini tuttu. Diğer kızlar hüsrana uğramış olarak sahneden inerken o alkışlar arasında oracıkta genç kadına evlenme teklif etti, beş dakika sonra da yine canlı yayında nikâhları kıyıldı. Hiç bu şekilde bir program görmemiştik şimdiye kadar. Şaşırıp kalmıştım. Hep kınadığımız görücü usulü bile değildi bu. Görücü usulü buna göre çok daha insanî idi. Görücü usulünde taraflar birbirini görürdü. Kızın ve oğlanın birbirini beğenip beğenmeme hakları eşitti. Ya bu ne? Medyanın işgüzarlığı ile parasının gücünü konuşturan bir adam, perde arkasına oturuyor, kızlar önünden geçiyor, kendilerini beğendirmek için türlü şekillere giriyorlar, sonunda adam birini beğenip seçiyor. Peki o kız perdenin arkasından çıkan adamı beğenmezse ne olacaktı? Onun hakkında bütün bildiği multimilyoner olduğundan ibaret... Multimilyonerlikle iş bitiyor mu? Tipini, şeklini, şemâilini beğenmezse ne olacaktı? “Perdenin arkasından kim çıkarsa çıksın, kabul!” mânâsına gelen bir durum. “Ne çıkarsa bahtıma!” diyen bir zavallılık... Hem evlilik sadece görünüşe, şekle şemâile göre de yapılamayacağına göre ruhen, fikren uyuşmak aranmayacak mıydı? Milyon dolarlar her türlü uyuşmazlığı giderebilecek miydi? Parası için evlenmek şerefsizlik sayılıyordu hani? Anlaşarak evlenme, flört etme usulünden bıkan modern insanın yeni bir arayışı mıydı bu? Masallarda bile prens ile Sinderella, yahut Rapunzel yahut Pamuk Prenses bir balo süresince birbirlerini görüyorlardı. Bu ne biçim iştir? Hemcinslerimin adına hayal kırıklığına uğramıştım. Bir kadın kendi duygularını, kendi düşüncesini, kendi reyini bu kadar nasıl hiçe saydırırdı? Ne kadar rencide edici bir durumdu bu? Olayın bundan sonraki safhasını televizyonlardan ve gazetelerden öğrendik. Son birkaç gündür gelin hanım televizyonda bazı röportajlara da katıldı. Son cümleyi önce yazayım: Televizyonda canlı yayında nikâhı kıyılan bir haftalık karı-koca şimdi boşanma işlemlerini başlatmış durumda. 34 yaşındaki, Körfez Savaşı’na da katılmış hemşire olan gelin diyor ki: “Büyük bir hata yaptım. Ben bütün hayatım boyunca güvenilir, saygı duyulur, dürüst bir insan olmak için çalıştım. Orada iki saatte bu şahsiyetimden çok şey kaybettim. Yol yakınken geri dönmek istiyorum.” Dediğine göre yarışmaya katılırken kazanacağı aklının ucundan bile geçmemiş. Bütün isteği Las Vegas’ta bir tatil yapmak ve ailesine televizyondan el sallamak imiş. “Evlenecek birini aramıyordum zaten” diyor. “Milyon yıl düşünsem kazanacağımı ummazdım” diyor. “Kazanacak bile olsam, bu bir televizyon programı, gerçek bir evlilik olmayacaktır. Ya da herhalde bir süre nişanlı kalıp tanışacağız” diye düşündüğünü de itiraf ediyor. Kendisinin kazandığını anladığı an neye uğradığını anlayamamış. Beş dakika sonra nikâhı kıyılırken ise büsbütün şok olmuş. Program yapımcılarını düşünerek orada ses çıkarmamış. Bizim yeni evli çift balayı için Karayiplere gitmişlerdi. Birlikte çok az zaman geçirmiş, ayrı odalarda kalmışlar, konuşacak konu bulamamışlar ve geziden ayrı ayrı dönmüşler. Yeni gelin “Sıradan arkadaşlık bile kuramayacağım bir insan” dediği kocasının parasında falan gözü olmadığını,çalışarak hayatını kazanmaktan mutlu olduğunu ilân ediyor. Bu arada 42 yaşındaki damat beyin eski nişanlısı da ortaya çıkıp onun kendisini dövdüğünü, öldürmekle tehdit ettiğini söyledi. Damat bey bu iddiaları yalanladı. Kim doğru söylüyor, kim yalan söylüyor, bilinmez. Hasıl-ı kelâm, televizyonda naklen yayın evliliği yapan çift boşanıyorlar. Programı yapan Fox televizyon şirketi de, hatasını anlayıp bir daha bu çeşit programlar yapmama kararı almış. Televizyonun öyle her işin içine burnunu sokmaması gerektiği anlaşılmış oldu. İşte size Amerika’dan bir magazin haberi.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 91445
    % -1.5
  • 5.4513
    % -0.73
  • 6.1428
    % -1.25
  • 7.0355
    % -0.45
  • 211.13
    % -0.42
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT