BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Avrasya’yı üçledim

Avrasya’yı üçledim

İstanbul Belediyesi Spor AŞ Tarafından düzenlenen 32. Avrasya Maratonu geçtiğimiz pazar günü yapıldı. Son üç senede 15 km’lik kısmına katıldığım bu organizasyon özellikle katılımın fazlalığı ve halka açıklığı sebebi ile son derece büyük bir hadise. Verilen ödüllerin büyüklüğü de son derece çekici. 15 kilometre bitişini üçüncü defadır görüyorum ama zannederim yılların ilerlemesinden dolayı derecem yeterince iyileşmiyor.



İstanbul Belediyesi Spor AŞ Tarafından düzenlenen 32. Avrasya Maratonu geçtiğimiz pazar günü yapıldı. Son üç senede 15 km’lik kısmına katıldığım bu organizasyon özellikle katılımın fazlalığı ve halka açıklığı sebebi ile son derece büyük bir hadise. Verilen ödüllerin büyüklüğü de son derece çekici. 15 kilometre bitişini üçüncü defadır görüyorum ama zannederim yılların ilerlemesinden dolayı derecem yeterince iyileşmiyor. Tam maraton koşanlara ise hayranlık duymamak elde değil. Bunca kilometreyi aşmaları zannederim şehrin güzelliklerini seyrederek mümkün oluyor. Maratonun internet sayfasında verilen haritada tarihi yerlerin işaretlenmesi de çok güzel olmuş. Benim gibi koşarken işkence çekenleri bir kenara ayırın, etrafa bakabilen diğer sporcular özellikle biraz da derslerine çalışmış iseler bu şehrin tarihini tanımış oluyorlar. Düşünün yola çıkıyorsunuz ilk metrelerde Beylerbeyi Sarayı’nı, köprüyü geçer geçmez Ortaköy Camii’ni görüyorsunuz. Beşiktaş’a inerken Yıldız Camii, düze geldikten sonra Dolmabahçe Sarayı ve Camii, ardından Tophane, Eminönü’nde Yeni Cami, Haliç kıyısı boyunca bir dolu tarihi eser, Eyüp Sultan dönüşünün ardından Yenikapı’ya döndükten sonra Bozdoğan kemeri, yine sahil boyunca Surlar ve Gülhane Parkı’na Topkapı Sarayı manzarası ile girmek. Ve nihayet Yerebatan Sarncını sağa alarak Ayasofya ve Sultanahmet Camii görüntüsü ile Finişi bulmak. İşte maratonun manzara özeti bu. Havanın güzelliği, geceden yağan yağmurun serinliği ve parkurda trafik gürültüsünün olmaması keyif katsayısını arttırdı. 15 km bittikten sonra kıyafetimi değiştirip kendimi Sarayburnu’na attım. Karşıdan gelen maratoncular ve kıyıda balık tutan insanlar arasında arabamı sabahtan bıraktığım Kumkapı’ya kadar yürüdüm. Deniz de güzel kefal yapmıştı doğrusu. Bu arada Kumkapı esnafı hiç memnun değildi. Trafiğin 5 saatten fazla kapalı kalması balık halindekileri de lokanta sahiplerini de gerdikçe germişti. Ayaküstü lafladıklarıma bunun önemli bir spor olayı olduğunu anlatmaya çalıştım. Sporuna da, maratonuna da diye başladıkları cümlelerden aile terbiyelerinin enikonu eksik olduğuna karar verdim. Anlatmaktan vazgeçtim.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT